EYAD Bursa’dan 28 Şubat Paneli

Bursa 15 Mart 2018 22:00
Videoyu Aç EYAD Bursa’dan 28 Şubat Paneli
A
a

Bursa’da kuruluşunu tamamlayan EYAD Bursa Şubesi ilk programını 28 Şubat konulu panelle gerçekleştirdi. Panele konuşmacı olarak davet edilen Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, “1996 yılında şu anki makamımda okuldan atılma dilekçem imzalandı. Atıldığım okula rektör oldum. İlahi tecelli” dedi.



Temsilciliğini Aile Sosyal Politikalar İl Müdürü Erkut Öneş’in üstlendiği EYAD Bursa Şubesi kısa bir süre önce kuruluşunu tamamlayarak ilk etkinliğini 28 Şubat Bursa başlığı adı altında bir panel düzenledi. Moderatörlüğünü İlahiyatçı Abdurrahman Kanaç’ın yaptığı panele konuşmacı olarak 28 Şubat Bursa Platformu Başkanı Arif Çelenk, platform üyelerinden Gülsüm Macit Süslü, Prof. Dr. Necmettin Erbakan Vakfı Bursa İl Başkanı Naim Öztürk ve Uludağ Üniversitesi Rektörü Yusuf Ulcay katıldı. Hem EYAD Yönetimi’nde bulunan hem de panelin modetörlüğünü yapan Abdurrahman Kanaç, “Tabiri caizse samimiyet eleğinin elendiği bir dönem 28 Şubat. Ve biz Bursa EYAD olarak Erdemli Yöneticiler Akademisi olarak 'belki 28 Şubat geçti ama bizim için her zaman belleğimizin bir kenarında taptaze durması gereken bir olay' diyoruz. Özellikle genç kardeşlerimize teşekkür ediyoruz. Onlar 28 Şubat'ı anlamak ve anlatmak için buraya geldiler. 28 Şubat'ın gönlünde, kalbinde iman barındıran herkeste bir hatırası var. Eşim de öğretmen benim. 23 Nisan Bayramı her tarafa talimatlar gitmiş özellikle hastanelere ve hiçbir şekilde öğretmenlere ve memurlara rapor verilmemesi konusunda. Çok ağır olduğu düşünülen hastalara ancak çift doktorun raporuyla rapor verilebileceği ifade edilmiş. Sabah bayram yerine gidilecek ama eşim başını açmayacak. Bana dedi ki, ‘Benim çok ağır bir rapor alabilmem için ne yapmam lazım, kendimi mi yakmam lazım?’ Daha sonra aldı çaydanlıktaki kaynar suyu bacağına döktü. Bir eş olarak dünyanızın dilinizin kelimelerin durduğu bir anı yaşıyorsunuz o an. Tek bir şey sordum, 'acıdı mı?' dedim. Dedi ki 'Vallahi acımadı.' Allah yak demeden yakmadı o kaynar su. Allah emir vermedi o suya ama ben 28 Şubat'ı bize yaşatanlara Allah'ın o ateşe yak emrini nasıl vereceğini gerçekten merak ediyorum” ifadelerini kullandı. 

“28 ŞUBAT ACI BİR TARİHTİ”
Bursa Ördekli Kültür Merkezi’nde gerçekleşen panel EYAD Bursa Şube Başkanı Erkut Öneş’in açılış konuşmasıyla başladı. Öneş, “28 Şubat'ı benim gibi yaşayanlar da ağabeylerinden amcalarından öğrenenler de aramızda. Bu çok güzel bir duygu. O tarihten sonra birçok acıyı da sürükleyerek geçtik. Zor günler geçirdik. Elhamdülillah yılmadık. Diklenmeden dik durmayı bildik. Şubat ayında o zemheri soğuğunda buram buram terleyen bir liderin varlığıyla ısındık” dedi. 



“BİRLİK VE BERABERLİK İÇERİSİNDE OLMALIYIZ”

“Dünya cennet de değil, cehennem de değil” diyen Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, “Dünya cennet ve cehennemin kazanıldığı yer. Kıyamete kadar hakla batılın mücadelesi devam edecek. Ne sıkıntı çekiyorsak kendi yaptıklarımızın karşılığı olarak çekiyoruz. 28 Şubat ve benzerlerini bundan 100 yıl önce de yaşadık. Tarih tekerrür etmez, ama doğru dersleri almıyorsanız tekerrür de eder. 1996'da bu olaylar başladığında nasıl ki askeriyeden ayıklıyorlarsa üniversiteden de ayıklanıyordu. Ben gözümle ve kulağımla benimle ilgili namaz kılan bir insanın o zamanın dekanına beni dincilerin başı diyerek ispiyonlayanı gördüm. Şu anda rektör olarak görev yapmış olduğum üniversiteden 1996 yılında atıldım. Kendi makamımda atılma dilekçem imzalandı. İlahi tecelli. Türkiye'de bugün bir rüzgar var. Bu rüzgarda yelkenleri doldurmamız lazım. Eğer yelkenleri kim çekecek, kim şişirecek davasına düşersek bu rüzgar geçer ve biz de yol almamış oluruz. O yüzden içeride de birlik ve beraberlik içerisinde olmalıyız. Birbirimizin iyi yönlerini ortaya koyarak nasıl destek olacağımızın yolunu bulmamızın zamanıdır. 28 Şubat sürecinde ortaokulun son talebesi benim büyük oğlum oldu. O imam hatip kapılarında birçok kimseyle birlikte ben de bekledim. Bu dönemde birçok kesime birçok yanlış yapıldı. Ama tarihimizi iyi öğrenirsek ülkemizi tekrarlarından sakınabiliriz” ifadelerini kullandı. 

“REFAH YOL İKTİDARINI YIKMAK İÇİN ÇALIŞTILAR”
 “1987'den itibaren ahrete intikal edene kadar Necmettin Erbakan Hocamızın sürekli yanında yer almış, teşkilatlarında çalışmış bir kişi olarak söyleyecek çok şeyimiz var” diye konuşmasına başlayan Prof. Dr. Erbakan Vakfı İl Başkanı Naim Öztürk, “Ancak 28 Şubat'a gelebilmek için de Erbakan Hocamızın şahsında zaten yapılmış olan bir süreçtir. Erbakan Hocamız ne istiyordu? Neyi arzuluyordu ki onun şahsında bu müdahaleler yapıldı? Buna bir bakmak lazım. Erbakan Hocamız kendi ifadeleriyle ‘Osmanlı tarih sahnesinden çekildikten sonra özellikle İslam dünyasına bir bakış açısı ve araştırmalarda bulunduk. Hastalığına tanı koyduktan sonra tedavi metotlarını geliştirdik. Araştırmalar neticesinde bir mücadele başladı buna da ‘Milli Görüş’ dendi.’ Anlayabilmek için bir olayı anlatmak istiyorum: Kurulduktan sonra partinin tüzüğünde bu partiye masonlar ve siyonistler üye olamaz ibaresi vardı. O güne kadar İslami camianın sloganlığını bu şekilde yapmış, arkasındaki kitleyi alabilme cesaretine sahip olan bir lider çıkmamıştı, Osmanlı'dan sonra. 28 Şubat'ta 9 saat süren bir bildiriden sonra Erbakan Hoca anlaşmaları imzalamadı ve gitti. Genel     Sekreter 5 gün sonra geldi ve 18 madde yerine 5 maddeyi imzaladı. Bunların içerisinde Kur-an Kursları ve İmam Hatiplerin kapatılması yoktu.  Bunlar sonradan yapılmış şeyler. Fakat ne yaptılar, Süleyman Demirel'in de araya girmesi ile birlikte 48 tane milletvekilini istifa ettirerek Refah Yol iktidarını yıkmak için çalıştılar” dedi. 



“HER AN UYANIK OLMAK ZORUNDASINIZ”

28 Şubat'ın pek çok kişiyi mağdur ettiğini belirten 28 Şubat Platform Başkanı Arif Çelenk, “60 İhtilali’ni yaparken Menderes'in koluna girerek onu idam sehpasına götüren üsteğmen, 28 Şubat'taki Jandarma Genel Komutanı Teoman Koman'ın ta kendisiydi. 80 İhtilali’ni yapan Kenan Evren'in emir subayı 28 Şubat'ın üst devreden bakan komutanlarından Çevik Bir'di. Geçtiğimiz gün Ankara'da BÇG davasının 104. duruşması yapıldı. Millete üstten bakan, millet iradesine karşı balans ayarından söz eden, gidip Amerika'da fetva alıp Türkiye'ye dönüp tankların yürütülmesinde ana müsebbibi olan Çevik Bir, davada diyor ki; ‘Benim de anam kapalı. Hiçbir zaman başörtülülere karşı bir şey yapmadık.’ Mahkeme salonundaki başörtülü avukatlara ve başörtülü müştekilere karşı yüzü kızarmadan bunu diyordu. Türk milletinde İslam şuuru ve Türklük kültürüne bağlı olarak ümmetin ve milletin sorumluluğu olduğu ölçüde ehli küfür hep bize saldıracaktır. Adı 15 Şubat olacaktır, 28 Şubat olacaktır, adı Afrin olacaktır. Onun için her an uyanık olmak zorundasınız” diye sözlerine son verdi. 

“28 ŞUBAT’IN TETİKÇİSİ AMERİKA'DIR”
28 Şubat sürecinde Yeşil İmam Hatip Lisesi’nde 12. sınıf öğrencisi olduğunu belirten, 28 Şubat Platform Üyesi Gülsüm Macit Süslü, “O dönemde bir lise öğrencisi olarak anlamlandıramıyordum. Bir şeyler yaşanıyor ama ne siyasi, ne sosyal, psikolojik boyutunu bilmiyorduk o zaman. Üniversitelerde bir takım olaylar başladı, kamuda başladı öğretmenlerimize sirayet etti. Biz imam hatibi tercih ederken başörtülü okuyabilmek için tercih ettik. Önümüze sunulan başka alternatifler varken şahsi olarak tesettürümüzle hem inandığımız değerleri yaşayabilelim, hem de ilim alalım kendimizi yetiştirelim diye. Ama gelin görün ki bir gün imam hatibin de kapısına dayandılar ve başörtülü okuyamayacağımızı söylediler. Bize bu okulda da yasaklanacağına dair söylentiler geldiği zaman 'ona da cesaret edemezler' demiştik. Ama bu süreci sonradan okuduğumuz zaman şunu gördük ki 28 Şubat post modern darbesi, azmettiricisi askeri kanat olsa da tetikçisi Amerika'dır” dedi. 
EYAD Bursa’nın ilk programı Öneş’in konuklara çiçek takdimiyle son buldu.

Kaynak : ÖZLEM ATAÇ / ÖZEL HABER
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat