2 . Yalta Konferansı ne demek?

11 Mart 2018 22:16
A
a
Yazımızın başlığında sorduğumuz soru, Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın soru su olarak tavsif edilebilir. Bu konferansın birincisi,yani ilki “Kırım Konferansı veya kod adı olan Argonaut Konferansı” ismiyle de anılmaktadır. Bu 1. Yalta Konferansı’na katılan devletler: ABD Başkanı Roosevelt, İngiliz Başbakanı Churchill, SSCB Başkanı Stalin olup, 1. Yalta Konferansı’nın Toplanma Amacı: 2. Dünya
Savaşı sonrasındaki barışın esaslarını belirlemek, yeni bir düzen oluşturmak. Bu 1. Yalta Konferansı'nda alınan kararlar aşağıda verilmiştir :
– Birleşmiş Milletlerin kurulması için San Francisco’da bir konferans
düzenlenecek
– Birleşmiş Milletlerin Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri veto
hakkına sahip olacak
– Birleşmiş Milletlere, 1 Mart 1945’e kadar Almanya’ya savaş ilan
eden devletler katılabilecek.
– SSCB’nin Japonya’ya karşı savaşa girmesi karara bağlandı.
Türkiyemiz, 2. Dünya Savaşı'nın dünyayı  saracağını savaşlar öncesi ve sonralarını ziyadesiyle görmüş geçirmiş bir millet ve devletin mensupları olan, tecrübe dide devlet adamlarımız daha 1935’lerde, kurucusu olduğu başta Cumhuriyet’in bânisi Mustafa Kemal Paşa olduğu halde 11/Kasım/1938’de 2. Cumhurbaşkanı seçilen İsmet İnönü de, muhtemel savaşta yer almama hususunda daha ilk fark
ettikleri anda yapılması gerekenin, bu savaşında dışında kalmakta ittifak etmiş olmalarıydı. İstiklal harbimizin diğer kahramanlarının bir haylicesi 2. Abdülhamid mekteplerinin vatana yetiştirdiği nesiller
Almanya muhabbeti taşıdıkları herkesin bildiği husustan idi. Nitekim kimi kumandanlarımıza çengel atma planları, şahsi dostluklarına güvenerek,ülkemizin Almanya tarafında savaşa duhul etmelerini isteyen şaka veya ciddiyetle yapılan teklifler, ima etmeler, yüz bulunanına maddi teklifler yapanlar olduğu söylendiği vakidir.
Ne var ki, devrin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ülkeyi dört yıl süren savaş zamanında savaşın dışında tutma hususunda 22 yıllık genç Cumhuriyetimizi savaşın içine dalmaktan muhafazada başarılı oldu. Ta
ki, 23/Şubat/1945 tarihinde konferansta masada olabiliriz ümidiyle Almanlara savaş açmayı faalihayrsaydılarsa da, Stalin’in bu samimiyetsiz addettiği savaş ilanının gayrikabulu ağır bastı ve masaya alınmayarak dolaysıyla da bir müessiriyetimiz vaki olmadı.
 
İKİNCİ YALTA KONFERANSI : D-8 VE G-7’LER YUVARLAK MASA TOPLANTISI
Erbakan Külliyatı adlı pek kıymetli eserin 4. cildinin 452. sayfasında yukarıdaki başlık altında Prof. Dr. Necmettin Erbakan şöyle diyor : “Şayet 54. Hükümetimiz bir yıl daha devam etseydi Haziran 1998’de D-8 ve G-7’lerle yuvarlak masa toplantısı yapılacaktı. Bu hususta batılı ülkelerin hükümet başkanları ile yapılan hazırlık çalışmaları ile gerekli mutabakatlar tesis edilmişti. (Grup Almanya, ABD, Birleşik
Krallık, Fransa, İtalya, Japonya ve Kanada olmak üzere yedi ülkeden oluşmakta olup Avrupa Birliği de G7 içinde temsil edilmektedir. Üye ülkeler net küresel zenginliğin %64'ünü 263 trilyon $) oluşturmaktadırlar. M.H)
Biz, D-8 ve G-7’ yuvarlak masa toplantısını “2. Yalta Konferansı’tabiri ile tarif etmeye çalışmışız. Çünkü 2. Dünya harbinin arkasından yapılan 1. Yalta toplantısı,yeni bir dünya düzeni kurmak için "Harbin galipleri arasında” yapıldı. Yeni dünya düzeni  “Hakkı değil, kuvveti üstün tutan “Bir temele oturtuldu. Mesela Birleşmiş Milletler Konseyi Daimi Üyeleri" galip devletlerden teşekkül ettirildi. Bu zihniyet yüzündendir ki, istenen barış ve mutluluğa erişilemedi. Şimdi dünya yeni bir dönüm noktasındadır. 2. Yalta Konferansı artık D-8’lerin bayrağındaki 6 temel prensibi esas  alarak gerçekleştirilmelidir. Çünkü insanlığın mutluluğu ve kalıcı bir barış içinde yeni bir dünya,bu prensiplerle gerçekleşebilir. Bütün bu
açıklamalarımız, insanlığın, bugünkü bulunduğu noktada özlenen bir dünya için, İslam ve batı dialoğunun önemini ve zorunluluğunu ortaya koymaktadır. Görülüyor ki, beklenen ve özlenen yeni bir dünyanın kurulması artık son derece kaçınılmaz bir hale gelmiştir. Şu anda batı medeniyetinin takındığı tavır ve gidişatla bu ihtiyacın karşılanması mümkün değildir. Çünkü batı medeniyeti temsilcileri hala  “Savaş, çatışma, çifte standart, tekebbür, sömürü ve baskı" zihniyetlerinde yürümektedirler. Bunların yerine D-8 bayrağındaki 6 prensibin esas alınması gerekmektedir.  Muhterem okurlarım;demek ki G-7 ile D-8 arasındaki adı geçen mutabakat tatbike geçip masada buluşulsaydı bunu engelleyici faktörler yaşanmasaydı,mesela kendi siyaset dünyamız olan Milli Görüş gömleği kimilerince üzerlerinden çıkarılmasaydı, hocamızın önem verdiği 1909’dan sonraki 1997’de teessüs ettirilen D-8’ler 12 sene bir kenara itenler 88 sene sonra sağlanan bir İslam başarısını küflenmeye bırakanlarını bilmem ama zihniyetlerini Allah’ın hükmüne terk
ediyorum. Fiemanillah.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat