Çocukların Hakları Var!

Bursa 20 Kasım 2017 11:08
Videoyu Aç Çocukların Hakları Var!
A
a

Avukat Gizem Berceste Olgun, 20 Kasım Çocuk Hakları Günü’yle ilgili gazetemize konuştu. Olgun, çocuk hakları hakkında geniş kapsamlı bilgi verdi.

Bursa Barosu’nda çocuk hakları ve kadın hakları komisyonlarında da aktif olarak çalışan 6 yıllık Avukat Gizem Berceste Olgun, gazetemize 20 Kasım Çocuk Hakları Günü hakkında açıklamalarda bulundu. Çocuk Hakları’nın temel maddelerinden kısaca bahseden Avukat Olgun, “Tüm dünyada çocuklara tanınan birçok hak vardır ve bu haklar koruma altına alınmıştır. Çocuk haklarıyla ilgili BM (Birleşmiş Milletler)’nin kabul ettiği Çocuk Hakları sözleşmesi bulunmaktadır. Kısaca özetleyebileceğim maddeler şunlardır:





•        Her insan 18 yaşına gelene kadar çocuktur.
•        Her çocuk temel yaşama hakkına sahiptir.
•        Dünya üzerindeki tüm çocuklar eşit haklara sahiptir.
•        En önemli maddelerden birisi; çocukları ilgilendiren tüm konularda çocukların yüksek yararı temel alınmaktadır.
•        Çocuklar doğuştan isim alma, vatandaşlık hakkına sahip olma, anne babasını tanıyıp, bilme hakkına sahiptir.
•        Her çocuk anne ve babasıyla yaşama hakkına sahiptir.
•        Her çocuğun eğitim görme hakkı vardır.
•        Çocukların duygu ve düşüncelerini kendilerinin seçtiği yöntemle açıklama özgürlüğü vardır.
•        Çocuğun yetiştirilmesinde sorumlu olan anne-babalara devlet destek vermekle yükümlüdür.
•        Çocuğu yetiştirmekle yükümlü olan kişiler, kendi hak ve özgürlüklerini çocukların hak ve özgürlüklerine zarar vermeden kullanmak zorundadır.
•        Devlet, her çocuğun sağlığını güvence altına almakla sorumludur.
•        Her çocuk sosyal sigorta, bakım ve eğitim haklarından faydalanmaktadır. Temel olarak çocuk hakları bunların üzerine kurulmuştur” dedi.







Çocuk Hakları Günü’nün ortaya çıkışını anlatan Avukat Arslan,  “Dünya genelinde çocukların karşı karşıya kaldıkları hak ihlallerini gündeme taşımak amacıyla, 20 Kasım 1989 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu “Çocuk Haklarına Dair Sözleşme”yi imzalamıştır. O tarihten bu güne 20 Kasım Çocuk Hakları günü olarak kutlanmaktadır. Bunu niçin düşündüklerini geniş yorumlayacak olursak; çocukların yetişkinlerden daha farklı ihtiyaçları olacağını göz önünde bulundurmalıyız. Onların daha fazla korunmaya, sevgiye, şefkate ihtiyaçları olduğu düşünülerek de bu anlaşmanın imzalanmış olduğu öngörülebiliriz. 54 maddeden oluşan sözleşme ile sözleşme taraf devletleri kendi iç hukuklarında değişim yapmaya zorlamıştır. Toplam 193 ülke tarafından imzalanan sözleşme en fazla sayıda ülke tarafından imzalanan ve en kısa zamanda yürürlüğe giren uluslararası belge olma özelliğine sahip olmasıdır. Cinsiyet, din, dil, ırk ve sosyal statüye bakılmaksızın çocukların güvenli ve sağlıklı koşullarda barınması ilkeleri üzerine kurulan sözleşme, uluslararası platformda mutabakata varılmış, değiştirilmesi mümkün olmayan standartları ve yükümlülükleri içermektedir. İstatistikler dünya üzerinde 5-14 yaş grubu arasında 250 milyon çocuk işçi olduğunu söylerken, 12-17 yaş grubundaki milyonlarca çocuğun okula devam edemediğini ortaya koymaktadır. BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF)’na göre, her gün beş yaşın altında 22 bin çocuk önlenebilir sebeplerden dolayı hayatını kaybediyor.  BM Çocuk Hakları Komisyonu’na göre imzacı ülkeler arasında BM’ye rapor gönderen 43 ülkeden sadece 14’ü sözleşme ilkelerini iç hukuklarına uyarlamış, diğer ülkeler sözleşmeye uyum sağlamak için yeni ve benzer yasalar çıkarmış veya uyum sağlamak yerine çocukları kendi hakları konusunda bilinçlendirmeyi tercih etmişlerdir. Yani kısaca kendilerine göre bir sistem oturtmuşlardır. Çocuk Hakları Sözleşmesi ve akabinde kurulan BM Çocuk Hakları Komisyonu’nun tüm çalışmalarına rağmen, bugün çocuklar hâlâ toplumun istismara en açık ve savunmasız grubunu teşkil etmektedir” dedi.

"KARŞILIK BULUYOR"
Çocuk Hakları’nın günlük yaşamda uygulanmasına değinen Olgun, “Çocuk hakları günlük yaşamda eğitimli kesimlerde karşılık buluyor. Her ülkenin daha kültürlü ve bilinçli olan bölgelerinde çocukların hakları güvence altında. Benim şahsi kanaatim; öğretmenler ihbar yükümlülüklerini layıkıyla yapmıyorlar, aileler tedip haklarını kötüye kullanıyorlar. Çocuklar da bir korku imparatorluğunda yetişiyor. Çocuk hakları sözleşmesi var ama bence uygulanmıyor” dedi.

ÇOCUKLAR HAKLARINI BİLMİYOR
Çocukların kendi haklarını bilmediklerini söyleyen Avukat Olgun, “Ebeveynler ve öğretmeler çocuklara haklarını öğretmediği sürece ya da yeterli bilgilendirme sağlanmadığı sürece çocuklarımız maalesef ki ebeveynleri onlara bağırdığı zaman karakola şikayet edebileceklerini, öğretmenleri basit ifadeyle kulaklarını çektiğinde gidip, ailelerine söyleyip karakola şikayet edebileceklerini bilmiyorlar. Genelde bir korkutma psikolojisi hakim. Ülkemizde haklarını bilen çocukların oranı, gelişmiş ülkelerde yaşayan çocuklara göre yüzde sıfıra yakın. Biz bunun için eğitimler veriyoruz çocukları bilinçlendirmeye çalışıyoruz ama evde o kadar çok baskı görüyorlar ki haklarını bilseler bile uygulayabileceklerini düşünmüyorum. Çoğu çocuğumuz evde şiddet görüyor, çoğu kızımız okutulmuyor, evde evlendirilmeyi bekliyor. Bir arkadaşımın anlattığı ve beni etkileyen bir olay var: Yurt dışında bir çocuğun annesi evde kavga ederlerken çocuğa “Seni öldürürüm” diyor. Daha sonra öğretmeni çocuktan yaramazlık yaptığı için annesini çağırmasını isteyince çocuk, öğretmenine “Annemi çağırmayın, beni öldürür” diyor. Öğretmeni bunu duyunca polise şikayet ediyor aileyi. Çocuk aileden alınıyor ve çocuğa “Bu şartlar altında hala ailenle kalmak istiyor musun?” diye soruluyor. Bu bizim ülkemizde olduğunda “Bir şey olmaz, çağır anneni babanı” şeklinde karşılanıyor. Durum böyle olunca çocuk dayak da yiyor, istismar da görüyor. Çocuk haklarını bilmiyor bile olsa anlattığım olayda, öğretmen ihbar yükümlülüğünü biliyor, olabilecek sonuçları biliyor. Dolayısıyla küçüğün hakkı korunmuş oluyor. Keşke layıkıyla ülkemizde de bu durum olsa” dedi.

ÇIĞLIK ATIN!
Çocuklara verdikleri eğitimlerden bahseden Olgun, “Eğitimlerde biz çocukları ayağı kaldırıp, kolunu uzatmasını istiyoruz. Sonra diyoruz ki, ‘Bu kol mesafesi ve bunun çevresi özel alanın, buraya giren kişiyi şikayet edeceksin.’ Çocuklar kanunları anlayacakları için biz onlara görsel olarak ifade ediyoruz. Onların anlayacağı dilde; ‘polise gidin, birisi size dokunursa, gülerse, saçınıza ellerse, özel alanınıza girerse gidin şikayet edin, çığlık atın’ diyoruz. Söylediğimiz ne önemli şeylerden biri, ‘olabildiğince güçlü çığlık atın, çığlık korkutur.’ Biz bu şekilde eğitim veriyoruz ancak ailelere de çok büyük iş düşüyor. Örneğin, benim ailem bana ‘yabancılara, şeker verene, güzel söz söyleyene gitmeyeceksin’ derdi. Sanırım şimdiki genç aileler de çocuklarını böyle eğitiyorlar. Ailemin özellikle söylediği bir şey de ‘annen öldü, baban öldü gel diyenler olabilir, hiçbirine gitmeyeceksin. Zaten öyle bir durum olsa akrabalarından biri gelir, tanımadık bir insanı biz niye gönderelim’ derlerdi. Gelenekçi bir ülkeyiz bunun böyle devam ettiğini düşünüyorum” dedi.

“ÇOCUK HAKLARINI DEVLET KORUYOR”
Çocuk Hakları’nın korunmasından söz ededen Olgun, “Çocuk haklarını devlet koruyor. Mesela bir cinsel istismar davasında, talep edildiği takdirde, ailenin sıkıntı yaratacağı durumlarda çocuk, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünce koruma altına alınır. Çocuk aileden alınarak, gayet iyi bir ortamda büyüyebileceği çocuk barınma evine, çocuk evlerine verilir. Ve çocuk duruşma sırasınca geçici gözlem altında kalabilir, duruşma sonrasında kalıcı gözlem altında kalabilir ya da geçici gözlem altından sonra ailenin çocuğa bakabileceği kanaati oluşursa çocuk aileye geri verilebilir. Tabi ki bir sürede takip edilir. Cinsel istismar, kasten öldürmeye teşebbüs, yaralama gibi ciddi bir suç olduğunda çocuk hakları bu şekilde korunuyor” dedi.

 “ÇOCUK BİR HAMUR”
Çocuk haklarıyla, hukukla, insanlıkla ilgili endişeli olduğunu belirten Olgun, “Devlet bizler için iyi şeyler yapmaya çalışıyor ama keşke bunları yaparken daha fazla empati kurup, çocukların yerine geçip, karşıdan baksalar. Çocuklar bizim geleceğimiz. Onları çok iyi korumalıyız, çok özen göstermeliyiz. Çocuk bir hamur, nasıl yoğurursanız öyle şekil alır. Potansiyel katil de yetiştirebilirsiniz, potansiyel melek de. Nasıl öğretirseniz çocuk öyle davranır. Eğitimle çocuk hakları layıkıyla verildiğinde çocukların büyüdüğü, yetiştiği toplum daha düzgün bir topluma evirilebilir” diyerek sözlerini noktaladı.
 
Kaynak : NAZLI KURTGEL/ÖZEL HABER
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
duyurular DUYURULAR



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat