Ara Güler “İstanbul’un Gözü” belgeseli

8 Kasım 2016 22:03
A
a
‘’Annemle ilgili bir anımı bir de annemin fotoğrafını istemişsiniz. Annemin hiç fotoğrafı yoktu. 1926 yılında yirmi altı yaşındayken veremden ölen annem bütün yaşamında resim çektirmedi. Çünkü o zaman bizim ortamımızda - yeni kuşaklar pek şaşacaklar belki de - resim çektirmek günah sayılırdı. Yalnız askerlik gibi resmi işleri için erkekler vesikalık resim çektirirlerdi.’’
Aziz Nesin, annesinin fotoğrafına bakıp onunla hasret giderip anamamış annesini ömür boyu. Anılarını anlattığı, “Böyle Gelmiş Böyle Gitmez’’ kitabında içindeki bu hicrandan bahseder. ***********************
“Bu cansız hayalim size yadigâr olsun.’’
Eskiden fotoğrafların arkasına insanın yüreğine işleyen böyle cümleler yazılırdı.
Sevdalının bir fotoğrafını edinmek, onu cepte taşımak, çıkarıp iç geçirerek bakmak ne unutulmaz heyecanlar yaratırdı.
****************
Bir ses, bir koku, bir renk, bir tat ve bir fotoğraf belleği ateşleyiverir. Anılar evrendeki en hızlı şeydir, çıkar gelirler zamanı bükerek.
Fotoğrafsız anılar eksik değil midir?
*********************
Heykel’de postane önünde yılbaşlarında, bayramlarda kartpostal sergileri kurulurdu; tebrik kartpostalları alıp yollardık dostlara akrabalara. O kartpostallarda Bursa fotoğrafları olurdu. Gittiğimiz şehirlerden de kartpostal atardık, o şehrin fotoğraflarını içeren.
Nice yıldır ne kartpostal attığımı ne de aldığımı anımsıyorum şimdi ve hüzünleniyorum.
Ve sokak fotoğrafçılarını anımsıyorum; körüklü fotoğraf makineleriyle çekilen fotoğraflar bana büyü gibi gelirdi; bir masal dünyasıydı o makinelerden çıkan siyah beyaz fotoğraflar.
************************
Aile albümlerine bayılırdım, sayfaları çevirip, siyah beyaz fotoğraflardaki aile büyüklerimin hayatına bakıp öyküler uydururdum.
Şimdi fotoğraf albümleri azaldı, dijital ortamda saklanıyor fotoğraflar ama tutar mı hiç albümlerin yerini.
*********************
Fotoğraf patlaması yaşanıyor. Her cep telefonu aynı zamanda bir fotoğraf makinesi. Dünyada bir milyardan fazla cep telefonu olduğu düşünülünce milyarlarca fotoğraf çekiliyor ve sosyal medyada paylaşılıyor.
Bir selfi çılgınlığı sardı dünyayı. Görünür olmak, fark edilmek, beğenilmek istiyor insanlar. Ölüm korkusu ve akıp giden zamanın ezici hızı karşısında zamanı dondurmak, kalıcı olmak, hatıra edinmek, teselli bulmak istiyorlar.
************************
Işığı zapt eden bir makine yapmış olmak insanın en hayranlık uyandırıcı becerilerinden.
Film ve fotoğraf makineleri olmasaydı insanlığın hafızası, yaşanan ömürler ne kadar eksik kalırdı. Film ve fotoğraf sanatı resim sanatının üstüne hayata büyük renk kattı. O filmler ve fotoğraflar yaşadığımızın, tarihin ve zamanın ve dünyanın var olduğunun en somut belgesi.
 
Fotoğrafın felsefesi
 
 
Fotoğraf ustası Ara Güler’in hayatını ve fotoğraflarını konu alan yapımcılığını Ümran Safter’in üstlendiği,  Binnur Karaevli’nin yönettiği "İstanbul’un Gözü" adlı belgesel film, Washington DC Bağımsız Film Festivali'nde tüm kategorilerdeki yapımlar arasında "en iyinin iyisi" seçilmişti.
FOTOFEST’in açılış gecesinde Ara Güler’in onur konuğu olarak katılımıyla gösterilen film izleyicilerin büyük beğenisini kazandı, yoğun alkışlar karşısında Ara Güler seyircileri selamlıyor “her şey filmde vardı’’ cümlesinin ardından sadece “merhaba’’ diyordu.
Film beni de çok etkiledi ve o harika fotoğrafların nasıl çekildiğini, o estetik düzeye nasıl ulaşıldığını, Güler’in fotoğrafa ve hayata bakışını kavradım.
Film fotoğrafla ilgilenenler için hem hayat felsefesi edinme olanağı, hem de fotoğrafçılık üzerine mükemmel bir dersti.
*******************
Sanat sinemasını çok seven,  fotoğrafın hikâyesi olması gerektiğini düşünen biri olarak aynı düşünceleri Ara Güler gibi büyük bir fotoğraf ustasında da bulmak beni mutlu etti.
Lafı uzatmadan filmden çıkardığım kıssadan hisseleri paylaşayım sizinle.
1. Ara Güler hikâyesi olan, insana odaklanan fotoğraflar çekmiş; emekçilerin, ezilen insanların hayatına deklanşör basmış.
2. Paraya pula değer vermek yerine güzelliğe, sanata, yönelmektir ömre anlam katan. Para mal mülk için yaşanan hayat boş bir hayattır, güzellik yaratmak, paylaşmak, hayattan haz almaktır önemli olan.
3. İyi fotoğraflar çekmek, mizansenler oluşturmak için sinemadan, edebiyattan, tiyatrodan beslenmek bir sanat kültürü edinmek şarttır.
4. Fotoğraf tutkudur, emektir. Güzel bir kare yakalamak için büyük çaba harcamak, zaman ayırmak, hatta bir ömrü adamak gerekir.
5. Fotoğrafçının sağlam bir hayat felsefesi olmalıdır ki o felsefe o duyuş o dünyayı algılayış o insana bakış fotoğraflarına yansısın ve yakaladığı karelerin bir sanat derinliği olsun.
**************************
Belgeseli izlerken düşünmeden edemedim: Ara Güler İstanbul’un gözüydü, belleğiydi, bilinciydi. Peki, Bursa’nın gözü kimdi veya kimler olacaktı?
Niçin Bursa’nın geçmişinin bir Bursalı fotoğrafçı tarafından belgelenişi, kaydedilişi yoktu. Eski Bursa’yı, kent hayatını, insan ilişkilerini, mahalleleri, çarşıları, bağları bahçeleri, fabrikaları ıskalamışız. Hiç değilse yakın zamanı, bu günü ıskalamayalım, geleceğe taşıyalım.
Bursa’nın gözü, belleği, bilinci olsun fotoğrafçılarımız ve bu kentin dört mevsimine ait ışıkla Bursa’yı geleceğe taşısınlar, insan hikâyelerini ışıkla yazsınlar.
FOTOFEST bu kararlılığı yaratırsa amacına ulaşmış olacaktır.
************************
Yazımı Berker Okan’ın sözcükleriyle bitireyim:
“Eski fotoğraflara bakıyorum da,
Onlar siyah beyazken
Sanki hayat daha renkliymiş.’’
 
1000
icon
Hikmet alb 8 Kasım 2016 22:52

BENDE SİZİN GİBİ SİYASET YAZMAKTAN YORULDUĞUM İÇİN DİNLEMEYE ÇEKİLDİM OLUŞACAK SAFLARI KİMLER OLUŞTURUYOR GÖREYİM DİYE BEKLİYORUM AKLIMDAN SAFLAR NASIL BELİRİYOR BİR GÖR DEMEK GELDİ YANLIŞ ANLAŞILMASIN SAF DEMEK ŞEY DEMEK DEĞİLDİR SIRALARDAN BAHSEDİYORUM

0 0 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat