Loading...

Dünyaya adımızı duyuran usta

Bursa 10 Aralık 2017 10:37
Videoyu Aç Dünyaya adımızı duyuran usta
A
a

Cumhuriyetin 100. yılını temsilen 2023 metre ‘Barış ve Kardeşlik Böreği’ yaparak Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeyi başarmış olup, dünyaya adımızı duyuran Hasan Usta’nın hayat hikayesini dinleyelim…

Ayakkabı boyacılığı yaparken bir iş teklifi ile başarılara imza atmasına vesile olan kişi ustası imiş Hasan Usta’nın… Yemek kültürümüz olan börek yapmayı öğrenmesi ile günden güne bu mesleğe bağlanmış. Her geçen gün mesleğine olan aşkı ile arka arkaya başarılara imza atan Hasan Usta ayrıca dünyada ülkemizi temsil edecek büyük projeleri de var. Sosyal sorumluluk projeleri olan İkizler Börek’in sahibi Hasan Usta, Yeni Marmara gazetemize samimi açıklamalarda bulundu.  Gelin hem Bursa’mıza, hem ülkemize güçlü katkıları olan; girişimciliği ile örnek olmayı başarmış iş adamı Hasan Acarı yakından tanıyalım.



l Hasan Usta Kimdir?

1978 Erzurum/Horasan doğumluyum. 7 kardeşiz. 1983 yılında Bursa’ya göç ettik ve babam inşaat ustasıydı, geçen yıl vefat etti. Babam yıllarca çalışıp bizleri büyüttü. Ortaokula takriben 12 yaşında bu mesleğe başladım. Önce baklavacı çırağı olarak çalıştım. 26 yıldır bu mesleği icra etmekteyim. Kısacası bu mesleğime aşık, milleti ve ülkesi için bu mesleği sevdirmeye çalışan biri Hasan Usta.

l Bu mesleği icra etmenizi sağlayan ilham kaynağı nedir?
Ben 12 yaşında bu mesleğe başladım; bu dönemde ustamın ayakkabılarını boyuyordum. Ustam bu mesleği yürütüyordu ve bana iş teklif etti. Baklavacı çırağı olarak işe başladım. O yaşlarda bu mesleğin neler getireceğini, alternatiflerini ya da bu mesleğe devam edebilir miyim öyle bir düşüncem yoktu. Sabah işe gider öğleden sonra okuluma giderdim… Hafta sonu ayakkabı boyacılığı yapardım. Bu mesleğe ayakkabılarını boyadığım ustam sayesinde başladım. Beni bu sürece götüren ilham kaynağım ustamdır ve bu karşılaşmanın asla tesadüf olduğuna inanmıyorum; bu tanışmayı ‘tevafuk’  olarak nitelendiriyorum.

l Pastacılık/unlu mamül sektörünün son birkaç yılını kısaca değerlendirir misiniz?
Son birkaç yıl olarak değerlendirmeyi uygun bulmuyorum çünkü ticarete başladığım 97 yılından bu yana her yıl gelen sene giden seneyi aratıyor. Ekonomik olarak geçen yılları arıyoruz. Bu sektör de piyasa gelişmeleri açısından en az etkilenen sektörüz. Gıda en çok tüketilen bir malzeme. Unlu mamülleri sektörü açısından değerlendirirsek eğer, bu mesleği icra edecek sanatkar bulmakta çok zorlanıyorum. En çok sıkıntı çektiğimiz konu bu işi bilen personel olmamasıdır. Bu meslekte maalesef vasıflı eleman yetişmiyor. Bu sorunun üstesinden gelebilmek adına İŞKUR ile ortak bir çalışmamız oldu. Dönem dönem kurslar açıyoruz. Sırf bu meslek için ustalar yetiştirmeye çalışıyoruz. Meslek okullarına gidip pastacılık bölümünü okuyan öğrencilere ders veriyorum. Bu mesleğe usta yetiştirmek için canhıraş mücadele veriyoruz. Yine de bu sorunu aşamadık çünkü 10 öğrenciden biri ancak bu mesleği seviyor. Bizden sonraki dönemlerde nasıl olur bilmiyorum ama gelecek adına bu sektör için kaygılıyım. Dondurulmuş ürünlere, hazır ürünlere doğru gidiyor bu meslek.  Baklavanın bile dondurulmuşu var. Asıl kültürel dediğimiz o manadan çıkıyor sanki. Buna bir takım sınırlamaların getirilmesi taraftarıyız. Unlu mamülleri fabrikasyon mesleği değil bir usta sanatıdır. Bu kültürel özelliğimiz yok edilmemelidir.



l Başarınızın sırrı nedir?

Mesleğiniz ne olursa olsun işinizi seveceksiniz. İşinizi büyük bir aşkla icra edeceksiniz. Ben mesleğimi çok seviyorum. İşime nasıl değer katarım ve nasıl bunu duyururum, bunun planlarını yapıyorum. Reklam bu konuda çok önemli. 10 sene evvel bir TV programına ilk çıktığımız dönemde, bizim börek açmamız ilginç ve bilinenden farklıydı. Oklavasız elle açardık. 15-20 yıl önce; pastacılığın merdiven altı olduğu dönemlerde, sadece bilinen kültür yemeklerimizin tanıtımı oluyordu. Pastacılık anlamında reklam ve tanıtımlar yoktu. Unlu mamülleri ve pastacılık sanatını neden duyurmayalım düşüncesiyle; gazeteler ve televizyonlarla iletişime geçerek büyümeye başladım. Her bir fikir başka bir parlak fikre öncülük etti. Bir marka olmanın önceliği en iyi kalite ürünleri çıkararak, reklam yapmanın olduğunu fark ettim ve yaptım.  Mesleklerde başarı ve kalite-tanıtım ve farkındalık çok önemli. Bunları birleştirdiğimizde başaramayacağınız hiçbir şey yok. Pizzanın reklamı var, böreğin yok. Pizza bizim kültürümüze has değildir. Bizim kültürümüz börektir. Bizim mutfağımızda börek neden ön planda olmasın dedim ve bir TV programında ufacık bir hamuru 2 metre boyunda açtım.

Televizyonda bu şekilde tanıtan benden başka olmadığını düşünüyorum. Ulusal kanallarda Bursa’mızın böreğini hamdolsun duyurduk. Sadece bununla kalmadık. Bursa’da tüm ustaları davet ettik, 2011 yılında üç yüz usta ile 10 saatte dünyanın en büyük böreğini yaparak Guinness Rekorlar kitabına girdik. Başbakanımız davet etti ve kendisinden ödül aldık. Uzaya börek gönderdik. Börekten Osmangazi Köprüsü gibi çalışmalarla Bursa’mızın böreğini tanıtmayı başardık. Belki bana diyebilirsiniz, sen deli misin? Neden uzaya börek gönderiyorsun? Neden, bu tip çalışmalar yapıyorsun? Bu tamamen mesleğini sevmek ile alakalı bir durum.  Mesela; Guinness Rekorlar Kitabı’na girdikten sonra İngiltere prensesi Kate Middleton’a börek gönderdik. Talihsizlik olacak ki, yanlış saraya gitti. Beckham’a göndermişiz. Prenses Middletona Galler’de imiş. Kendisi hamile idi. Bursa böreğimizi tanıtmak gayesiyle gönderdiğimiz börek hadisesi basında ses getirdi. “Amacımız sadece Bursa’mızın değeri olan böreği tanıtmaktı. Bir ulusal gazete haberi böreği takip etmiş ve yanlış saraya gittiğini ana sayfasından duyurmuştu. Bursa’mızın değerlerini tanıtmak için bu tip farklı yöntemler deniyorum. Arada bu tip talihsizlikler de yaşanıyor tabi… Bunların dışında her yıl geleneksel börek festivali yapıyoruz. Bu yıl; 10 metre uzunluğunda börek yeme yarışması düzenledik. Bunun dışında Osmangazi Belediyesi Mustafa Dündar ile Balkanlar Festivali konusunda birtakım istişarelerde bulunduk. Nasip olursa her yıl uluslararası Balkanlar Festivali’nde aktif olmayı amaçlayarak yine böreğimizi tanıtmayı hedefliyoruz. Balkanlardan gelen ustaları da bu festivalde görmeyi planlıyoruz. Geçtiğimiz günlerde kısacası mesleğimdeki başarının sırları tamamen mesleğe duyulan aşk ve farkındalık adına yaptığımız etkinliklerdir.



l Ürünlerinizi yurt dışında bir pazar alanı oluşturmayı düşünüyor musunuz?

Evet, düşünüyorum; nasip olursa önümüzdeki dönemde özellikle körfez ülkelerinde Katar, Kuveyt gibi yerlerde düşünüyorum. Araplar bizim ürünlerimizi çok seviyor. Türk mutfağını çok seviyorlar. Yeni Marmara Gazetesi aracılığı ile duyurmak istiyorum; kısa bir zaman diliminde Körfez ülkelerinde olmaya karar verdik.
l İkizler Börek parlak fikirleri olan ve kaliteli ürünlerini her alanda farklı çalışmalarla tanıtmış, kendini ispatlamış bir şirket. Yurt dışında pazar alanı oluşturacağınızı söylediniz. Bu açıklamalarınızın dışında bir sosyal proje veya herhangi bir alanda çalışmalarınız var mı?
Yaklaşık iki ay oldu çok özel bir proje üzerinde bir üniversite ve uluslararası bir kuruluş ile çalışmayı hedefliyoruz. El açması el böreğini somut olan miraslara sokmayı hedefliyoruz. Neden? Çünkü bizim baklavamızı Yunanlılar aldı, lavaşımızı Rumlar aldı, geçtiğimiz günlerde lahmacunumuzu Ermeniler aldı. Kendi geleneksel kültürümüz olan el açması böreği de kaptırmayı düşünmüyoruz. Bu minvalde çalışmalar yapıyoruz. Karşımıza bir engel çıkmazsa çalışmalarımızı tamamladığımızda basın açıklamasıyla tüm ayrıntıları kamuoyuna duyuracağız. Ayrıca Helal Gıda Sertifikası için başvuru yapmaya karar verdik. Gıda konusunda hassas olup bu minvalde alışveriş yapan müşterilerimize hizmet vermek için başvuracağız.

Kaynak : PINAR AYDIN / RÖPORTAJ
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat