Serkan Ömer Abbasigil

36. Kurultay'ın ardından CHP'de aynı tas aynı hamam

5 Şubat 2018 22:01
A
a
CHP'nin 36. Kurultayı, toplumun beklentilerini karşılayamadan tartışmaları da beraberinde getirerek sona erdi. Genel Başkan Kılıçdaroğlu, delegelerin desteği sayesinde yeniden genel başkanlık koltuğuna oturdu. Rakibi Muharrem İnce ise kurultayda etkili bir konuşma yapması ve üyelerin desteğini almasına karşın; partideki delegelerin yeterli desteğini alamadığı için 2. kez Kılıçdaroğlu'na karşı kaybetti. Kurultay öncesinde delegelere baskı yapıldığı iddiaları ile gergin geçmesi beklenilen Kurultay'da, adaylık için mükerrer imza atıldığına yönelik haberlerin medyaya yansıması ile gerilim daha da arttı. Kurultay sırasında da partililerin bir kurultay heyecanı yaşamadıkları, moral motivasyonlarının düşük olduğu ve gençlerin de partiden gelecek adına beklentilerini karşılama ümitlerini yitirerek uzaklaştığı görüldü. Seçimin ardından delege sisteminin yoğun bir şekilde tartışılması ve parti tabanı ile üst yönetim arasındaki kopukluğun derinleşmesi 2019 yılında yapılacak olan seçimlerin öncesinde CHP'yi zor bir duruma düşürdü.
            Kemal Kılıçdaroğlu, kurultay konuşmasında Türkiye'nin eğitim, ekonomi, dış politika ve demokrasi sorunlarını dile getirmesine karşın etkin çözüm önerisi sunamadı. Kılıçdaroğlu, Afrin'de terör örgütlerine karşı yapılan operasyonda Türk Ordusu'nu selamlayarak ve operasyona destek vererek partisine yönelik eleştirilere karşı cevap verdi ve kurultayda normal zamanların aksine daha milliyetçi söylemlerde bulundu. Kılıçdaroğlu, CHP'nin  kuruluş felsefesine dönmesi gerektiğini söyleyenler ile yeni CHP politikalarını savunanların arasındaki tartışmalara da hiç girmedi. CHP Genel Başkanı, kurultayda milliyetçi söylemleri taktiksel olarak tercih etmiş olabilir. Zira, CHP uzun zamandır kendi kuruluş felsefesiyle uyuşmayan büyük bir değişim yaşıyor. Ulusalcı çizgideki Ümit Kocasakal'ın başkan adaylığı için gerekli imza sayısını sağlayamaması da bu değişimin önemli göstergesi. Önümüzdeki süreçte CHP'nin içerisindeki ulusalcı/anti emperyalist seçmenin giderek uzaklaşması sonucu HDP ile CHP'nin yakınlaşma süreci hızlanabilir. Parti içindeki muhaliflerin değişim için artık umudunun kalmaması bu süreci daha da hızlandırabilecektir. Kılıçdaroğlu, CHP oylarının İYİ Parti'ye veya Vatan Partisi'ne kayışını mevcut politikalar ve kadrolar ile nasıl engelleyecek merak konusu. Kılıçdaroğlu, parti içinde görev almayı hedefleyen ve bu nedenle kendisine destek verenlerin oyu ile genel başkan seçilmesine karşın; bundan sonraki süreçte parti tabanı ile üst yönetim arasındaki kopukluğu gidermek için büyük bir çaba harcamak zorunda kalacak. Ayrıca genel merkezin, Muharrem İnce'nin parti tüzüğünde değişiklik yapılması gerektiği yönündeki eleştirilerini nasıl hayata geçireceği de merak konusu.
            Muharrem İnce, her zamanki gibi kitleleri coşturan iyi bir hatip özelliği ile kurultaydakilere en coşkulu anları yaşattı. Özellikle partiye oy veren "tuzu kuruların" elini taşın altına koymadan mevcut durumdan yeterince rahatsız olmadıklarını dile getirerek; partiye emek veren üyelerin uzun zamandır rahatsızlık duyduğu bir noktayı dile getirdi. Özellikle 2 seçim üst üste kaybeden genel başkanının istifa etmesi gerektiği yönündeki söylemi salondakilerin coşkulu alkışlarıyla karşılık buldu. 2014 cumhurbaşkanlığı seçiminde aday gösterim sürecindeki yanlışları dile getirerek ve bu konuda çözüm önerisini de beraberinde sunarak 2019 seçimleri içinde yol gösterici oldu. Parti içinden geldiği için parti içi sorunları çok iyi bilen Muharrem İnce, iyi bir hatip olmasına karşın; dış politika başta olmak üzere temel sorunlara ilişkin çözüm önerilerini yeterince sunamadı. Mevcut delege sistemi ve yapısı Muharrem İnce'ye aday olabilme şansı verebilmesine karşın, genel başkanlık değişikliğini sağlayacak gücü vermiyor. Belki de partinin en büyük açmazlarından olan bu sorunu da İnce, dile getirerek diğer iki aday adayının genel başkanlık yarışına katılamamasına dikkat çekti.
            Hem Kılıçdaroğlu hem de Muharrem İnce'nin, ABD başta olmak üzere emperyalist güçlere karşı söylemde bulunmaması ulusalcı tabanı rahatsız etti. Oysa, CHP'nin kuruluş felsefesinde anti emperyalist duruş ana omurgadır. Kurultayda aday adayı olan Prof. Dr. Ümit Kocasakal'ın, "kurtuluş kuruluştadır" diyerek ifade ettiği husus görmezden gelinmiştir. Maalesef bugün gelinen noktada altı ok hedefine ulaşmamaktadır.
            Sonuçta CHP'de yine hiçbir şey değişmedi. 3 Şubatta ana muhalefetin durumu ne ise 5 Şubat sabahı da aynıydı. Yani anlayacağınız aynı tas aynı hamam. CHP tabanını mutsuzluğa sürükleyen bu durum diğer partileri hiç de mutsuz etmemiştir sanırım. Gençlik, artık salı gününden salı gününe beklemekten sıkıldı hatta ümidi de kesmiş olabilir... Ancak yine de Türkiye'deki hiçbir partide olmayan demokrasi sadece CHP'de var. Hem partililer hem gazeteciler özgürce hiçbir otosansür uygulamadan çok rahat bir şekilde partiye yönelik eleştirilerini sıralayabilmektedir. Çünkü kurucu parti olan CHP, geçmişte kendi iktidarından demokrasi uğruna vazgeçerek Türkiye'yi çok partili hayata geçirmiştir.
 
 
 
1000
icon
ibrahim oca 7 Şubat 2018 13:25

Bravo kardeşim.Final bölümünde(Ancak yine deTürkiye'de)diye başlayan bölümden itibaren yapmış olduğun yorumu komşun Pınar AYDIN hanım efendi umarım okur ve kendi kendinde iken vicdan muhasebesi yapar.Taraf olmak başka bir şey objektif olmak özellikle kamuyu bilgilendirme gibi kutsal görevi olan sizler için başka bir şey.Yorumuna saygılar.

0 0 Cevap Yaz
Ergün 6 Şubat 2018 11:39

Serkan bey; Chp isteyerek mi çok partili hayata geçmiştir ? Bu kurultayın tek faydası, parti içinde ki kadroların kürt ve alevi kökenli insanlar tarafından nasıl ele geçirildiği gerçeğinin bütün Türkiye ye ilanı olmuştur.

0 0 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat