2. Dünya Savaşı’nda davetli olduğumuz konferanslar!

23 Kasım 2016 22:47
A
a
Yaşadığımız günlerde Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra İngiltere Başbakanı Demir Leydi NATO’nun işlevi bitti. Sovyetler Birliği dağıldı. NATO’ya bir düşman lazım o da yeşil kuşaktır! Tercüme edersek Müslümanlardır! Şeklinde bir açıklama zuhur etti. 1939’da başlayıp, 1946’da nihayetlenen 2. Cihan Savaşı’nın yeni bir dünya düzeni ihdas etmiş olmasının sonuna gelinmişti. Çok geçmeden Ortadoğu’da Saddam megalomanlığı Körfez harbini çıkarırken, ABD’nin Dışişleri Bakanı Condolezza Rice isimli bayan şöyle bir beyanla dünyayı bir iğneli fıçıya çevirdi! Beyan ettiği sözler şöyle idi: “Yirmi iki İslam ülkesini dizayn edeceğiz!”
Kimilerinin BOP dediği, biz Milli Görüşçüler’in de, BİP yani Büyük İsrail Projesi dediğimiz tasavvuratla karşılaştık. Ülkemizin Başbakanı ile galiba İspanya Başbakanı bu projenin eşbaşkanlığına adeta tayin olundular. Gerçekten de bu projeler tatbike konulduğunda, dış müdahaleler, içteki anlaşmazlıkları, iktidarları düşürmek için iş birlikçiliği kullanılır oldu. Bu, Libya’da yaklaşık kırk yıl süren şehit Kaddafi üzüntüsünü yaşattı. Milli Görüşçüler başta olmak üzere, Kıbrıs çıkarmamız zamanında merhum Kaddafi’nin tutumunu bilenlerde, pek büyük kederlere bürünmemize sebep teşkil etmiştir.
Bu izahtan sonra, İkinci Dünya Harbi’ne girmememize rağmen 17 yıllık Türkiye Cumhuriyeti 15 milyon civarında bir nüfusa sahipken, üç tanesi devlet başkanları seviyesinde olmak şartıyla on tane konferansa davet edilmişler, vakar içinde bu toplantılara icabet olunmuştur. Bu konferans ve görüşmelere dair kısa bilgileri arz etmeyi arzuladım. Fiemanillah.
Moskova Konferansı (Aralık 1941)
İngiltere ve Sovyet Rusya arasında Türkiye’yi ilgilendiren görüşmeler oldu ve Sovyetler, Türkiye üzerindeki isteklerini İngiltere’ye kabul ettirmeye çalıştılar. Bu amaçla Sovyet lideri Stalin, İngiltere Dışişleri Bakanı Anthony Eden’e  ‘on iki ada’nın Türkiye’ye verilmesini, ayrıca Bulgaristan ve Suriye sınırında Türkiye çıkarına değişiklikler yapılmasını önerdi. Buna karşılık da, Boğazlar’da isteklerde bulundu.
Casablanca (Kazablanka) Konferansı (Ocak 1943)
14-24 Ocak 1943’te Roosevelt ile Churchill arasında yapılmış ve Türkiye’nin savaşa girmesini sağlamak için teşebbüse geçilmesi kararlaştırılmıştır. 30 Ocak’ta da Churchill ile İnönü, Adana Konferansı’nda buluştular. Bu konferansta Türkiye’nin savaş dışı durumu, Türk-Sovyet ilişkilerinin son durumu, Türk ordusunun müttefikler tarafından güçlendirilmesi konuları ele alındı.
Washington Konferansı (Mayıs 1943)
Roosevelt ile Churchill arasında Kuzey Afrika cephesinin tasfiyesi üzerine alınacak yeni tedbirleri görüşmek üzere 12-26 Mayıs 1943 günlerinde toplandı. Türk hava alanlarının kullanılması söz konusu oldu. 
Quebec (Kebek) Konferansı (Ağustos 1943)
İngiliz ve Amerikan Genelkurmayı arasında Kanada Quebec’de yapıldı. Türkiye’nin durumu yine söz konusu oldu, İngiltere ve Amerika, Türkiye’nin bu tarihte savaşa katılmasının gerekli olmadığına karar verdiler. 
Moskova Konferansı (19 - 30 Ekim 1943)
Moskova’da Dışişleri Bakanları düzeyinde toplanan, Tahran Zirvesi’nin hazırlığı niteliğindeki, II. Dünya Savaşı’nın yürütülmesinin yanı sıra savaş sonrası düzen ile ilgilenen konferanstır. Sovyet, İngiliz ve Amerikan dışişleri bakanları arasında yapıldı. Ruslar, Türkiye’nin savaşa girmesinde ısrar etmişlerdir.
 
 
 
Kahire Konferansı (Kasım 1943)
Eden-Menemencioğlu görüşmesi; Moskova’dan dönen İngiltere Dışişleri Bakanı Eden, Türkiye Dışişleri Bakanı Numan Menemencioğlu’yla görüştü. Türkiye’nin yılsonuna kadar savaşa katılmasını istedi. Türkiye öneriyi reddetti. 
Tahran Konferansı (28 Kasım - 1 Aralık 1943):
Roosevelt, Churchill ve Stalin arasında yapıldı. ABD, İngiltere ve Sovyet Rusya arasında görüşülen konulardan biri yine Türkiye’nin durumuydu. Türkiye’nin savaşa girmesinin zorunlu olduğunun Kahire’ye davet edilerek İnönü’ye bildirilmesi kararı alındı.
II. Kahire Konferansı (4 – 6 Aralık 1943):  
İnönü, Roosevelt ve Churchill İkinci Kahire Konferansı’nda bir araya geldiler. Müttefiklerin ağır baskısı karşısında İnönü, prensip olarak savaşa katılmayı kabul etti. Ancak gerekli yardım yapılmadan Türkiye savaşa girmeyecekti.
Savaşın Son Yılları
-Müttefikler, 6 Haziran 1944’te Fransa’nın Normandiya plajlarına çıkarma yapmaya başladılar.
-Müttefikler, 24 Ağustos 1944’te Paris’e ve 3 Eylül 1944’te de Brüksel ve Amsterdam’a girdiler.
-Müttefikler, Eylül 1944’te Alman topraklarına girdiler.
-Ruslar, Doğu Cephesi’nde genel bir taarruza geçerek Balkanlara ve Orta Avrupa’ya girdiler.
-İtalya’nın çökmesinden sonra Balkanlar’da komünizm egemen olmaya başladı. Sovyet Rusya Balkanlara girdikten sonra Romanya, Bulgaristan, Macaristan ve Yugoslavya ile antlaşmalar yaptı. Balkanların Rus işgaline girdiğini gören İngiltere, Sovyetler’den önce davranarak Yunanistan’da duruma hâkim oldu. Arnavutluk da komünistlerin yönetimi altına girdi.
-1945 yılının başlarından itibaren Müttefik Devletler artık savaşı kazanacaklarını görüyorlardı. 4 – 11 Şubat 1945 tarihleri arasında Amerika, İngiltere ve Sovyet Rusya arasında Kırım’da Yalta Konferansı yapıldı. (Liderler; Stalin, Churchill ve ağır hasta olan Roosevelt idi.)
Devam edecek..
 
1000
icon
Hikmet alb 23 Kasım 2016 23:48

DEĞERLİ HOCAM YAKIN TARİHİMİZDE UNUTTUĞUM BİR ÇOK BÖLÜMÜ HATIRLATTINIZ SAĞ OLUN BURADAN OLAYI NEREYE GÖTÜRECEĞİNİZİ MERAK EDİYORUM SAYGILAR

0 0 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat