Aman dikkat

10 Eylül 2016 20:31
A
a
Köşe yazıma aman dikkat başlığı ile başlamış olmamın çok önemli bir nedeni var. Geride bırakmış olduğumuz Ramazan Bayramı’nın dokuz günlük tatilinden yararlanan tatilcilerin tatile gidiş ve dönüşlerinde meydana gelen trafik kazaları sonrasında yollar kan gölüne dönmüş bu kazalarda birçok vatandaşımız yaşamlarını yitirirken birçoğu da çeşitli yerlerinden yaralanmış, ulusça derin bir üzüntü yaşamamıza neden olmuştu.
Henüz bu talihsiz kazalar sonrasında meydana gelen ölüm ve yaralanmaların derin üzüntüsü belleklerimizden gitmemişken, dokuz gün sürecek olan Kurban Bayramı tatilinde de bu bayramı kutlamak için yollara düşecek olan sürücü ve tatilcilere bu üzücü olayların tekrar yaşanmaması için aman dikkat diyorum.
Bir de yurtdışına tatillerini geçirmek üzere gidecek vatandaşlarımız var.
Bu kardeşlerime de en son bir olayı hatırlatmak istiyorum medeniyetin ve demokrasinin beşiği olarak bildiğimiz Amerika Birleşik Devletleri’nde meydana gelen ve şöyle gelişen bir talihsiz olayda turist olarak bu ülkeye gezmeye giden Türk karı kocanın hava alanında uçaktan indikten sonra iki azılı kapkaççının hışmına uğramaları sonrasında eşinin çantasını kapmak isteyen bu hırsızlarla mücadele eden kocanın silahla vurulması ve ölümü.
İşte böylesi beklenmedik olayları göz ardı etmemelerini salık verdiğim yurtdışı seyahat edecek vatandaşlarımıza da aman dikkat diyorum.
 
Eski bayramlarda böyle bir tatil geleneği yoktu. Bayramlarda herkes eş dost ziyaretleri gerçekleştirir büyüklerin bayramlarını kutlar ve gönüllerini alırdı. Aileler, akrabalar bayramları fırsat bilerek birlikte olurlar ve bu birlikteliğin keyfini yediden yetmişe doyasıya çıkartırlardı.
Şimdi öyle mi ya hiç değil, dokuz gün sürecek olan bayram tatilleri bir yana iki ya da üç günlük hafta sonu tatillerini bile geçirmek üzere yaşamlarını idame ettirdikleri şehirleri bırakarak yüzlerce kilometre yol kat edip yurdun çeşitli kentlerine adeta akın ediyorlar.
Özellikle dini bayramlarımızın bir manevi hazzı ve önemi vardı eskiden, şimdi öyle mi ya sanki bu bayramlar sadece tatil yapmak için kutlanıyor.
105 yaşında vefat etmiş olan dedemin uzun yıllar önce bana anlatmış olduğu bir anısını sizlere aktarmak istiyorum. Rahmetli annemin babası yani dedem Ali Kır, Balkan savaşlarında savaşa katılmış ve daha sonra yapılan anlaşmalar sonrasında Bursa’ya göçmen olarak ailesiyle birlikte gelmiş. Daha çok anı var ama uzatmadan asıl konuya geleyim.
Dedem bir bayram ziyaretimde bana çocukluğunda Bulgaristan’daki, bayramlardan bir tanesini şöyle anlattı.
Biz Bulgaristan’da yokluk içerisindeydik ancak bayramların önemi çok başkaydı, bayram öncesinde her evde hazırlıklar yapılır, yemek ve tatlılar yapılırdı. Tüm komşular birbirlerinin bayramlarını kutlar, hediyeler verilirdi. Ben de dedemin ve anneannemin bayramlarını kutlamak üzere Sofya’dan Kırcaali kasabasının köyü olan Torbalı’ya gitmiştim.
O köyde adet çocuklar bayramlarda ev ev dolaşarak bayram kutlaması gerçekleştiriyorlar, ben de aralarına katıldım ve hiç tanımadığım ailelere bayram kutlamasına gitmiştim.
Sonunda bir baktım ki ceplerim şeker ve parayla dolmuş. O yıllarda çocuklar için böylesine eğlenebilecekleri ne bir oyun parkı ne de oyuncaklar vardı.
Ben de şekerleri yedim, paralarımı da anneme saklaması için vermiştim.
İşte eski bayramlar böyle kutlanır dost akraba ziyaretleri böyle yapılırdı şimdi öyle mi keşke yine öyle olsa diyorum bayramınızı yürekten kutluyor ve hiç kazasız bir tatil yapmanızı yürekten istiyorum.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat