“Umut Olmak İçin Bağış Yapın”

Bursa 28 Kasım 2017 10:55
Videoyu Aç “Umut Olmak İçin Bağış Yapın”
A
a

Kızılay Kan Merkezi Güney Marmara Kök Hücre Bağışçı Kazanım Uzmanı Ramazan Çiçek, kök hücre nakli konusunda gazetemize bilgi verdi.

Kızılay ve Sağlık Bakanlığı arasında 2013 yılında yapılan bir protokol ile kurulmuş olan, ulusal ilik ve kök hücre bankamızla nakil bekleyen hastaların umutları arttı. Ancak toplum kök hücre naklinin hâlâ yalnızca kalça kemiğinden ilik toplanarak yapıldığını düşünmesi, bağış yapmakta çekinilmesine neden oluyor. Konu ile ilgili toplumun daha doğru bilgi sahibi olması için gazetemize konuşan Kızılay Kan Merkezi Güney Marmara Kök Hücre Bağışçı Kazanım Uzmanı Ramazan Çiçek, öncelikle bağışçı olmanı aşamalarını anlattı. Kök Hücre Bağışçı Kazanım Uzmanı Ramazan Çiçek, “Bu işi şu anda sadece Kızılay Kan Merkezleri yapıyorlar. Kan bağışı yaparken gönüllülerimize ‘Verdiğiniz kanın yanında bir tüp de kan hücresi numunesi alabilir miyiz?’ diye soruyoruz. Ancak kan bağışı yapamayanlar da kök hücre numunesi verebilirler ama bunu bazı şartları var. 18-50 yaş arası hepatit B, hepatit C, HIV, sifiliz ve kalıcı bir hastalığı olmayan kişiler kan bağışı yapamasa bile kök hücre verebilir.







İnsanlar Kızılay’ın kan aldığı bütün birimlerde otobüste, çadırda, mobil araçlarda kök hücre numunesi verebilir. Biz aldığımız numuneyi Sağlık Bakanlığı’nın HLA Doku Tipleme Laboratuarı’na gönderiyoruz. Orada testler çalışılıyor. Bu Doku Tiplendirme Laboratuarına hastaneler, hastaların sonuçlarını da gönderiyor. Bizim gönderdiğimizi numunelerle hastaların sonuçları karşılaştırılır. Eğer bir uyum varsa bakanlık bize bilgi verir. Biz de o kişi ile görüşüp, durumu kendisiyle paylaşarak, ‘Sizin kök hücreniz bir hastayla uydu,  bu hasta için kök hücre vermeyi kabul eder misiniz?’ deriz. Gönüllü kabul ettiği takdirde 3 tüp numune alınarak, testler yeniden çalışılır. Sonra 3’üncü aşamaya geçilir. Bu süreçte hasta ilaç tedavisine cevap vermezse, ya da hastayı kaybetmezsek gönüllüye 3’üncü defa dönüş yapıyor. Ankara’dan bir Sağlık Bakanlığı yetkilisi geliyor ve biz o kişi ile yetkiliyi tanıştırıyoruz. Kişiyi Uludağ Üniversitesi’ne yönlendiriyoruz. Orada sağlık kontrolleri gerçekleşiyor. Sağlık kontrolleri sonunda bu kişinin sağlıklı bir birey olduğu ve kök hücre vermesinin onun için bir sağlık sorunu oluşturmayacağı kanaatine varıldığı zaman, 20 gün sonra kök hücre bağışı işlemi gerçekleşir” dedi.






“KOLDAN KAN VEREREK BAĞIŞ MÜMKÜN”
Kök hücre bağışının 2 şekilde yapıldığını aktaran Çiçek, “Daha çok uygulanan yöntem, trombosit aferez verir gibi, bir koldan kan alınır, kan bir cihazdan geçer ve bir miktarı ayrılır. O ayrılan numune kök hücre oluyor. Kanın kalanı kişiye geri verilir. O alınan numuneyi hastaya serum takar gibi veriyoruz. Bir süre sonra hasta bağışıklık kazanıp, artık kendi hücresini üretebiliyor. Diğer yöntem ise yüzde 1-2 oranında gerçekleşen kök hücrelerin kemik iliğinden doğrudan toplanması yöntemi. Bu yöntemde bir gün önceden hastaneye yatış yapılır. İşlem 1 saat sürür ve genel anestezi ile kalça kemiğinden alınır. Bağışçı aynı günün akşamında veya ertesi gün taburcu edilir. Koldan kan verme yönteminde ise kişiye 4 gün önceden sabah akşam bir ilaç verilir, bir aşı yapılır. Bu işlemle kök hücrelerin kemik iliğinden kana geçmesi sağlanır. 5’inci gün koldan kan verme yöntemiyle numuneler alınır. Hasta burada değilse hastanın yattığı yere Bakanlık numuneyi götürür ve orada numune hastaya verilir. Yani eşleşme olursa kişilerin hastanın bulunduğu yere gitmeleri şart değil. Biz numuneyi Uludağ Üniversitesi’nde alıp hastanın yattığı yere gönderiyoruz” dedi.






“DUYARLILIĞI ARTIRMAMIZ GEREKİYOR”
Kan bağışı konusuna da değinen Çiçek, “Biz bütün vatandaşlarımızı öncelikle kan bağışlamaya ve beraberinde kök hücre numunesi vermeye çağırıyoruz. Verilen her kan 3 hastaya veriliyor. Yanında bir fidan dikiliyor. Kan konusunda ihtiyaç çok fazla. Çünkü hastaneler arttı, hastalar arttı. Talep çok fazla. Özellikle kan bağışı konusunda duyarlılığı artırmamız gerekiyor” dedi.

“YILLIK HEDEFLERİMİZE ULAŞTIK”
Yapılan bağışlar konusundan söz eden Çiçek, “Sağlık Bakanlığı ve Kızılay olarak bizim yıllık hedeflerimiz var. Zaten 3 yıldır numune topluyoruz ve 3 yıllık hedeflerimize ulaştık. Şu anda 500 bin gibi bir hedefimiz var. Bunun 260 bini tamamlandı. Normalde 5 yıl içinde 500 bindi ama şu anda hedefler yıllık bazda tutturulmuş durumda. Ama ne kadar çok gönüllü olursa o kadar çok hastaya ulaşma şansımız olur” dedi.
Son olarak bağış çağrısı yapan Çiçek, sözlerini şu şekilde noktaladı: “Vereceğimiz 1 tüp numune bir hastaya umut olabilir. Bugün bir başkasının çocuğu, annesi, babası, ailesinden biri hasta, nakle ihtiyacı var. Yarın biz de aynı durumda olabiliriz. Buna ihtiyacımız olabilir. İnsanlara bir iyilik yapmak istiyorsak, sadece ekranlarda üzülmek yerine, Kızılay’ın herhangi bir birimine müracaat edip, kan bağışıyla beraber 1 tüp, kan veremiyorsak 3 tüp kök hücre numunesini verip, havuza muhakkak dahil olmak lazım. Çünkü verdiğimiz 1 tüp numune kişi 55 yaşına gelene kadar havuda duruyor. Her an biri için uygun olabilir. Ayrıca Avrupa’da sadece lösemi hastalığı değil, birçok hastalıkta kök hücre tedavisi yapılıyor. Bir hastaya umut olmak için bizim bir sloganımız var ‘Ben seni bulamam ama sen beni bulabilirsin’ diyor hastalarımız. Çünkü bu hastalar herhangi bir ilde olabilir ama biz numuneyi burada verdiğimizde o tüm hastalarla karşılaştırılıyor. Onların bizi bulması çok zor ama bizim onları bulmamız çok kolay. İnsanlara bir umut olmak için mutlaka bir Kızılay’a müracaat edip kök hücre kök hücre numunesi kan bağışı yapmak gerekiyor.”
 
Kaynak : NAZLI KURTGEL / ÖZEL HABER
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
duyurular DUYURULAR



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat