Aşure keyfi…

27 Ekim 2016 21:00
A
a
Can Ertan’ın  22 Ekim’de yayınlanan Can Ulusoy başlıklı    yazısından anlayabildiğimiz kadarıyla, Maltepe Üniversitesinde siyaset bilimcisi olup ayni zamanda, dinler tarihi,  İslam dini, tasavvuf gibi konularda birikimli olduğunu belirtip, aydın bir kişi olarak tanıttığı Can Ulusoy, Nilüfer Belediyesi’nin ilçe sokaklarını “Muharrem ayınız kutlu olsun” afişleriyle donatıp üzerine üstlük bir de aşure dağıtmasına, şiddetle karşı çıkarken şöyle diyormuş…
        “Muharrem ayı matem ayıdır. Muharrem’de kutlanacak bir olay yoktur, bilakis Hz. Hüseyin’in ve 72 şüheda-i dest-i Kerbela’nın kanı ortadadır. Bir şey yapalım derken birazcık düşünün Allah aşkına.”
                                     Xxxxxx
      Dinler tarihinin içerisinde bölümler halinde takvimler bahsi de yer alır. Her dinin diğerlerinden ayırt edici vasfı olan  kendine özgü dünya ve ahıret inancı vardır. Muaşeret kaideleri arasında pek fazla aykırılık bulunmasa da, örf ve adedleri, inanışları ve itikatlarıyla dini ibadet ritüelleri ve bunların şekli ile zamanlamaları hep kendine özgü farklılık arzeder.
       Bu arada dinlerin kendi takvimleri de vardır. Yahudi takvimi, hristiyanların kullandıkları ve bizlere de kullandırttıkları “miladi takvim” adı verilen isevilik  takvimi. Bu arada Müslümanların kullandıkları Hicri Takvim ki, ülkemizdeki kimi yobazlara, pis Arapların takvimi  diyerek kendi eşşekliklerini sergileten takvim…
        Muharrem ayı da bu takvimin ilk ayıdır. Burada aylar gökteki ayın hareketine bağlı olup otuzar günlük oniki dilime ayrılmış ve Muharremin birinci günü de yeni senenin başlangıcı olmuştur…
        Aşure, işte bu yeni senenin kutlama ve müjdeleme aracıdır…
         Hani bizim Türkçemizde bir tekerleme vardır ve şöyledir de,
         “Tatlı yiyelim tatlı konuşalım”, gibi...
                             Xxxxxxxx
           Müslümanlar, sene boyunca birbirlerine, tabiata karşı, çevreye ve kamu otoritesine tatlı, uysal, muti ve gerektiğinde de hakkını müdafaada gözünü budaktan ayırmayıcı, barış içinde sulhseverane yaşama temennisinde bulunma tatlısıdır, o gereksiz görülen AŞURE…
         Ne acıdır, ne çirkindir ve ne kahredici bir kimliksizliktir ki, ülkemizin kimi müslümanları, aşureyi bilmezler, fakat 31 aralık kepazeliklerinde şanslarının yaver gitmesi temennisi anlamında, hem de gavurun doldurduğu viski şişelerini birbirlerine ikram ederler…
 
1000
icon
Hikmet alb 30 Ekim 2016 10:08

ÜSTADIM ARAP KÜLTÜRÜNDEN HATIRLATTIĞIN BU OLAYI ÇOK BEĞENDİM HERKESİN KULLANDIĞI TAKVİMİ KULLANALIM AMA KENDİ KÜLTÜRÜMÜZÜ DE UNUTMAYALIM HATIRLATTIĞIN İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM

0 0 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat