Loading...

Kuruluşundan Bugüne Ak Parti Sempozyumu

Türkiye 14 Ağustos 2018 22:00
A
a
Kuruluşundan Bugüne AK Parti Sempozyumu’na katılan Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, "Küresel krizin havasına rağmen Türkiye olarak 2017 yılını dünyanın on yedinci, Avrupa’nın altıncı büyük ekonomisi olarak kapattık" dedi.
Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, AK Parti’nin sosyolojisinin ve hukuki alt yapısının konuşulduğu Kuruluşundan Bugüne AK Parti Sempozyumu’na katıldı. Sempozyumda bir konuşma yapan Bakan Gül, "AK Parti Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türk siyasetinin en güçlü, en prestijli, sadece Türk siyasetinin değil dünya siyasetine de örneklik teşkil edecek bir partidir. AK Parti bütün renkleriyle bütün sesleriyle bir Türkiye partisidir. Dili ne olursa olsun, mezhebi etnik aidiyeti ne olursa osun 81 milyon bütün vatandaşlarımızı benzer hayaller ve ortak hedefler doğrultusunda buluşturan bir milli merkezin adıdır. İşte siyasetteki bu milli merkez 16 yıllık tek başına iktidar döneminde icraat odaklı politikalarıyla hep öne çıkmıştır. Bu icraatları sadece maddi kalkınma anlamında düşünmek hatalı olur" ifadelerini kullandı.

"Küresel krizin havasına rağmen Türkiye olarak 2017 yılını dünyanın on yedinci, Avrupa’nın altıncı büyük ekonomisi olarak kapattık"
"AK Parti bu ülkede sadece tüneller, köprüler yapmadı, aynı zamanda vatandaşıyla asla kopmayacak gönül köprüleri kurdu" diyen Gül, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Sayın Cumhurbaşkanımızın da söylediği gibi AK Parti devletle millet arasındaki makası birleştirdi, devletle milleti bütünleştirdi bu siyasi hareket. AK Parti sadece şehirleri birbirine bağlayan yollar da yapmadı. Aynı zamanda sonu hukukun ve özgürlüklerin korunmasına çıkan yeni ve etkili hak arama yollarını da açtı. Türk demokrasisi bu sayede güçlendi ve olgunlaştı. Cumhurbaşkanımızın ve AK Parti’nin her seçimden başarıyla çıkmasının özü, sırrı budur. Anadilde savunma, faklı dil ve lehçelerde akademik çalışma, bu dilleri özgürce öğrenme imkanı uzun yıllar sadece bir hayaldi. İşte tüm bu hayaller önce hedefe ve AK Parti iktidarıyla gerçeğe dönüştü. 16 yılda demokrasimiz güçlendi, dilimiz özgürleşti ve her alanda özgürlüklerimiz genişledi. Özetle esasen Türkiye’nin kendine öz güveni geldi. Bu özgürlük adımları kolay atılmadı. Pek çok tehdide rağmen hiçbir zorluğu mazeret görmeksizin bu zorluklar AK Parti sayesinde aşıldı. Bu süreçte terörle mücadele ederken olağanüstü hal döneminde bile milletimizin ekmeğini büyütme hedefinden milim şaşmadık. 15 Temmuz’dan itibaren yargının ve diğer kurumların vermiş olduğu bu demokrasi mücadelesi gerçekten takdire şayandır. Küresel krizin havasına rağmen Türkiye olarak 2017 yılını dünyanın on yedinci, Avrupa’nın altıncı büyük ekonomisi olarak kapattık. İnşallah 16 yıllık birikimimizle güçlü ekonomik yapımızla, demokrasimizle son günlerde özellikle kur üzerinden yapılan saldırıları da boşa çıkaracağımıza hiçbir şüphemiz yoktur. Türk milleti bin yıldır hiçbir gücün, egemenliğin boyunduruğu altına girmemiştir, bir gün bile esareti yaşamamıştır. Kıyamete kadar da bağımsız şekilde Türk milleti yaşamaya devam edecektir. Mülkiyetin ve hakların teminatı olan hukuk devleti çerçevesini koruyacak ve güçlendirmeye devam edeceğiz. Hukukun yatırımları kolaylaştıran, yatırımcıyı güven içerisinde hissettiren işlevini korumaya devam edeceğiz. Hukuk güvenliğinden de asla taviz vermeyeceğiz."

"AK Parti olarak yargı reformu alanındaki çaba ve arayışlarımızı bir reform stratejisi içerisinde hem uluslararası hukuk hem AB hukuku çerçevesinde çok nitelikli bir hale getiriyoruz"
Hukukun amacının adaleti gerçekleştirmek olduğunu vurgulayan Gül, "Adalet her şeyden önce insanı merkeze alan, insanı mutlulukla yaşatan sosyal ve siyasal bir düzen arayışıdır. Bu yüzden adalet ve kalkınmayı birbirine bağlayan ikili kalkınmanın kullanılması çok manidardır. Hızlı ve etkili işleyen bir sistem kurmak başından beri politik önceliklerimiz arasında yer almaktadır. 16 yılda yapılan da budur. Hukuk ve yargı sistemini insana hizmet eden bir araç olarak işler hale getirmek için çok önemli reformlar yapılmıştır. Bütçe iki kat artırılmış, mevzuat demokratikleşen ve insan odaklı hale getirilmiştir. Kişisel verilerin korunması, çocuk hakları, kadınların pozitif ayrımcılık hakkına sahip olması, sendikaların özgürlüklerinin genişletilmesi, kam görevlilerine toplu sözleşme hakkı verilmesi, siyasi özgürlüklerin genişletilmesi gibi onlarca yüzlerce konuyu atılan adımlar olarak saymamıza imkan var. Türkiye’deki hukuk sisteminin yasal ve yapısal dönüşümünde kuşkusuz 16 Nisan referandumu en önemli milattır. Sadece 16 yılın değil, siyasi tarihimizin bu en büyük reformuyla Türkiye’nin ihtiyaçlarına cevap verebilecek yeni bir sistemi milletimizin kararıyla hayata geçirdik. Bu tarihi reform devlet iktidarıyla millet arasındaki gerilimleri ve tarihsel çelişkileri aşmanın fırsatına dönüşmüştür. Bu anayasa değişikliğiyle sivil yargı, askeri yargı ayrımı da sona ermiştir. Böylece tartışması on yıllara uzanan yargı ikiliği meselesi de AK Parti ve milletimizin desteğiyle sona ermiştir. 1 Ocak itibariyle bilirkişilik sisteminde çok önemli bir reform gerçekleştirdik. Bu reformu yakından izliyoruz. Yargının hızlanmasına çok önemli katkıda bulunacaktır. Elektronik tebligatı yaygınlaştırmak da öncelikli hedeflerimiz arasında. Böylece 40 milyon adli tebligatın yaklaşık 28 milyonunu elektronik tebligatla yaparak yargının hızlanmasını önümüzdeki dönem için bekliyoruz. Sadece işçi işveren davalarında geçtiğimiz yıla oranla 6 aylık dönemde 75 bin dava bu ara buluculuk sistemi sayesinde açılmamış oldu. Böylece 75 bin dava, taraflarıyla birlikte yaklaşık 200 bin civarında vatandaşımız mahkemeye değil, helalleşerek bu sistemden istifade etmiş oldu. İnsan Hakları Tazminat Komisyonunu kurduk. Eğer bir dava haksız yere uzayarak sonuçlandıysa devlet olarak biz bunun bedelini vatandaşımıza ödeyeceğiz dedik ve bu sitemi kurduk. 3 Eylül’de bunun ilk adımını atacağız. Hakim ve savcılarımızla ortak çalıştık. Böylece temel yaklaşımımız güven veren adalet sistemini bir an evvel inşasını tamamlamaktır. Özellikle boşanmış eşler arasında yaşanan ve kadına şiddetin temelini oluşturan ve her iki tarafı mağdur eden nafaka sistemiyle ilgili tarafları bu konuda mağdur etmeyecek düzenlemeyi Aile Bakanlığımızla birlikte çalışarak nihayete erdirmek istiyoruz. Sulh yolunun genişlemesini ve dava dışı alternatif yolların artırılmasında elbette hedefliyoruz. Kamu düzenini ciddi bir biçimde tehdit eden örgütlü suçlarla, toplumun huzurunu bozan hırsızlık, uyuşturucu gibi suçlarla daha etkin mücadeleyi de bu dönemin ana başlıkları arasında ifade edebiliriz. Hakim savcılar gibi yargılamanın savunma tarafını temsil eden en önemli unsur olan avukatlarımız için de niteliğini artırıcı şekilde bir avukatlık sınavını önümüzdeki dönem için çalışmalarını başlattık. Avukatlık mesleğini de böylece niteliğini artırmayı hedefliyoruz. AK Parti olarak yargı reformu alanındaki çaba ve arayışlarımızı bir reform stratejisi içerisinde hem uluslararası hukuk hem AB hukuku çerçevesinde çok nitelikli bir hale getiriyoruz. Bu konuda evrensel hukukun parçası olmaya devam ederek ve bu konuda da uluslararası toplumun çok önemli bir katılımcısı olarak Türkiye bu reformlarını sürdürmeye devam edecektir. Yeni dönem yeniliklerin dönemi olacak. Vatandaşlarımızın yargıya güveni artırdığı ve yargının hızlandığı bir dönemi hedefliyoruz. Bu hedeflerimiz bizi 2023, 2071 hedeflerine ulaştıracaktır. Türkiye’nin hukukunu, özgürlüğünü artıran bir döneme adım atmış bulunmaktayız" şeklinde konuştu.
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat