Bu oyuna dikkat!

Bursa 18 Kasım 2017 16:17
Videoyu Aç Bu oyuna dikkat!
A
a

Son zamanlarda sosyal medya üzerinde oynanan Mavi Balina oyunu sonucu, birçok gencin intihar etmesinin ardından gözler uzmanlara çevrildi.

Çocukların vakit geçirmek için bilgisayar başına oturdukları ve oynadıkları o oyunların arkasında ne var? Mavi Balina nasıl bir oyun? Aileler bu konuda neler yapmalı? Sorularımızı yanıtlayan Uzman Psikolog Işık Pekgirgin konu hakkında gazetemize önemli açıklamalarda bulundu.

Çocuğunuz bilgisayar başında oynarken ne kadar güvende hiç düşündünüz mü? Son günlerde yapılan araştırmalar sonucunda ülkemizdeki çocukların % 70’inin bilgisayar, % 68’inin de oyun konsoluna sahip olduğunu ortaya koymuştur. Bu araştırmalar sonucunda çocuklarımız zararlı içeriklere sahip oyunları oynamaları kaçınılmaz hale gelmektedir.



MAVİ BALİNA OYUNU NEDİR?
Uzman Psikolog Işık Pekgirgin, Mavi Balina oyununun aslında bir oyun olmadığını ve içeriğinde çok tehlikeli şeylerin barındığını sonuç olarak da birçok gencin ölümüyle Dz anlattı. Pekgirgin, “Birkaç yıl önce Rusya’da ortaya çıkan ve oyunu oynayan oyunculara verdiği görevlerle intiharlara sebep olan ve birçok ülkede hakkında soruşturma başlatılan Mavi Balina, oyun olarak adlandırılsa da aslında bir oyun değildir. Mavi Balina oyunu bir şekilde katılan kişilerden, çoğu şiddet içeren 50 talimatı yerine getirmesi isteniyor. 50 günlük bir süreyi kapsayan bu komutlar arasında derin olmayacak şekliyle kol ve bacakların kesilmesi, belirli bir süre boyunca kimse ile görüşülmemesi, yüksek sesli olarak müzik dinlenilmesi gibi aşamalar yer alıyor. Uygulamayı yöneten kişi, bireyleri psikolojik olarak baskı altına alıp tehdit ile uygunsuz davranışlara zorlamakta ve sanal ortamda duygusal taciz uygulamaktadır. Uygulamayı yöneten kişinin istediği davranışlar gerçekleşmediğinde, karşısındaki kişiye aşağılayıcı, küçümseyici, kendisini kötü hissetmesini sağlayacak söylemlerde bulunması, istenilen davranışları gerçekleştirdiğinde de övücü, yüceltici geri bildirimlerde bulunarak sosyal çevrelerinden uzaklaşmasını sağlamaktadır” diye anlattı.



EN ÇOK ERGENLER ETKİLENİYOR

İntihara sürükleyen Mavi Balina’nın en çok ergenleri tehdit ettiğini söyleyen Uzman Psikolog Işık Pekgirgin, “Özellikle 18 yaş altı çocuklarda bir model alma davranışı olabiliyor. Çocuklar, o olumsuz görüntüleri günlük hayatlarında da sürdürme eğilimi yansıtabiliyor. Dolayısıyla izlediği şeyi arkadaşına uygulayabiliyor veya evde annesine-babasına öfkeyle birlikte gösterebiliyor. Çocuklar sanal ortamdaki eylemleri dışarıda da sürdürme davranışı içerisinde olabiliyor. Ergenlik sürecinin en önemli özelliklerinden biri; ergenlerin yetişkin ya da ebeveynlerinin kendilerini anlamadıklarını ve sevmediklerini düşünmeleridir. Bu dönemde dış dünyadaki heyecan ve yenilikler her zaman için cazip gelmektedir. Sıkıntı, kaygı, öfke gibi duygularını ebeveynleri ile paylaşmaktansa olumsuz duygular ile sanal ortamda zaman geçirerek baş etmeye çalışmaktadırlar. Kendisini ispat etmeye çalışan ergenlerin bu süreçte karşılarına çıkacak heyecanı, riski, tehlikesi yüksek durumlara karşı daha yatkın olurlar. Özellikle özgüven problemi yaşayan, arkadaş ilişkilerinde sorunları olan, içekapanık, çekingen bireyler de risk altındadır. Ergen çocuk, eğer herhangi bir gruba ait değilse ya da arkadaş ilişkisi kurmada sorun yaşıyorsa, yaşantısının bu bölümünde kendini en rahat ifade edebileceği, kimsenin onun gerçek kimliğini bilmediği bir sanal dünyada, istediğini yapma eğilimi içine giriyor. Bu tür oyunlar sayesinde varlığını göstermeye ve değerli olma duygusunu tatmin etmeye çalışıyor” dedi.

AİLELER NE YAPMALI?
Bu tür durumlarda yine işin büyük bir kısmının aileye düştüğünü söyleyen Uzman Psikolog Pekgirgin, aileler ile çocuklar arasındaki iletişimin sağlıklı olması gerektiğini vurguladı. Pekgirgin, “Aileler tarafından öncelikle çocuklar ile sağlıklı iletişim kurulması sağlanmalıdır. Ergenlere saygı duyulduğunu, aile içinde hissettirilmeli, duygu ifadesine izin verilerek ergenin paylaşımlarda bulunması sağlanmalıdır. İnternet ve telefon kullanımı konusunda ergenlere model olunmalı, çocukların sakinleştirilmesi için kullanılmamalı, şiddet içeren film ya da oyunlar oynamasına izin verilmemelidir. Gündelik hayatımızda interneti kesinlikle yasaklama gibi bir durum söz konusu olmuyor. Çünkü aile bireylerinin de elinde sürekli telefon ve internet kullanımı olduğu için çocuğu tamamen bunun dışında bırakmak maalesef mümkün değil. Bunun için kısıtlama olabilir. Belirli bir saat limiti konabilir. Ailenin kontrolünde olabilir ama bu kontrol çocuğu baskı altında tutarak yapılmamalıdır. Aileler, oyunların içeriğine bakmalıdır. Girilen internet siteleri takip edilmelidir. Eğer çocuğunuz böyle bir durumu size paylaştığı anda suçlamadan, yargılamadan durumu anlamaya çalışmalı, sonra empati göstererek bu sorundan kurtulma yolları üzerine birlikte düşünülmelidir. Ergendeki etkilenme derecesi yüksek ise zaman kaybetmeden bir uzmandan psikolojik destek alınmalıdır. Sorunun gittikçe büyüdüğü vakalarda ise hukuki süreç başlatılarak araştırma yapılmalıdır” şeklinde açıklayarak konunun hassas ve ciddi olduğunu bir kez daha vurgulamış oldu.



 

Kaynak : MERVE ÖZDEMİR / ÖZEL HABER
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
duyurular DUYURULAR



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat