Serkan Ömer Abbasigil

Araftaki Arakan

12 Eylül 2017 22:20
A
a
Nerede ola bu Arakan? Diyorsanız. İşte önce bunun cevabını vermeliyim. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmamak gerekir. Bugün bildiğimiz Myanmar Birliği Cumhuriyeti, eskiden Burma adıyla da anılmaktaydı. Güneydoğu Asya’da Bengal Körfezi kıyısında kuzey batıda Hindistan ve Bangladeş, kuzey doğuda Çin, güney doğuda ise Laos ve Tayland ile komşudur.
Myanmar'ın yedi eyaletinden biri olan Arakan, Bangladeş-Burma sınırının 50.000 kilometre karelik bir alanında bulunur. Etnik olarak Budistler ve Müslümanlar yaşamaktadır. Uzun yıllardır devam eden olaylar sonucu  Müslüman nüfusu 4 milyondan 1 buçuk milyona kadar gerilemiştir ve gerçekten fiziki ve manevi anlamda arafta kalmış bir yerdir Arakan.
         Arakan’da yaşanan olayların perde arkasında neler var? Neler yok ki… Bu vahim tablonun perde görüntüsü, özellikle bölgede körüklenen etnik-dinsel husumetin tırmandırılması ile 2012 yılı içerisinde meydana gelen hadiselerle kendini göstermiştir. Ma Thida Htwe adlı bir Budist kadın, 28 Mayıs günü üç kişi tarafından tecavüz edilip öldürülmüştür. Faillerin Müslüman olduğu iddia edilmiştir. Myanmar polisi,  üç zanlıyı tutuklayarak cezaevine sevk etmiştir. Bu sırada cinayet zanlılarını taşıdığı gerekçesiyle bir otobüse saldırı düzenlenmiş ve 10 Müslüman öldürülmüştür. Yangon’da toplanan çok sayıda Müslüman, bu saldırıyı protesto etmiştir. Hükümet, olayın araştırılması için bir komisyon kurmuş ve olayla ilgileri olduğu gerekçesiyle 2 Temmuz’da 30 kişi tutuklanmıştır. Ancak gerilim daha da tırmanmış; öfkeli Budist kalabalıklar, Müslümanlara ait ev ve dükkânları hedef almış, camileri ateşe vermiştir. Söz konusu olaylarda 1000’den fazla Müslüman öldürülürken, binlercesi de evlerini terk etmek zorunda kalmıştır. Rohingya Dayanışma Örgütü Başkanı Dr. Muhammed Yunus, "Rohingya (Arakan) Müslümanlarının,  Budistler tarafından ateşe atılarak diri diri yakıldığını, Arakan'ın kuzeyindeki illerde yaşayan 200 Arakanlı'nın da güvenlik gerekçesiyle başka şehirlerdeki kamplara yerleştirilmek üzere nehirden botla diğer şehirlere götürülürken Myanmar askeri tarafından ateş edilerek öldürüldüğünü” öne sürmüştür. Uluslararası aktörler ise 2012 yılında meydana gelen çatışmalar sonrasında cılız bir tepki göstermişlerdir.   
 
İşin perde arkasına baktığımızda ise çok farklı iddialar olduğunu görmekteyiz.
 
Bölgeden haber aktaran medya kuruluşlarına göre; 2030 Vizyonu gereği Suudi yatırımcıların bölgedeki yer altı kaynaklarının geçiş güzergâhında bulunan Arakan'ı  'insansızlaştırmak'  istemektedir. Middle East Eye (MEE) sitesi ise Suudi yatırımların sadece Bengal Körfezi'ndeki gaz-petrol rezervleri üzerinde hâkimiyet kurmakla sınırlı olmadığını öne sürerken, aynı zamanda BAE'yi de bölgenin altyapı hizmetlerini geliştirmeye teşvik ettiği ve Rohingya'dan değerli tarım arazileri satın aldığı belirtilmektedir…
Abu Dhabi merkezli bir şirketin, Myanmar hükümetiyle Rohingya'da 'otoyol ve otelleri içeren bir altyapı yatırımı' sözleşmeleri imzaladığı ve Arakanlı Müslümanların verimli topraklarına göz dikildiği ileri sürülmüştür. ABD Uluslararası Ticaret Departmanı'ndan bir yetkilinin görüşlerine dayandırılarak;  Suudi Arabistan’ın,  Rohingya'yı kendine bağlı güvenli bir gıda limanı yapmak istediği ve Arabistan’ın içinde bulunduğu ekonomik krizi, Arakanlı Müslümanların topraklarını ele geçirerek aşmak istediği de iddialar arsında yer alıyor.
Myanmar lideri Ang San Suu Çii, bölgedeki Çin egemenliğini sonlandırmak adına uzun süredir Batı tarafından destekleniyor. 1991'de Nobel Barış Ödülü'ne layık görülen Çii, Washington merkezli demokrasi vakıfları tarafından ülkenin 'hür' lideri olarak gösteriliyor. Economist'in 'Pekin'in hâkimiyetini bitirecek kadın'  olarak nitelendirdiği Myanmarlı liderin, ABD ve AB tarafından Çin'e karşı kullanıldığı dillendiriliyor.
Bengal Körfezi'nden çıkarılan doğal kaynakların Çin ve Asya'ya kara yoluyla taşınması için Arakan bölgesinden geçmesi gerekiyor. Londra hükümetinin Ticaret ve Yatırım Departmanı'nın (UKTI) raporlarına göre, 3,2 milyar varil petrol ve 16 trilyon metreküplük gaz rezervlerine sahip Myanmar'ın hâkimiyetindeki Körfez bölgesinin ticari kapasitesini artırması için Müslümanların çoğunlukta olduğu Rohingya bölgesinin yeniden imar edilerek güvenli hale getirilmesi hedefleniyor.
 
Londra merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW),  Myanmar'ın gaz ve petrol rezervlerinin güvenli geçişini sağlamak adına bölgeyi insansızlaştırmak isteyen sömürgecilerin planlarını açığa çıkaran görüntüleri de yayınladığı görülmektedir.
Tüm bu yaşananlar doğrultusunda 21.yüzyılda bu insanlık dramı karşısında Birleşmiş  Milletler  ne yapıyor ?.. İnsan hakları savunucusu devletler ne yapıyor?.. Zengin İslam ülkeleri ne yapıyor?.. Ve en önemlisi de İslam Kalkınma Teşkilatı ne iş yapıyor sorusunun zihninizdeki cevapları yüreğinizi burkuyor…
Sevgili okuyucular, eğer tüm bu iddialar gerçekse; 20 ya da bilemediniz 30 yıl sonra, televizyonlarda Arakan sahillerinde Dubai tipi lüks otellerinin görüntülerini seyrederken; bu otellerin kumsallarında; geçmişte; Arakanlı çocukların bıraktığı minik ayak izlerini ve Bengal körfezinde çok uluslu şirketlerin dev enerji platformlarının yer aldığını izlediğinizde de Arakanlı annelerin denize akıttığı göz yaşlarını ancak vicdanı nasırlaşmamış insanların gözlerinin derinliklerinde görebilirsiniz.
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ


Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat