Loading...

Ah Filistinli Ah

15 Mayıs 2018 21:50
A
a
Dünya tarihinde tam bağımsız olamamış birkaç milletten biridir Filistinliler, eğer topraklarınız medeniyetlerin geçiş güzergâhlarındaysa o topraklarda gözyaşları hiç bitmez.
Filistin Müslüman âleminin kanayan yarasıdır, istedikleri topraklarında özgürce yaşamak, ellerinde silah yok, etraflarında yardım edecek kimse de yok, Türkiye hariç.
Kudüs her zaman inançların merkezindeki kutsal yer olarak hâkimiyet savaşlarının merkezi olmuştur, Filistin halkı geçmişten günümüze rahat yüzü görmemiştir.
1516’da Osmanlı Devletinin himayesine girdiğinde 400 yıl sürecek derin sessizliğine gömüldü, rahattı, savaş yoktu ama birilerinin uzaklardan bakışları gecenin karanlığında hep görüldü. Osmanlı bölgeyi Kudüs, Gazze ve Nablus olarak üç sancağa ayırdı, sükûnet sağlandı, kutsal emanetler güvenlik altına alındı.
1914 yılında Meşrutiyet ile azınlıklara verilen haklardan dönemin Yahudileri de yararlanınca yoksul Filistin halkının elinden topraklar yüksek paralara çıkmaya başladı. Osmanlının zayıf dönemleriydi I. Dünya Savaşı’nda ağır yenilgi alınmıştı 1918 yılında Türk askeri Filistin’den çekilmek zorunda kaldı işte 400 yıllık sessizlik bu yıl bitti.  1880 – 1917 yılları arasında bölgedeki Yahudi nüfusu 24 bin civarındayken bir anda 65 bin sayısına ulaştı ve gerginlikler başlamış oldu.
1933 yılıydı, Almanya’da Nazilerin Yahudilere karşı tutumundan Filistin bölgesine göç başladı. 1938 yılına gelindiğinde yaklaşık 400 bine yakın nüfus oldu. 1937 yılında Peel Paylaşım Planı İngilizler tarafından uygulanırken Filistin Arap Devletinin kurulmasına Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk onay verirken, Faysal ailesi planı İngilizlerin isteği doğrultusunda reddetti. Filistinliler hem Araplar hem de batı tarafından kaderine terk edildi.
O yıllarda İngilizlere karşı başta Türkiye ve Kudüs Müftüsü Emin el-Hüseyni çok mücadele ettiler, Kudüs Müftüsü Türk asıllıydı. Daha sonra paylaşım planından vazgeçildi, Filistin az da olsa nefes aldı. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra, 1947 yılında Birleşmiş Milletler’in de Filistin Özel Komisyonu bölgenin ikiye bölünmesini talep etti fakat reddedilince 14 Mayıs 1948 yılında Yahudiler İsrail Devletinin kurulmasını ilan ettiler, bu karara Türkiye onay vermedi fakat Arap- İsrail savaşı başlamış oldu. Batı Şeria Ürdün, Gazze Şeridi Mısır, kalan topraklar da İsrail tarafından işgal edildi olan yoksul Filistinlilere oldu, birçok Filistinli farklı ülkelere göç etmek zorunda kaldı.
Filistin’de mücadele hiç bitmedi. 1950 yılında El- Fetih adında bir kurtuluş örgütü kuruldu, başına kod adı Ebu Ammar olan ve gerçek ismi Muhammed Abdurrahman Abdurrauf Arafat el-Kudva el-Hüseyni seçildi ve Filistin Ulusal Yönetiminin ilk başkanı oldu, dünya ve bizler onu Yaser Arafat olarak tanıdık.
1950 yılından sonra bölgede hiç huzur olmadı, dengeler devamlı değişti kazanan Filistinlilerin dışındakiler oldu.
6 Haziran 1967 tarihinde beklenmedik bir cenahtan açıklama geldi, yer İstanbul ve Devrimci gençler, “Bu savaş yoksul Arap ülkelerinin saldırgan İsrail’e karşı yaptığı bağımsızlık savaşıdır” deniliyordu, petrol sömürüsüne ve iki tarafa silah satan emperyalistlere dikkat çekiliyor son olarak “Türkiye’deki üst ve te-sisler Arap ülkelerine karşı kullanılmamalıdır” deniyordu. Üniversitelerden çok sayıda Ortadoğulu öğrenci savaşa katıldı. Aralarında Türkiye’den gidenler oldu, 18 yaşındaki Abdülkadir Yaşargün ve Mustafa Çelik iki devrimci öğrenciydi Filistin için ilk onlar şehit oldu. 19 Kasım 1968
Sonrası da geldi Cihan Alptekin, Ömer Erim Süerkan, Fadıl Hasan, Kuydul Turan, Yusuf Küpeli, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan ve Deniz Gezmiş gidenler arasında yerini aldı.
21 Şubat 1973 tarihinde Bora Gözen, Kerim Öztürk, Cafer Topçu, Ahmet Özdemir, Yücel Özbek, Ali Kiraz, Şükrü Öktü, Gürol İlban, Lübnan’ın Nahr-el Bared kampındaydılar. İsrail Deniz Kuvvetleri’ne ait savaş gemisinin bombalamasıyla şehit düştüler ve Filistin’de Enternasyonalizm ve Hakların Kardeşliği mezarlığına defnedildiler.

Filistin için bir şey yapmak istiyorsan Facebook üzerinden olmuyor Müslüman kardeşim, kınamakla da olmadığını görmüşündür.
İsrail Kudüs’ü almak için elinden geleni yapacaktır. dünya seyredecek kimse bir şey beklemesin, küresel sermaye bu bölgenin koruyucusu ve sahibi konumundadır, olan yine Filistinli kardeşlerimize olacak ve oluyor da. Bir gün medeniyet batacaksa doğduğu topraklarda batacak gibi geliyor bana, rabbim sen zalimlerin üzerinden azabını eksik etme..
Mübarek Ramazan başlıyor. Hiç olmazsa Filistinli kardeşlerimizin acısını hafifletmez ama yaşam mücadelesindeki yüklerini bir nebze de olsa azaltır, evimizin dışında yapacağınız iftarlara katılmayın harcayacağınız paraları Filistinli kardeşlerimize gönderelim ne dersiniz?
Evinizde ise iftar ve sahur sofranıza bir tabakta Filistin için koyun hesaplayın o parayı gönderelim..

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat