Loading...

‘Değişmeyen tek şey Kıbrıs sorunu’

Bursa 19 Temmuz 2018 22:01
Videoyu Aç ‘Değişmeyen tek şey Kıbrıs sorunu’
A
a

Prof. Dr. Necmettin Erbakan Vakfı Hanım Kolları: Bu geçen yarım asırda dünya üzerinde birçok gelişim ve değişim olmasına rağmen, yıllardır süren görüşmelerin ve müzakerelerin neticesinde değişmeyen tek şey Kıbrıs sorunu oldu.

Kuzey Kıbrıs Barış Harekatı’nın yıl dönümü vesilesiyle Prof. Dr. Necmettin Erbakan Vakfı Hanım Kolları yazılı basın açıklaması yayınladı. Kıbrıs barış müzakerelerinin başlangıcından itibaren ele alındığı basın açıklaması şöyle: “3 Haziran 1968’de Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta başlayan Kıbrıs müzakereleri bugün ellinci yılını geride bıraktı. Bu geçen yarım asırda dünya üzerinde birçok gelişim ve değişim olmasına rağmen, yıllardır süren görüşmelerin ve müzakerelerin neticesinde değişmeyen tek şey Kıbrıs sorunu oldu. Türkiye’nin garantörlüğünün ortadan kalktığı ve Türk askerinin adadan çıkarıldığı, 1974 öncesine dönüşün önünü açan bir çözüme odaklanan Rum tarafının, bunun dışındaki süreçlere her zaman karşı çıkacakları aşikârdır. AB’ye üye olan Güney Kıbrıs, yaptıklarına karşılık herhangi bir ceza-i müeyyide uygulanmamasının verdiği cüretkârlıkla Kuzey Kıbrıslı Türkler’e istedikleri zulmü yapmayı kendilerinde hak görmektedirler. Son aldıkları kararla, Kuzey Kıbrıs’tan alışveriş yapan Rumlara ceza vereceklerini açıklayarak, iki ülke halkı arasında gelişecek insani ve ticari ilişkilerin önüne geçmeye çalışmaktadırlar. Aynı zamanda enerji potansiyeli açısından önemli bir bölge olan Doğu Akdeniz’de, İsrail, Mısır, Lübnan, Filistin ve Kıbrıs’ın deniz kesimlerinde uluslararası enerji şirketleri tarafından yapılan arama çalışmaları sonucunda yüksek doğalgaz rezerv potansiyeline sahip sahalar keşfedilmiştir. ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi’nin yapmış olduğu çalışmaların verilerine göre Doğu Akdeniz bölgesinde 10-15 trilyon metreküp doğal gaz ve 1,5-3,5 milyar varil petrol olduğu tahmin edilmektedir. Bununla beraber en az 10 trilyon metreküp civarında keşfedilmeyi bekleyen doğalgaz potansiyeli bulunmaktadır. Petrol ve doğalgaz rezervlerinin kullanımı ilgili göstergeler söz konusu kaynakların 50-55 yıl içerisinde tükeneceğini göstermektedir. Dolayısıyla yeni keşfedilen rezerv sahaları dünya üzerindeki tüm ülkeler tarafından yakından takip edilmektedir.




Doğu Akdeniz, Ortadoğu coğrafyasının Akdeniz, Karadeniz, Ege, Kızıldeniz ve Atlantik bölgelerine açılan ticaret ve enerji kapısı olarak adlandırılabilir. Bu sebeple Türkiye Doğu Akdeniz’de bulunan enerji kaynaklarının transferi noktasında stratejik bir öneme haiz. Ancak, enerji ve para kaynaklarını elinde bulunduran güçler bu alanda hem KKTC’nin hem de Türkiye’nin bu pastadan pay almasından yana değiller. Son zamanlarda KKTC konusunda yaşanan sıkıntılar, Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin uluslar arası hukuka aykırı olarak bölgedeki enerji kaynaklarına tek başına sahip olma isteğinden kaynaklanmaktadır. Dünyadaki nimetlerden her bir bireyin eşit şekilde faydalanması gibi doğal bir hak, küresel emperyalist güçler tarafından engellenmekte, sadece kendileri lehine olan düzenlemeleri yaparak, barışın sağlanabileceği bölgelerde kan ve gözyaşından beslenip, yollarına devam etmektedirler. Bugün tüm dünyada yaşanan karmaşanın ve çatışmanın da temel nedeni budur. Kıbrıs Rum tarafının geçmişten bugüne sürdürdüğü çatışma, 1974 Kıbrıs çıkarması ile kaybettiği gücünü elde etmek ve Kıbrıs adasına tek başına sahip olma isteğidir. Bu sebeple Türkiye’nin fiili garantörlüğünü ve askeri varlığını Kıbrıs’tan uzaklaştırmak için gayret göstermektedir. Çözümsüz ve uzlaşmasız tutumlarını AB üyesi olmasına bağlayarak samimiyetsiz duruşlarına üyeliklerini sebep göstermişlerdir.



“DÜNYA BÖLÜNÜRKEN KIBRIS BİRLEŞTİRİLMEK İSTENİYOR”

Küresel emperyalist güçler bütün dünyada devletleri bölerek yönetmeye kalkarken, Kıbrıs’ta tek devlet hayaliyle çözümler üretmeye çalışarak, şehit kanlarıyla elde edilen KKTC topraklarının Rum kesimine devredip, Kıbrıslı Türkler’i azınlık statüsüyle asimile etmek, yok etmek istemektedirler. Bugün Kıbrıs’ta yaşayan kardeşlerimiz, geçmişte yaşananları hatırlayarak hareket etmeli, topraklarını kaybetmemek ve kimliklerini korumak için bilinçli olmalıdırlar. Rumlar da ENOSİS düşüncesini benimseyerek, tek devlet safsatasının peşinden koşmamalıdırlar. Bosna’da yaşananlardan ders alınmalıdır. Boşnaklar da Sırplarla birlikte yaşayıp giderken bir gecede düşman olup, sadece Müslüman kimlikleri dolayısıyla soykırıma uğradılar. Bugün hala yaraları kapanmayan, acılarla dolu bir geçmişi hatırlayarak yaşamak zorunda bırakıldılar. Kıbrıs, Türkiye’nin tarihi bakımdan önemli bir parçasıdır. Aynı zamanda Peygamberimizin bize mirası Hale Hatun Kıbrıs’tadır. Bugüne kadar varlık mücadelesi veren Kıbrıs için atılacak her adımın içerisinde var olmaya çalışmış, Türkiyemiz varlığını devam ettirebilmesine yardımcı olmuştur. Stratejik konumu açısından bunu değiştirmeye çalışan emperyalist güçler, her fırsatta durumu kendi lehlerine çevirecek adımları atarak Türkiye’yi saf dışı bırakma çabasına girmişlerdir. Önemine binaen Kıbrıs bizim vazgeçilmez kırmızı çizgimizdir. Türk devletinin geçmişte olduğu gibi bugün de bu çizgimizin geçilmesine müsaade etmemesi gerekmektedir. Bizler Erbakan Vakfı olarak her daim bu meselenin arkasında olacak ve takip edeceğiz. Vakfımızın adını aldığı Erbakan Hocamızın mimarı olduğu Kıbrıs fethi, tarihin sayfalarında şanlı yerini ilelebet koruyacaktır. Türk milletinin önemsediği gibi Kuzey Kıbrıslı kardeşlerimizin de bu konuda hassasiyetle davranmaları ve tarihlerine sahip çıkmaları gerekmektedir. 20 Temmuz Kıbrıs Barış ve Özgürlük Bayramını tebrik ediyor, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin gerçek manada hak ettiği barış ve özgürlüğe kavuşmasını temenni ediyoruz. Kıbrıs Barış Harekatı’nın yıl dönümünde nice yeni zaferlere ulaşılmasını temenni ediyor ve tüm şehitlerimizi rahmetle anıp gazilerimize uzun ömürler diliyoruz.”
 
Kaynak : ÖZEL HABER- CEM ÇETİN
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat