KESTEL BABASULTAN KÖYÜ

Bursa 23 Mayıs 2018 17:35
Videoyu Aç KESTEL BABASULTAN KÖYÜ
A
a

Geyikli Baba Hazretleri, Anadolu’ya Azerbaycan’dan gelmiş bir derviştir. Geyikli Baba, İnegöl yakınlarında yer alan ve türbesinin bulunduğu Babasultan Köyüne yerleşmiş ve tıpkı kendisi gibi müritleriyle birlikte geyiğe binip Bursa’nın fethine katılmışlardır.

Geyikli Baba ( Baba Sultan ) Hazretleri
 
 
Bursa’dan İnegöl’e giderken tabelasını gördüğümüz, az da olsa hikayesini bildiğimiz, köye de ismi verilen bir evliya var. Geyikli Baba yada Baba Sultan adıyla bilinen evliyayı tanıyacağız.
Geyikli Baba yada Baba Sultan, miladi 1275 – 1350 yılları arasında yaşamış, Osmanlı Devletinin kuruluşunda maneviyatı ve cesareti ile tanınmış gazi ve dervişlerden biridir. Geyikli Baba insanların vermiş olduğu isimdir, asıl adı ise Hasan olduğu, aynı zamanda yaşadığı Yunus Emre’nin manzumesinden bilinmekte. Diğer bir ismi de Bursalı İsmail Beliğ’in bildirdiğine göre Ulvi Baba’dır. Yunus Emre’nin verdiği Hasan ismi daha doğru olduğu kabul edilmektedir.
 
Geyikli Baba Hazretleri, Anadolu’ya Azerbaycan’dan gelmiş bir derviştir. Geyikli Baba, İnegöl yakınlarında yer alan ve türbesinin bulunduğu Babasultan Köyüne yerleşmiş ve tıpkı kendisi gibi müritleriyle birlikte geyiğe binip Bursa’nın fethine katılmışlardır.
 



Turgut Alp, burada karşımıza çıkıyor. Geyikli Baba Hazretleri ile çok samimi olarak görüştüğü ve hatta Geyikli Baba’nın müridi olduğu rivayet ediliyor. Turgut Alp, Orhan Gazi’ye Geyikli Baba’dan bahsetmiş ve menkıbeleri dinleyen Orhan Gazi, Geyikli Babayı görmek için huzuruna davet etmiş ama Geyikli Baba bu davete itibar etmemiş, ayrıca “Sakın Sultan da bana gelmesin” diye de haber göndermiştir. Zamanın hükümdarı Orhan Gazi bu sözün hikmetini merak edip sordurunca tarihi cevapla cevabını almış.
 
“Dervişler basiret ehlidir, yerli yerince hareket etmeleri zaruridir. Aksi halde İstikametten saparlarsa duaları kabul olmaz. Sizlerse, ümmetin emanetçilerisiniz. Bu durumda sizler, serhat askeri, bizlerde dua askeriyiz. Zaferler, dua askerleriyle serhat askerlerinin müşterek gayretleri neticesinde elde edilir. Bu muvaffakiyete ulaşma istikametinde serhat askerleri, nasıl harp ilmiyle cesaretle donanımlıysa, dua askerlerinin de, dünyaya meyil ve muhabbetinden uzak tutulmaları gerekmektedir. Korkarım ki benim sizin yanınıza gelişimle vaki olması muhtemel olan atıyye ve ikramlar, dervişlerimizin kalplerine dünya muhabbeti sokar ve ahiret muhabbetini azaltır. Böylece siz de, biz de zarar görürüz. Sultanım bilesiniz ki, ancak vakti gelince görüşmemiz mümkün olacaktır inşallah” der.
 
Sonra Geyikli Baba Hazretleri, Bursa’ya gelir ve Orhan Gazi’nin saray avlusuna bir çınar diker ve diktikten sonra İbrahim Suresinin 24. ayetini okur. Ayetin meali “Kökü sabit, dalları ise göklerdedir” anlamında ki gizli manalar, devletin bu ağaç gibi kök salacak, dalları çok uzaklara ulaşacak, evlatları Din-i İslam’a çok hizmet edecekler, duasını eder ve makamdan ayrılır. Zamanla görüyoruz ki, Geyikli Baba’nın diktiği ağacın ulu bir çınar olması ve Osmanlı evlatlarının İslam’a hizmetleri, duanın kabul olduğuna şahitlik ediyoruz.
 
Orhan Gazi, Geyikli Baba Hazretlerine gönlünden bir hediye olarak İnegöl ve çevresini teklif eder, ancak Geyikli Baba, “mülk Allah’ındır, ehline verir, biz ehli değiliz” diyerek kabul etmez. Orhan Gazi ısrar eder ve bunun üzerine Geyikli Baba, verileni kabul etmediğinde kibir olabileceğinden korkar ve “Şu karşıda olan tepecikten geriye olan yerler dervişlerin avlusu olsun” der.
Orhan Gazi, Allah dostlarına hürmette kusur etmeyerek devletin temelini onlarla oluşturduğundan, Geyikli Baba’nın ikramını kabul etmesine çok sevinir ve büyük mutlulukla zatlarını ziyarete gider.
 
Osmanlı Devletinin temelinde yatan ihtişam, kuvvet ve sır belki de bununla ilgilidir.O sırra vakıf olan Orhan Gazi de Geyikli Baba’nın hayır duasını almış ve vefatından sonra ona bugünkü adıyla Geyikli Baba Türbesi olarak bilinen türbeyi ve Babasultan Camisini yaptırmış.
 
Geyikli Baba Türbesinde iki adet sanduka bulunmaktadır, bunlardan birinde Geyikli Baba Hazretleri, diğerinde de Germiyanoğulları’ndan saltanat sahibi bir kimse iken saltanatı terk edip Geyikli Baba’nın hizmetine giren bir Allah dostunun mezarı olduğu söylenmektedir. Bu da gösteriyor ki, Geyikli Baba’ya gösterilen itibarın dünyalık makam ve mevki tanımadığıdır.
 
Türbenin bahçesinde Doğu Çınarı olarak bilinen bir çınar ağacı Geyikli Baba Hazretleri tarafından dikilmiştir ve yaşı 700 yılı aşkın olduğu düşünülüyor. Bu çınar ağacının boyutları ise çapı 3,75 metre çevre 11,50 metre boyu ise 24 metredir. Bursa’nın imparatorluk sembollerinden kabul edilen çınar ağacı, Uludağ’ın eteklerinde bulunan İnkaya köyündeki çınar ağacından bile 120 sene daha eski bir tarihe sahiptir.
 
Geyikli Baba Türbesinin arkasında bir de ufak bir mezarlık vardır. Bu mezarlıkta sanırım çeşitli zamanlarda dünyasını değiştiren şehitler yatmaktadır. Bir diğer ihtimal de hem Geyikli Baba zamanında hem de sonrasında dergahta hizmet etmiş kimselere aittir.
Geyikli Baba Türbesi, İnegöl Yolu üzerinde Bursa’nın Kestel İlçesine bağlı bir köyde bulunmaktadır. Türbeye Bursa’dan İnegöl’e gidilirken yolun sağına sapılarak gidiliyor. Babasultan Barajını geçtikten sonra biraz daha ilerleyince karşımıza çıkan ilk köy olan Babasultan Köyünde bulunmaktadır. Tahminen karayolu üzerinden 5-6 kilometre içeride bulunmaktadır.
 
 



Geyikli Baba’nın çınar fidanları bugün hala dimdik ayakta
Toprağı vatan kılmak, orayı işlemekten geçiyor.  Toprağı fidanı dikmekle, insan toprağını sözle mayalayan büyük zaatlar vatan toprağını baştan sona çınarlarla süslediler.
Ayrıca, Geyikli Baba’yla derviş nasıl olur sorusuna da cevap buluyoruz. Kendisine hünkar tarafından kocaman bir şehir veriliyor, ama o, “hayır” diyor. “Hayır, bize bir zaviye inşa edecek kadar bahçe verilmesi yeter.”
Şimdi bu tüketim çılgınlığında, kaybolan kelimelerimiz. Kanaat etmek ve yeter diyebilmek. Elhamdülillah diyebilmek. Oysa günümüz insanı olarak değil bir İnegöl, bir dünya verseler, ikincisini talep edeceğiz.
Baba Sultan’ın huzurunda, tarihi ve anı bir arada yaşıyoruz. O, sanki mana diliyle hala konuşuyor. “Er kişi olun, er olun” diyor. Er olmak, sevgiden, ilimden, kanaat gerektiriyor. Sevgi dolu gönüller, ilimle aydınlanan akıllar ve sahip olduklarıyla yetinenler. Büyük evliya olmanın yolları bunlar olsa gerek.
 
 
Kaynak : HAZIRLAYAN: Hasan KARABULUT
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat