Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, 37. Türkiye Kitap Ve Kültür Fuarı’Nın Açılışını Yaptı

Türkiye 18 Mayıs 2018 13:41
A
a
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Bugün ülkemiz, bölgemiz ve bütün yeryüzü bağlamında yaşanan sorunlar ve yapmamız gerekenler açısından öncelikle bilgi, ilim ve hikmet ile kurduğumuz ilişkiyi gözden geçirmeliyiz. Hepimizin bildiği bir realite olarak bilgi en büyük güçtür. İyilik için kullanılırsa insanlığa hizmete, hukuk ve ahlak tanımayan insanların elinde ise insanlık için felakete dönüşür" dedi.
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Melike Hatun Camii avlusunda düzenlenen 37. Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı’nın açılışını yaptı. Kur’an tilavetiyle başlayan açılışta bir konuşma yapan Erbaş, milletle kitapların buluşmasını sağlayan fuarların hayata geçmesinden bu yana 37 yıl geçtiğini kaydederek, "Kitap ve kültür fuarı geleneğimiz her sene gelişerek devam ediyor" diye konuştu.
İslam medeniyetinin bir bilgi ve ilim medeniyeti olduğunu belirten Erbaş, "Okumayı, anlamayı, aklını kullanmayı, bilgiye sahip olmayı emreden ve tavsiye eden birçok ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerin varlığını hepimiz biliyoruz. ‘De ki ey habibim hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu.’ Allah’tan en çok korkanlar onun alim kullarıdır. Yani bilgi edinen, bilgi peşinde koşan, bilgiyi dert edinen insanlardır. Hadisi şeriflere baktığımızda ‘Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz. İlim Çin’de de olsa gidin alın. İlim kadın erkek herkese, her Müslümana farzdır’ ve benzeri hadisi şerifler bizi her zaman ilim, irfan ve bilgi, hikmet peşinde koşmaya teşvik etmektedir. Bu ayetlerin, hadislerin ve bu inanç ve azimle Müslüman alimlerin 7. yüzyıldan Rönesans’a kadar 7 asır boyunca ilmin bütün alanlarında insanlığın inkişafına öncülük ettiklerini biliyoruz” ifadelerini kullandı.

“Bugün öncelikle İslam’ın doğru anlaşılması ve sahih dini bilgi hayati öneme sahiptir”
Erbaş, konuşmasına şöyle devam etti:
“Bugün ülkemiz, bölgemiz ve bütün yeryüzü bağlamında yaşanan sorunlar ve yapmamız gerekenler açısından öncelikle bilgi, ilim ve hikmet ile kurduğumuz ilişkiyi gözden geçirmeliyiz. Hepimizin bildiği bir realite olarak bilgi en büyük güçtür. İyilik için kullanılırsa insanlığa hizmete, hukuk ve ahlak tanımayan insanların elinde ise insanlık için felakete dönüşür. Bilgi üretmeyenler, üretilen bilginin takipçisi, hatta mahkumu olmaya mecburdur. İslam dünyası bilim, teknik, tıp, sosyal bilimler, dahası ilahiyat alanında bilgi üretme, bilgiyi güncelleme, değere dönüştürme ve hayata kılavuz yapma konusunda maalesef zamanın gerisinde kalmıştır. Bu mesafeyi telafi etmek durumundayız. Doğru ve sahih bilgi zeminini kaybettiğimizde, bilgi üretmeyi ve geliştirmeyi ihmal ettiğimizde sağlıklı düşünmeyi, sorunları tespit etmeyi ve çözüm üretme imkanını da kaybederiz.”
“Bugün öncelikle İslam’ın doğru anlaşılması ve sahih dini bilgi hayati öneme sahiptir” diyen Erbaş, “Bunun için Kur’an ve sünneti, İslam’ın kaynak eserlerini ve İslam medeniyetini iyi tanımaya ve anlamaya mecburuz. Zira bugün insanlığın devasa meselelerini çözme noktasında Kur’an ve sünnet en büyük imkandır. Ancak öncelikle onları en doğru şekilde anlayıp, en uygun yöntemle çağa taşımak sorumluluğu hakkıyla yerine getirilmelidir. Diğer yandan özellikle son 2-3 asırdır dünyada yaşananları doğru anlama ve yorumlama bağlamında İslam dünyasının önemli ihmallerinin olduğu aşikardır. Öncelikle asırlardır bir sekinet yurdu olan bu coğrafyanın hangi saiklerle acı ve gözyaşı diyarı haline geldiğini anlamak zorundayız. Bu bağlamda özellikle son iki asırlık süreçte dünyada yaşananlar iyi analiz edilmeli; dünya savaşları, işgaller, sömürgecilik, egemen güçlerin pozisyonları gibi durumlar ile sosyal, siyasal, kültürel, askeri, teknolojik, bilimsel ve felsefi gelişim/değişimler ve bütün küresel etkileri ve sonuçları sağlıklı bir şekilde değerlendirilmelidir. Bugün İslam toplumlarına baktığımızda yaşanan sorunların farklı, birbirini tetikleyen, çok etkenli ve değişken sebepleri olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla yaşanan sorunların sebepleri sağlıklı bir şekilde tespit edilemezse sonuç alınması da mümkün değildir” değerlendirmesinde bulundu.

“Bize düşen bilgiyle, hikmet ve tefekkürle yeniden öze dönmek, ortak zeminimizi sağlamlaştırmak, yaşadığımız çağın sorunlarına bilgiyle çözüm bulmaktır”
İnsanın bilgiyle iki yönden sağlam ve köklü bir ilişki kurmasının oldukça önemli olduğunu vurgulayan Erbaş, konuşmasına şöyle devam etti:
“Bunlardan birincisi, düşüncenin değil imajın, sözün değerinin değil görselliğin öne çıktığı bir dünyada bilgiye değer vermeyen, önemsemeyen bir yaklaşım terkedilerek bilginin öneminin idrak edilmesi ve bilgiye ulaşmak için herkesin bir çaba ve fedakarlık içinde olması gerekmektedir. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) verilerine bakıldığında okuma, kitaba ve bilgiye değer ve emek verme noktasında inancımızın ve medeniyetimizin bizden istediği hedefleri yakalamak için daha çok gayret etmemiz gerekmektedir. İkincisi ise sadece bilgiyi edinmekle yetinmeyip, öğrendiklerini bilince dönüştürerek hayatına tatbik eden, edindiği ya da ürettiği bilgiyi insanlığın hizmetine sunan bir anlayış geliştirilmeli, güçlendirilmelidir. Zira bizim inancımız ve medeniyetimizde bilgi terbiyedir, güzel ahlaktır, sorumluluktur, sabırdır, tahammüldür. İyilik için çalışmaktır. Onun için dünyamızda, medeniyetimizde ilim ve alimin yeri hep önemlidir. Değer olarak görülmeyen, hikmetle yoğrulmayan, uygulanarak ahlaka dönüşmeyen bilgi, hayata huzur getirmeyecektir. Dolayısıyla bize düşen bilgiyle, hikmet ve tefekkürle yeniden öze dönmek, ortak zeminimizi sağlamlaştırmak, yaşadığımız çağın sorunlarına bilgiyle çözüm bulmaktır. Bu manada önemli bir etkinlik olarak gördüğümüz 37. Kitap Fuarı’nın hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni ediyorum."
Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Genel Müdürü Mehmet Savaş Polat ise, “Oku diye başlayan kitabın mensuplarıyız ve bunun için ne kadar şükretsek azdır. TDV tarafından 1983 yılında Ankara’da başlatılan bu fuarlarımız bugün Ramazan ayının vazgeçilmez etkinliği olarak kültür dünyamıza hizmet etmektedir. Bu yıl 37’ncisini düzenlediğimiz Türkiye Kitap ve Kültür Fuarımızın Ankara ayağı 18 Mayıs-10 Haziran 2018 tarihleri arasında Melike Hatun Camii avlusunda, İstanbul ayağı ise 16 Mayıs-10 Haziran 2018 tarihleri arasında İstanbul’da Sultanahmet meydanında organize edilecektir” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından 37. Türkiye Kitap ve Kültür Fuarı’nın açılış kurdelesi kesildi. Erbaş, açılış kurdelesini keserken, "Artık Melike Hatun diyeceğiz. Melike Hatun Kitap ve Kültür Fuarı’nın açılışını gerçekleştiriyoruz. Cenab-ı Hakk hayırlara vesile eylesin. İlim, irfan, bilgi, hikmetle özellikle gençlerimizin, bütün insanımızın donanım içerisinde kendilerini geliştirmesini nasip eylesin" ifadelerini kullandı.
Kurdele kesiminin ardından Erbaş, stantları gezerek kitapları inceledi. 10 Haziran’a kadar açık olacak fuarda 105 stant ve 150 yayınevi yer alıyor. Kitapseverler, 11.00- 24.00 saatleri arasında fuarı ziyaret edebilecek.
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat