‘Doğsun artık refah güneşi’

Türkiye 7 Mayıs 2018 19:58
Videoyu Aç ‘Doğsun artık refah güneşi’
A
a

Prof. Dr. Necmettin Erbakan Vakfı tüm ülke genelinde hızla büyüyor. 72 ilde teşkilatlanmasını tamamlayan Erbakan Vakfı’nda partileşme süreci için çalışma takvimi belirlendi.



Merhum Başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın vasiyeti ile kurulan Erbakan Vakfı 7 yıl geçtikten sonra büyük kitlelere ulaştı. Milli Görüş’ün özünü nüvesini muhafaza görevini üslenen Erbakan Vakfı ülke genelinde 72 ilde teşkilatlanmasını tamamladı. Ankara Büyük Anadolu Otel’de büyük istişare toplantısı yapıldı.  İkinci kırk yılın Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan Vakfı Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan’ın başkanlığında gerçekleştirilen toplantı büyük katılımla gerçekleşti. Toplantıya genel merkez yönetim kurulu üyeleri, istişare kurulu üyeleri, bölge başkanları, il sorumluları, il başkanları, il teşkilat ve halkla ilişkiler başkanları, ilçe başkanları, gençlik kolları il başkanları, kadın kolları yönetimleri katılım sağladı.  İki gün devam eden toplantıda guruplar halinde ilgili birimlerle istişareler yapıldı. 7 yıldan beri devam eden süreç değerlendirildi. İstişarede her katılımcının fikri soruldu. Kadın Kolları da kendi arasında toplanarak istişare etti. Kadın Kolları toplantısına Elif Erbakan Altınöz başkanlık yaptı. Bir seansında da Genel Merkez Eğitim Birimi tarafından topluca eğitim verildi. Toplantıların açılışında bir konuşma yapan ikinci kırk yılın lideri Dr. Fatih Erbakan 1200 kişinin bulunduğu salonu aynı merhum Erbakan Hoca gibi ayrı ayrı ikinci kırk yılın kahramanları, fetret devrinin mücahitleri, Milli Görüş’ün komandoları bordo bereliler, buzları delip fışkıran kardelenler, betonları delerek gökyüzüne ilerleyen fidanlar, diye selamlayarak konuşmasına şöyle başladı: “Gerçekleştirmekte olduğumuz bu toplantı İslam aleminin, tüm mazlumların, ezilenlerin kurtuluşuna vesile olacak yeniden büyük Türkiye’nin, İslam Birliği’nin, yeni bir dünyanın kurulması için yapılan çalışmalardan bir tanesi olması duasındayız. Bu toplantımız ortaya koymuş olduğumuz tüm bu söylemlerin gerçekleşmesi için dönüm noktasındadır. Onun için bu buluşmamız en önemli buluşmadır, en önemli adımın atıldığı toplantıdır. Sözlerimize başlarken tüm bu güzelliklerin, özelliklerin yaşandığı toplantıda bizleri buluşturan Rabbimize şükür ediyoruz ve elhamdülillah diyoruz. Bir diğer şükür sebebimiz ise baharı tek başına başlatan asrın lideri ve müceddidi ömrü boyunca peygamberlerin çizgisinden ayrılmayan Erbakan Hocamızın ismini taşıyan vakfımızda verdiğimiz tertemiz mücadeleyi, cihad etmemizi Rabbimizin nasip ettiği içidir. Bizim de aynı yolda sürekli yürümemizi nasip etmesi için dua ediyoruz.”
 
Sloganlar atıldığından dolayı sıklıkla konuşmasına ara veren Erbakan şöyle devam etti: “Allah Erbakan Hocamızın yolundan gitmeyi nasip etsin. Birlikte yol aldıkları ahirette olanları da rahmetle anarken tüm şehitlerimize de Allah’tan rahmet diliyoruz. Cennette peygamber efendimize komşu olurlar inşallah. Bizler sizlere bazı sözlerle hitap ediyoruz. Kardelenler, kahramanlar, mücahitler, bordo bereliler, Milli Görüş’ün delileri diyoruz. Bu söylemleri hoşunuza gitsin diye, bizi alkışlayın diye, coşkunuz artsın diye, sizlere bir iltifat olsun diye söylemiyoruz. Bu sözleri kullanmamızın altı boş değildir, bu nitelemeleri sonuna kadar hak ettiğinize inanarak söylüyoruz.  Eski mücahitlerin müteahhit oldukları dönemde, batması beklenen Titanik’e binmek için yarış halinde oldukları dönemde, Ak ve karanın birbirine karıştığı, hatta grinin elli tane tonunun ortalıkta kol gezdiği dönemde, Titanik’e binmeyi bırakın bir halatına tutunsam da olur diyen kırk yıllık dostlarımızın bulunduğu bir dönemde, doğruya tıpatıp benzeyen yanlışların kol gezdiği bir dönemde ve manevi pusulamız Erbakan Hocamızın başımızda olmadığı bir dönemde bizimle birlikte 7 yıldır yürüyenler, bu salonda bulunanlar bizim maddi gücümüz yok demediniz. Gelin bizimle koşalım dediğimizde bizim televizyonumuz yok, gazetemiz yok demediniz. Son yirmi yılda büyük sıkıntılar yaşadık demediniz. Bizim yaşadıklarımızı başka bir camia yaşasa camia mamia kalmaz, tüm bu sıkıntılardan sonra yine mi sefere çıkacağız demediniz. Ya siz ne dediniz? İman varsa imkan vardır, inanç tekeden süt çıkarır, kimse yoksa ben varım, biz karada dağların başında gemileri yapmaktan vazgeçmeyeceğiz, denizi bize Cenab-ı Allah getirecek dediniz. Kutlu davada kutlu olur, biz kutlu davada kaybetsek de galibiz dediniz. Tüm bu şartlar altında mücadele edenlere ancak kahramanlar, kardelenler, mücahitler, bordo bereliler, serdengeçtiler, Milli Görüş’ün delileri, Erbakan Hocamızın alnından öpeceği Milli Görüşçüler denir. Bu salonda bulunanların en ufak bir maddi beklentisi olmadan Allah rızası için koşarak buraya geldiklerini gördük. Bu hareketiniz Allah’ın en büyük ödüllerindendir. Şükrümüzle birlikte bu halin aynı biçimde bozulmadan ihlaslı samimiyetli olarak devamı için Allah’a dua ediyoruz.  ‘Bizler bugüne kadar 7 senedir neden mücadele ettik?’ Sorusuna gelinirse, Türkiye, Refah Yol hükümetinden bu yana Milli Görüş zihniyetiyle yönetilmiyor. Biz Türkiye’nin Milli Görüş zihniyetiyle yönetilmesini istiyoruz. Türkiye’nin öncülüğünde de İslam Birliği kurulsun, dünya kurtulsun istiyoruz. Bunun için beş temel esas yürürlüğe girmelidir. Nedir onlar? Herkes için adalet, herkes için refah, herkes için hürriyet ve insan hakları, herkes için huzur ve barışın sağlanması ve beşincisi, en önemlisi önce ahlak ve maneviyat, ahiret öncelikli hareket ederek izzet onur ve saygınlığın tesis edilmesi. Bu şartlar ancak Milli Görüş’le hayata geçirilebilecek maddelerdir.”

“YİRMİ YILDIR MİLLİ GÖRÜŞ İKTİDARA GELEMEDİ”
Erbakan, “Biz Milli Görüşçüler bu maddeleri hayata geçirme mücadelesi verirken karşımıza iki temel unsur çıkıyor. Nedir o unsurlar? Bu unsurların genişçe üzerinde durmamız gerekir. İki tane doğruya yakın yanlış unsurları. Birinci unsur 16 senedir Türkiye’yi yöneten zihniyettir. Yola çıkarken kendilerini Milli Görüş gömleğini çıkaranlar olarak tanımladılar. Bu zihniyet İslam’ı, bizim davamızı yapmak istediklerimizi, inancımızı sadece bireysel ibadetlerden ibaret sanan bir zihniyet. Bu zihniyet mensupları namazı kılmak orucu tutmak, zekat vermek, başını örtmek, sadaka vermek yeter. Bunun dışında ekonomi, adil paylaşım, dış politikada geçmiş taklitçi zihniyet ne yaptıysa onu yaparız, dış güçlerin bizden istediklerini yaparız, bizim sorumluluklarımız bireysel ibadetlerdir düşüncesidir. 16 senedir bu zihniyet iş başında. Müslümanlar, dindarlar, namaz kılanlar şahıs olarak iktidara geldiler ama İslam’ın, Müslümanların inancı projeleri yani Milli Görüş maalesef iktidara gelemedi” dedi.
“SİZ BOP’U LOLİPOP MU ZANNETTİNİZ?”
Dış politikada ve ekonomide dış mihraklar ne istedilerse gerçekleştirilen bir dönemin yaşandığını vurgulayan Erbakan Vakfı Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan şöyle sözlerine devam etti: “Sonuçlar ortadadır, ABD emrine verilen hava sahamız ve ülkemizdeki üsler kullanılmak suretiyle 1 milyondan fazla Müslüman kardeşimizin vefat etmesine neden oldular. Asıl adı büyük İsrail projesi olan BOP’un temsilciliğini yaptılar. Bu projenin meali İsrail’in emrine girmek demektir. Irak, Yemen, Suriye’nin bu hale düşmesinin ana sebebi BOP’dur. Aylan bebek boğulduğu için üzülüyorlar, Suriyeli 5 milyon mülteciye üzülüyorlar, İŞİD belasından şikayetçiler, Mısır’da Mursi’ye destek için Rabia işareti yapıyorlar, Kuzey Irak’ta ayrı bir devlet kuruldu diye şikayet ediyorlar. Tüm bu yaşananların sebebi destek olduğunuz eş başkanı olduğunuz BOP projesinin ürünüdür. Siz İsrail’in projelerini İslam’a ve Müslümanlara fayda verecek bir proje mi zannettiniz? Siz BOP’u lolipop şekeri mi zannettiniz? Bu proje Fas’tan Endonezya’ya kadar olan Müslüman ülkelerin sınırının değiştirileceğini Race’nin açıkladığı BOP’u ne zannettiniz?”
“AB PLATONİK AŞKTIR”
Erbakan sözlerine şöyle devam etti: “16 senedir Avrupa aşkını bir bitiremediler. İktidara geldikleri gibi AB kapısına gittiler. Bu platonik aşk için yapılmayan kalmadı. Domuzu kesip kasaba koydular,  AB bakanlığı kurdular, fakat Erbakan Hocamızın söylediği gibi bizi almazlar, sadece kapıya bağlayıp oyalarlar sözü gerçekleşmiş oldu 16 sene sonunda. ABD ve AB’de teröristlerin temsilcilikleri adeta birer büyükelçilik gibi vazife yapıyor. Daha geçen hafta bazı Avrupa ülkelerinde ‘Türkiyeli devlet adamlarını görmek istemiyoruz’ açıklamasına rağmen, ümitsiz aşka rağmen hâlâ AB ev ödevlerini yapmakla meşguller. Kapıdan kovulsak da bacadan gireceğiz demeye devam ediyorlar. Osmanlı’nın torunları olarak İslam Birliği bakanlığını kurmaları gerekirken AB ile oynaşmaya devam etmekteler. Yanı başımızdaki terör örgütlerine 5 bin TIR silah yardımı yapan ABD ile hâlâ müttefikiz diye açıklama yapmaktalar. ABD’nin tüm yaptıklarına rağmen, ‘Biz ABD ile samimi ortaklık müttefiklik yapmak istiyoruz ama bu tek taraflı olmaz’ diye açıklama yapıyorlar. Daha geçen gün Afganistan’da yüzden fazla minik hafızı bombalayarak öldüren ABD bir göz kırpsa diye beklemekteler. Fransa’da toplananlar Kur’an değişsin diyorlar. 16 yıl D-8 akıllarına bile gelmedi, unuttular. Dönem başkanlığı sırası geldiğinde bile pas geçtiler, Antalya’da haçlılarla G-20 ile fotoğraf çektirmeyi tercih ettiler. D-8 iş adamları derneği moduna sokulmuştur. D-60 İslam Birliği’ni ise tamamen bir hayal olarak gördüler.  Tüm dünya da İsrail ne istediyse yaptı. Erbakan zamanında Irak petrolü Yumurtalık’a Türkiye’ye gelirken, şimdi petrolü İsrail’e akıtıyorlar. Şimdi son olarak İsrail’e doğalgaz aktarmanın anlaşmalarını yapıyorlar. İsrail’i korumak için Malatya Kürecik’e füze savunma sistemini kurdular. Aynı sistem Katar’a da kuruldu. Kıbrıs’ı vermek için can atıyorlar. Toprakların üçte birini vermeyi kabul ediyorlar, Allah’tan Rumlar masadan kalkıyor da bu gerçekleşmiyor. Kıbrıs Barış Harekatı’nda bize destek olan Libya’ya NATO’nun hatırı için bomba yağdırılmasına ortak yaptılar ülkemizi. Ayrıca Libya saldırısıyla 25 milyar dolar kazanç kaybımız oldu ve 20 bin Türk çalışanı işinden oldu. İlk gündeki kaybımızla şu anda 100 milyar doları geçmiştir. Bütün bu gelişen olaylara baktığımızda dış politikamız dış mihrakların ve ABD’nin postacılığından öteye gitmemektedir.”



“ŞEKER FABRİKALARININ GELİRİ SEÇİMDE KULLANILIYOR”
Başkan Erbakan ekonomiyi de değerlendirdi ve şunları söyledi: “2002’de 1 buçuk lira olan benzin bugün 6 liraya çıkmıştır. 1,2 lira olan dolar 4 liraya yükselmiştir. 15 milyar olan dış ticaret açığı 70 milyarı bulmuş durumdadır. Kullanılan hammaddenin yüzde 80’i ithal edilmektedir. Bu şu demektir: Yüz liralık ihracat yaptığınızda seksen liralık ithalat yapmanız gerekiyor. Yoksa imalat yapamıyorsun.  Geldiğimiz nokta şudur, mercimek Kanada’dan, fasulye Şili’den, samanı bile ithal eden bir Türkiye her geçen gün dışa bağımlı hale getirilmiştir. Böyle nasıl büyük Türkiye olunacak? Açlık sınırı bin 800 lira iken asgari ücret bin 600 liradır. Dört bin 900 lira yoksulluk sınırı nerede, memura verilen iki bin 600 lira nerede? Türkiye’nin yüzde sekseni yoksulluk, yüzde otuzu açlık sınırının altında geçim mücadelesi veriyor. Yine yapılan araştırmalar 13 milyon insanın günde iki doların altında yaşadığını gösteriyor. Afrika şartları insanımıza yaşatılıyor. Genç işsizlik oranı yüzde 30’un üstündedir. Yatırım, üretim ekonomisi olmadığı için milyonlarca genç işsiz üretildi. 16 yılda yüz dev eser yapılmış, bir tane bile dev demeyi bırakın fabrika açılışı yapılmamış, mevcutlar özelleştirmeyle peşkeş çekilmiştir. En son şeker fabrikaları satılarak geliri seçimde kullanılmaktadır.”
“TÜM BORÇ 1 TRİLYON DOLAR”
Erbakan, “Şimdi söyleyeceğim rakam çok önemli. Türkiye üç trilyon doları betona harcamıştır. Devlet TOKİ gibi kurumlarla 600 milyonu bizzat kendisi harcamıştır. Bir ilkokul talebesine bile sorsanız bu parayla Türkiye’nin dört bir yanında tam bin tane fabrika kurulup 3 milyon civarı insan istihdam edilirdi. Bu fabrikalarla Japonya, Almanya, Kore seviyesine gelinirdi. Kalkınmak ve hizmet sadece betonla asfaltla olmaz. Değil 600 milyar, 300 milyar fabrika kurup kalkınmaya ayrılsaydı Türkiye’de işsiz de kalmazdı, aç da kalmazdı. ‘Efendim siz öyle diyorsunuz ancak her evde bir iki araç var, insanlar lüks telefonlar kullanıyorlar, bakın 23 Nisan’da her bayramda tüm tatil yerleri dolup taşıyor yer bulunmuyor’ diyenler olabilir. Evet tüm bunlar oluyor, biz de görüyoruz ama bunlar boğazımıza kadar borçla, ipotekle oluyor. Bakınız devletin iç borcu 140 milyar liradan 540 milyara ilerledi. İç borç 400 milyar artmış 2017 yılında. Dış borç 65 milyar dolardan 2017’de 150 milyara fırlamış. Özel sektör daha vahim, 88 milyardan 1710 milyara ilerlemiş. Vatandaşın bireysel borcu ise 2002’de 6 milyar lira iken 440 milyara çıktı. Şimdi anladın mı o son model araçları cep telefonlarını? Sonra 23 Nisan’da tatile gittim diye anlatıyorsun. İşin daha vahimi ise bu bankaların hisselerinin yüzde 70’i yabancılara satıldı. Böylelikle tüm borç 1 trilyon dolara yaklaşmış durumda.  Borç durduğu yerde de durmuyor her sene 100 milyar faiz ödeniyor.  15 yıl bu hızla gidilirse borç toplamda 5 trilyon dolarla ifade edilecek. Bu ne demek? Seksen milyon nüfusun tüm kazancı demek. Hızla iflasa çöküşe gidiliyor. Türkiyemizin vatandaşı firavunun piramidine taş taşıyan köleler yapılmak isteniyor. Yaptığın tüm hizmetler 16 yılda 200 milyar dolar etmiyor. Aynı sürede ödenen faize 450 milyar dolara yakın para ödendi. Bu hizmetlerde duble yollar, Marmaray, köprüler, hava alanları,  tüp geçit, nişan, düğün, hasta, kitap yardımları hepsi dahildir. Osmangazi Köprüsü’nü kaç paraya yaptın? 1 buçuk milyara. Ya faize ne ödedin? Yılda 25 milyar dolar. 15 yılda yaptığın köprüyü her gün söylüyorsun oysa bir yılda faize ödediğinle 15 tane köprü yapman lazım. Ankara-Konya hızlı treni yarım milyar dolara yaptın oysa her yıl 50 tane yapmalıydın. Şeker fabrikalarını sattın şimdi, kaç para alacaksın? 1 milyar dolar. Bu para neye yeter biliyor musunuz? Devletin iki haftalık faiz borcuna anca yeter” dedi.
“İFLASTAN ÖNCEKİ SON ÇIRPINIŞLAR”
Erbakan, “Devlet önümüzdeki 10 senede 260 milyar faiz ödeyeceğini açıkladı. 205 milyar da yeni borç alacağım diyor, borç ve faiz ekonomisine devam demektir bu… Rakamlar devletin kendi rakamlarıdır. Lazım olan parayı borçla dahi bulamıyorsunuz, vatandaşın sırtındaki kamburu büyütüyorsunuz.  6 liralık benzinin 4,2 lirası vergi bu nasıl bir iş? Faizle borç istiyorsun vermiyorlar, sen ne yaptın? Varlık fonunu kurdun. Bu iflastan önceki son çırpınışların. Devlet garantisini yeterli bulmayan dış güçlere varlık fonuna alınanlar somut ipotek edilenler demek. Şayet aldığın krediyi ödeyemezsen elde avuçta kalan son varlıklar da böylelikle gidecek. Evin oğlu diyor ki ‘Ben evi satmadım. Sadece ipotek gösterdim. İyi de borcu aldın sağda solda harcadın yedin, sonra ya ödeyemezsen ev ne olacak? Elinden gidecek. Emekliye vermeye gelince aylarca pazarlık yapıp yüzde 4 reva görüyorlar ama motorlu taşıtlara bir kalemde yüzde 40 zam yapıyorlar. Doğalgaza bir yılda yüzde 30 elektriğe yüzde 20 zam yapıldı.  Böyle bir zihniyeti yapıyı bir kez daha dinleyelim, bir kez daha seçelim deniyor.
‘ISPANAKTAN YAĞ ÇIKMAZ’
Rahmetli Erbakan Hocamızın bir talebesi gelir dersini sunumunu iyi hazırlayamadığından her takıldığında ‘Hocam baştan alayım’ diyerek uzunca bir vakit uğraşmış, sürekli tekrar tekrar fırsat veren Erbakan Hoca en son ne demiş biliyor musunuz? ‘Evladım boşuna uğraşma, ıspanaktan yağ çıkmaz.’ İşte sonuç ortada perşembenin gelişi çarşambadan belli” dedi.



“TEMEL YANILGI GÜNCEL YANILGI”
Erbakan sözlerine şöyle devam etti: “Tüm bu yanlışları doğruya yakın yanlış olan Milli Görüş zihniyetinden uzaklaşanlar yapmaktadır. Bu temel yanılgılardan kurtulmak gerekmektedir. Bir de diğer doğruya yakın yanlış güncel yanılgı sebebidir. O yanlışı pusulasını şaşırmış Milli Görüşçüler yapmaktadırlar. Bu kimseler ise giydikleri Milli Görüş gömleğine yakışmayan işler yapanlardır. Temel yanılgıya sebep verenler Milli Görüş gömleğini çıkarttık diyenler hala Milli Görüş gömleğini giydiklerini söyleyen bazı kimselerde güncel yanılgının sebep olduğu kimselerdir. Erbakan Hocamızın vasiyetiyle kurulan ve samimilerin bulunduğu vakfı siyonizm kurduruyor diyorlar. Erbakan Vakfı’na dırar mescidi derken hemen ardından sözde cemaat için en hayırlı hizmet hareketi açıklamasını yapıyorlar ve avukatlıklarını ücret almadan yapacaklarını beyan ediyorlar. Milli Görüş gömleği böyle mi giyilir? Senin Milli Görüş’ün lideriyle problemin var. Erbakan Hocamızın ailesi başta olmakla samimi Milli Görüşçüleri camiden dışarı atan bu zihniyet pusulasını şaşırmış durumdadır.  Bir Gül’e dönüyor, bir Şener’e, bir İYİ Parti’ye dönüyor, bir CHP’ye. Erbakan Hocamıza azılı düşmanlarla Erbakan Ödülleri yapmaya kalkışıyorlar. Samimi dava erlerini partiden uzaklaştıran zihniyet, Erbakan düşmanlığı yapanlarla bir araya geliyor. Bir tarafta gömleğini çıkartıp ABD fanilası görünenler, diğer tarafta giydikleri Milli Görüş gömleğine yakışmayan işler yapanlar...

‘DOĞSUN ARTIK REFAH GÜNEŞİ’
Bizim 7 yıl beraber yürüdüklerimizle birlikte bir adım atmamızı zaruri kıldılar. Nedir O adım. Bu adım temsil edilemeyen Milli Görüş zihniyetinin siyasi adımıdır. Bu adım Refah Yol’dan sonra temsil edilememiş Milli Görüş misyonudur. Yeniden Refah dönemi için Temmuz ayında atacağımız adım şimdiden Aylan bebelere mazlumlara İslam alemine hayırlı olsun. Bugünden itibaren siyonizm ve iş birlikçileri, dış mihraklar düşünsün. Bundan sonra siyonizmle Erbakan Hocamızın yarım kalan hesabı görülecektir. Bu atacağımız adımla üçüncü şükür namazı Ayasofya’da D-60’ı kurduğumuz İslam Birliği temsilcileriyle kılınacaktır. Batı 2. Yalta’ya zorlanacak masaya oturtulacaktır. Biz gemilerimizi yapmaya devam edeceğiz denizi bize Cenab-ı Allah getirecektir.”
Prof. Dr. Necmettin Erbakan Vakfı Genel Başkanı Dr. Fatih Erbakan’ın parti açıklamasını duyan katılımcılar yerlerinden kalkarak kürsünün etrafını sardılar. “Hocamıza sadakat şerefimizdir. Erbakan nerede biz oradayız. İşte ordu, işte komutan, mücahit Erbakan. Bu gençlik seni başkan yapacak. Hilal başak iktidarı özleyenler var. Doğsun artık refah güneşi” şeklinde dakikalarca slogan attılar.


 
“DERHAL TABELAMIZI ASACAK DONANIMDAYIZ”
Program sonunda başarılı il ve ilçelere plaket verildi. Erbakan Vakfı Bursa İl Başkanı Naim Öztürk plaket alanlar arasında yer aldı. Yapılan genişletilmiş istişare toplantısıyla ilgili bir demeç veren Erbakan Vakfı Bursa İl Başkanı Naim Öztürk siyasi arena için hazır olduklarını ifade etti. Ankara’da coşkulu bir toplantı gerçekleştiğini vurgulayan Naim Öztürk gazetemize şunları söyledi:  “Milli Görüş misyonunun her alanda temsil edilmesi gerekli. Biz Erbakan Vakfı olarak Milli Görüş’ün nüvesini gelecek nesillere aktarmakla görevli olmakla beraber, Milli Görüş’ün Erbakan Hocamızın yarım kalmış işlerini de tamamlayacağız. Milli Görüş’ün tüm insanlığı kucaklayacak projelerini hayata geçirmek istiyoruz. 7 yıldan beri devam eden yürüyüşümüzün siyasi zamanı geldiğini Genel Başkanımız beyan ettiler. Biz Bursa ilimizde ve 17 ilçemizde derhal tabelamızı asacak donanımdayız” dedi.   
 
1000
icon
Payitaht Bursa 9 Mayıs 2018 22:19

Maşallah Maşallah aynı babası gibi Fatih Beyde.İnşallah babasının yarım kalan projelerini o tamamlar.

0 3 Cevap Yaz
Yorumcu 9 Mayıs 2018 10:10

Biz Erbakan hocayı sevmiştik bakıyorum da Fatih Erbakan da babasının Yolunda Allah yolunu Açık etsin

0 4 Cevap Yaz
Texas 16 8 Mayıs 2018 02:01

Özledik artık Refahlı günleri,özledik artık Erbakanlı günleri. Yetti artık canımıza 16 senedir bu işbirlikçilerden bıktık. Fatih bey partiyi kursun hemen hizmete hazırım.

0 6 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat