Ağlatan ağlayan, yürekleri dağlayan türküler…

Bursa 2 Eylül 2016 21:57
Videoyu Aç Ağlatan ağlayan, yürekleri dağlayan türküler…
A
a

Tarihi Okçular çarşısının güler yüzlü esnafıyla selamlaşarak çıkıyoruz Gönülden Gönüle âşıklar kahvesine… Muradımız çay içip türkü dinlemek…

Tarihi Okçular çarşısının güler yüzlü esnafıyla selamlaşarak çıkıyoruz Gönülden Gönüle âşıklar kahvesine… Muradımız çay içip türkü dinlemek…

Epeydir özlemişiz ustalardan türküler dinlemeyi sazlar eşliğinde… Bağlamaların tellerini değiştirirken yakalıyoruz Kadri Taş Hocamızı… Çaylarımız geliyor ve sohbete başlıyoruz Kadri Bey’le… 1945 yılında Mudanya’da dünyaya gelmiş... “17 yaşımdan beri bağlama çalıyorum… Gönülden Gönüle’ de bağlama dersleri veriyorum” diyor… Asıl mesleği inşaat yağlı boyacısı ama bir kere gönlünü kaptırmış müziğe… “Öyle kolay geçmez bu hastalık bulaştı mı, bende çaldım söyledim, dersler vermeye başladım bir zaman sonra… Ve hayatımda çok büyük faydalarını gördüm müziğin… Gençlere de bu yüzden illa ki bir çalgı aleti çalmalarını tavsiye ediyorum” diyor Kadri hoca…

Genellikle üst katta dershanede vakit geçirmekle birlikte zaman zaman aşağıda da meşke katılıyor Kadri hocamız… Telleri değiştirdikten sonra bizi dershaneye davet ediyor ve birlikte çıkıyoruz… Notalar, sazlar ve işletmenin sahibi Melih bizi güler yüzüyle karşılıyor… Dershane de çaylarla birlikte sohbete devam ediyoruz kaldığımız yerden… “ Mehmet Erenler’i, Talip Özkan’ı çok beğeniyorum… Büyük üstatlar… Yenilerden de sağlam bağlama sanatçıları var tabi… Bağlamaya olan ilgi beni çok mutlu ediyor… Burada da ders verirken hem ben kendim de çalışmış oluyorum ve aynı zaman da öğretmenin güzelliğini de yaşıyorum… Boş zamanlarımda da az önce gördüğünüz gibi bağlamaların tellerini siliyorum, gerektiğinde değiştiriyorum” diyor… Anlıyoruz ki bağlama çalmak sürekli etüt yapmak gerektiriyor…

“Bütün makamları seviyorum ama hicazkâr eserleri, eviçleri ve kürdi eserleri daha bir fazla seviyorum… Melih ve Metin’i de kendi öz evlatlarım gibi seviyorum…” 31 yaşında eşini kaybediyor Kadri Hoca… Ve dört çocukla devam ediyor hayat tüm zorluklarına rağmen…

Hem annelik hem babalık yapıyor onlara…“Üç oğlumu evlendirdim” diyor “Bir oğlum bekâr o da benimle birlikte yaşıyor ama onlardan hiç biri müzikle ilgilenmedi… Bende ısrar etmedim zaten… Müzik sevgi işi zorla olmuyor… “Biz Kadri Hoca’nın gözlerindeki sevgiyi görebiliyoruz… Bağlaması ile bize türküler çalıp söylüyor… Çaylarımızı inip aşağıya iniyoruz…

Bir genç yanık sesiyle” Al eyvanda han kalmadı beylikte sultan kalmadı “ diye bir türkü tutturmuş… Yakıyor yüreğimizi… Saklayarak çıkıyoruz yaşaran gözlerimizi…  “Sende bende hal kalmadı” diyor genç… Vurdukça vuruyor yani… Kaçar gibi uzaklaşıyoruz adeta…  Bir köşe arıyoruz dönüp doya doya ağlamak için…
Dünya telaşının kararttığı kalbimizin pasını siliyor türkülerle Kadri Hocamız ve adını bilmediğimiz bir genç kabartıyor hislerimizi… Ve biz en yakın zamanda yine uğramak üzere ayrılıyoruz Gönülden Gönüle Âşıklar Kahvesi’nden…
 
Kaynak : FATMA DİLLİOĞLU
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
sayfalar SAYFALAR
arşiv HABER ARŞİVİ
duyurular DUYURULAR
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat