Amerikan Tarihi X

4 Ağustos 2018 21:43
A
a
ABD teknolojik üretimde söz sahibi oldu. Bugün silah sanayiinde, ilaç sanayiinde en önde gelen ülke olmayı başardı. İkinci Dünya Savaşı’nda yıkılan Avrupa’yı yeniden inşa ederken, zayıf ülkelere yardımlar yaparken para birimi olan doları kullanmayı başardı. Dolar verdi, dolar istedi. Parasını söz sahibi yapabildi. Bugün ABD’nin yeşil banknotlarının geçerli olmadığı bir coğrafya yok. Denizaşırı ticarette başarılı oldu. Sistemini kurarken, ‘yık yeniden yap’ modelini değil, ‘bana lazım olanı alırım, gerisini geride bırakırım’ modelini benimsedi. ABD hiç erken seçim yapmadı. Büyük krizlere rağmen ayakta kalmayı başarabildi. Belki de ABD’nin kriz addettiği süreçteki ekonomik gücü birçok ülke için hayaldi.
NE İSTİYOR?
ABD, Trump’la beraber, dünyada tek hakim güç olduğu, küreselleşme dalgalarının henüz ilk seviyelerinde olduğu günlerine dönmek istiyor. Bu dönemlerde internet gibi bir organ yoktu. Bugün dünyanın diğer ucundan anında aldığımız haberlerin hayali dahi yoktu. Şüphesiz her Amerikan başkanının olduğu gibi Trump da önemli bir aktör. İnönü, “Yeni bir dünya düzeni kurulur, Türkiye yerini alır” demişti. İnönü’nün Bush’tan daha önce gündeme getirdiği ‘yeni dünya düzeni’ kuruluyor.
İSRAİL MESELESİ
ABD İsrail’le hiç uzak olmayan ilişkilere sahip. Bu 9 milyonluk ülkenin yaklaşık 5 milyon soydaşı da ABD’de yaşıyor. Kudüs konusunda alınan karar, verilen destek malum. Uzmanlar ABD’nin tek müttefikinin İsrail olduğunu söylüyor. İsrail’in coğrafyadaki yalnızlığı için iyi bir partner. ABD’nin bundan ne kazandığını ise göremiyoruz. Amerika’nın kuruluşundan itibaren büründüğü tanrısal seçilmişlik ile İsrail’in iddia ettiği seçilmişlik ise birebir örtüşüyor. Ne kadar hiçbir şey ispat edemesek de bu müttefikliğin din temelli olduğu görülüyor. Türkiye için, denizci bir ABD askerinin kollarındaki sevgili yorumu yapılmıştı. Galiba İsrail Türkiye’den rol çalıyor.
11 EYLÜL
Kırılma noktalarından biri. ABD’yi Afganistan müdahalesine götüren, “ABD kendi kendini vurdu” yorumlarına sebep olan olay. Usame Bin Ladin diye bir adam vardı, “Uçaklar binalara çarpsa ne kadar etkili bir terör eylemi olurdu” diye düşündü ve olay vuku buldu. Sayıları 20’nin üzerinde olduğu söylenen El-Kaide militanlarının uçağa nasıl binebildiği ise muamma. ABD bu saldırıyla askeri operasyonlara başladı. Afganistan’a, Irak’a bizzat müdahalelerde bulundu. Sonradan ise, artık sahada olmayacağını belirterek sadece bazı gruplara destek verme moduna geçti. YPG bir örnek. Bölgede çok daha fazla cambazın oynadığı ise bir gerçek.
ŞİMDİKİ AMERİKA
ABD umudu kesmiş olmalı. Orta Doğu’da yapılan operasyonlar, harcanan paralar bir şey getirmedi. Belki İsrail’in güvenliği konusunda kazanımlar elde edildi. Çünkü eğer bölgede bir yara kanayacaksa, sizin yaranız olmamasını tercih edersiniz. ABD’nin yönetiminde başkanın büyük bir rolü olmadığı söylenir. ABD dış politikası Cumhuriyetçiler ve Demokratlar arasındaki nüans farkları dışında sabittir denir. Trump’ın Meksika sınırına örmeyi düşündüğü duvar sadece bir duvar değil. ABD duvarla artık aleyhine de işleyen bir trafiğin önüne geçmek istiyor. ABD kaybetmekten korkuyor. Fakat şöyle görünüyor ki; ABD için bundan daha fazlası yok. ABD gerçekten düşüyorsa, daha önce değindiğim; ‘bir partner olarak İsrail’ meselesine sıkı sıkı sarılması gerekir. Zira düşüyorsanız yanınızda birilerini de götürmek istersiniz.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat