GÜLKADER, GADEM’den eğitim aldı

Bursa 9 Aralık 2017 10:27
Videoyu Aç GÜLKADER, GADEM’den eğitim aldı
A
a

Gülyüzlü Kadınlar Eğitim Kültür Ve Dayanışma Derneği (GÜLKADER), Gençlik ve Aile Destek Merkezi (GADEM) ile uyuşturucu konusunda bir bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdi. 


GÜLKADER, Ördekli Kültür Merkezi’nde GADEM ile bir araya gelerek uyuşturucu konusunda bilgilendirme toplantısı yaptı. GADEM görevlilerinden Sosyolog Hülya Özkan Timur, Uzman Psikolog Merve Nalçacı ve Sosyolog Gökhan Öztürk uyuşturucu bağımlılığı, etkileri ve ailelerin çocuklarında bunu nasıl fark edebilecekleri konularında, GÜLKADER üyelerine bilgi aktardı. Toplantıda ilk sözü alan Sosyolog Gökhan Öztürk, bağımlılığın nasıl olduğunu anlattı. Sosyolog Öztürk, “Zihinsel süreçte etkileme durumu var.

Dopamin ve serotonin denen hormonların salgılanması ve kimyasal olarak değişimlerin olmasıyla bağımlılık gelişiyor. Bu kişiden kişiye değişiklik gösterir. Bir kişi 3 seferde bağımlı olurken, bir başka kişi tek seferde bağımlı olur. Kişisel özelliklere ve karaktere göre bunlar değişkenlik gösterir. Özellikle 13-15 yaş grubundaki çocuklarda bunu çok fazla görüyoruz. Bu dönem çocuklarımızın tam heyecanlı, deli çağlarında, arkadaş çevresiyle çok yakın olduğu zamana denk geliyor. Ergenlik çağında aileden çok arkadaş çevresi etkili. Böyle olunca da arkadaşının sigara, alkol, uyuşturucu kullanıyor olması, çocuğun madde kullanması için en büyük sebep haline geliyor” dedi.



“1 BUÇUK MİLYON BAĞIMLI VAR”

Bağımlı tanısı konulması için bazı kriterler olduğunu söyleyen Öztürk, “Düzenli olarak madde alma ihtiyacı duyulması, fiziksel olarak yoksunluklar yaşanması, işte, ailede, çevrede kurulan ilişkilerde sıkıntılar yaşanmasına rağmen devam edilmesi, madde kullanımı için gün içerisinde sürekli zaman harcanması olarak tanımlanabilir. Bu bir hastalık olduğu için psikiyatri hekimleri tanı koyuyor. Türkiye’de 2011 yılında yapılan araştırmalar, uyuşturucu kullanımında yaş ortalamasının 13 olduğunu göstermiş. Bu oran günümüzde daha da düşmüş olabilir. 2011’deki araştırmaya göre Türkiye’de 15 ile 65 yaş grubundaki deneme oranları yüzde 2,7’dir. Bu yaş grubunda 52 milyon insanımız var. Bunların yüzde 2,7’si de 1 bucuk milyon insan yapıyor. Türkiye’de çok fazla bağımlı var ancak biz görmüyoruz veya gözlerimizi kapatmış durumdayız. Şizofreni madde kullanımına bağlı olarak ciddi oranda artmaya başladı. Bu maddelerin bazıları beyni eriten özelliğe sahip ve bıraktıktan sonra uzun süreli tedavi ve kullanmamak gerekiyor, eski halini alamayacak çünkü beyin hücreleri yenilenmiyor ancak toparlanabilme şansı var. Sorunumuz bağımlılar değil bağımlılık. Hepimiz bağımlı veya bağımlı yakını olabiliriz” dedi.

SİGARA KULLANANLAR MADDE KULLANMA YATKIN
Daha sonra sözü alan Uzman Psikolog Merve Nalçacı, uyuşturucu türleri konusunda bilgi verdi. Uzman Psikolog Nalçacı, “Uyarıcı ve uyuşturucu iki türlü madde var. Uyarıcıların özellikleri; günlerce uyutmuyor, hareketlilik, gevezelik boyutunda konuşkanlık, iştahsızlık, göz bebeklerinde büyüme, küçülme, kilo kaybı, diş etlerinde çekilmeler, kas ağrıları, vücutta yaralar, dişini sıkarak konuşma, gözaltı morlukları. Uyuşturucular ise sarhoşluk, çok fazla uyuma, ayılamama, bayılıp kalma, hareketsiz kalabiliyorlar, kaslarını kontrol edemez hale geliyorlar. Etkileri, maddenin cinsine göre değişebiliyor. Ayrıca sigara kullananların madde kullanma ihtimalinin 9 kat fazla olduğu tespit edilmiştir” dedi. 



“EN AYIRICI ÖZELLİK: KİŞİSEL TEMİZLİK”

Sosyolog Hülya Özkan Timur ise aileler çocuklarının bağımlılıklarını nasıl anlayacaklarını şöyle anlattı: “Ailelerin bunu fark etmek için çok iyi bir gözlen yapmaları gerekiyor. İlk olarak çevrelerindeki değişiklik. Eski arkadaşların yerini yenileri alıyor. Sizin senelerce şahit olduğunuz, evinize gidip gelen, belki ailecek görüştüğünüz kişilerin yerini yenileri alıyor ve genellikle onların bir adı oluyor. Bir arkadaşla buluşacak oluyor ve siz o çocuklarla belki hiç tanışmıyorsunuz. Duygu durumları sürekli değişiyor, ya çok üzülüyorlar, 5 dakika sonra kahkaha atıyorlar, evde zaman geçirmiyorlar, aileden uzaklaşıyorlar. Aileyle vakit geçirdiklerinde aile durumu fark edecek diye içlerine kapanıp odlarından çıkmıyorlar. Evde yalnız kalmak istiyorlar rahatça madde kullanabilmek için, tuvalette uzun süre kalıyorlar. Aslında bu özellikler ergenlik çağındaki kişilerle çok benzer özellikler.

En ayırıcı özellik kişisel bakımlarında müthiş bir kayıp oluyor. Aylarca banyo yapmama, diş fırçalamama, saç, baş, vücut temizliğine özen göstermeme, ama ergen çocuklarımız saçına başına özen gösterir, zaman ayırır. Şeker denilen bir madde var 12 yaşlarındaki çocukların çok kolay kandırılabileceği maddeler. Renkli desenli çeşitleriyle çocukları çok kolay kandırıp, 2 kez ‘şeker’ verdikten sonra çocuklar çok kolay bağımlı yapılabilirler. Ampul, parfüm şişesi gibi cisimler bulduklarında tehlike çanları çalıyor demektir. Fiziksel olarak, gözde kanlanmalar, gözle ilgili hiçbir sıkıntısı olmadan göz damlası kullanımı, çok fazla naneli sakızlar, şeker tüketmek, yazın uzun kollu kıyafet giyimi, çok abartı ve aşırı derecede tatlı yemesinden şüphelenin. Kavanoz kavanoz bal yemek gibi. Çok fazla para harcıyor ve paranın nereye gittiğini bilmiyorsanız, aileler bu davranışları hep gözlemlemeli” dedi. 

Kaynak : NAZLI KURTGEL / ÖZEL HABER
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
duyurular DUYURULAR



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat