At izi, it izine karıştırmak

14 Ekim 2016 22:51
A
a
Bugünlerde Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından dillendirildiğinde daha da önem kazanan bir atasözümüzdür. Aslında bu söz eskiden beri deyimler kitaplarımızın tozlu sayfalarında yerini almıştı. Sayın cumhurbaşkanı 15 Temmuz darbe olayından sonra, FETÖ Terör Örgütünün tasfiyesi babında, namuslu insanlara da iftira ederek, asılsız ihbarlarda bulunulması sonucu, bu haklı mücadeleyi kişisel hesaplaşma ve kumpaslarla farklı mecralara götürmek isteyenlere karşı dikkatli olunmasını tembih eden bir sözdür. Toplumda, haklı ile haksızın, namuslu ile namussuzun, dürüst ile sahtekârın, suçlu ile suçsuzun birbirine karıştığını ifade eder.
Bir toplumda at izi it izine karışırsa, sosyal hayatta gerilmeler, karmaşa, adaletsizlik ve feryatlar yükselmeye başlar. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra, sanki bir merkezden düğmeye basılmış gibi, bugüne kadar görülmemiş şekilde gözaltına alınmalar başladı. Tutuklananların sayısı elli bine yaklaştı. Can siperane çalışan emniyet ve C. Savcılarımız tarafından alınan ifadeler sonucu belki binlerce veya onbinlerce kişi gözaltına alınacak veya tutuklanacak. Belki de, gözaltına alınarak tutuklanacağını bilen  gerçekten FETÖ denilen örgütün bağlısı olanlar, toplumsal muhalefete zemin hazırlamak için, namuslu dürüst ve itibar sahibi insanların da isimlerini vererek, adalet duygusunu dumura uğraması için her türlü iftirayı da yapacaklardır. Hiç düşünmeden, taşınmadan, hakikatin ortaya çıkarılması için olay bazında, delilden suçluya gidilme yolu kapanırsa felaketin büyüğü geliyor demektir. Çünkü şu anda emniyetin yaptığı şey, kırkambar usulü sayıca çok fazla insanları toptan gözaltına alıyor, bunları C. Savcıları önüne çıkarıyor. Biz toplayalım belki bir şeyler çıkar düşüncesinde. Bu tip karmaşık bir yapıya sahip olan örgütlerin çökertilmesini istiyorsak, önce doğru istihbarat almalı, somut bilgi ve belgelerle yola çıkılması ve şüphelilerin bu usul takip edilerek gözaltı yapılması gerekir. Doğru istihbarat konusunda MİT ve devletin istihbarat birimleri maalesef sınıfta kalmıştır. Göz göre göre geliyorum diye bağıran bir darbenin yapılabileceğini tespit edememişlerdir. Maazallah sayın cumhurbaşkanı darbe gecesi Ankara veya İstanbul da malum mekanlarında bulunsaydı acaba sonuç ne olurdu? Tevafuk olmuş ki ailesi ile birlikte bilinmeyen bir mekânda tatile çıkmışlar!
Kaldı ki resmi makamların ve bilhassa eski içişleri bakanımızın belirttiği gibi vilayetlerin yüzde sekseninin emniyet müdürünün FETÖ’ye bağlı ve bir o kadar da emniyet içindeki amir ve memur konumunda olan polislerin bu örgüte bağlı veya sempatizanı olduğu düşünülürse, böyle bir emniyet kuvvetlerinin yaptığı istihbaratta ve soruşturmaya ne kadar güvenilir? Bu hengamede ihraçlar nedeniyle emniyet teşkilatından uzaklaştırılan personel sayısının azalarak yetersiz hale gelmiştir. Polis kuvvetleri hem toplumda önceden kanunla kendilerine verilen hizmetleri ifa edecekler ve hem de, ülkenin kurumlarının kılcal damarlarına kadar nüfus eden bir örgütün çökertilmesi ile uğraşacaklar. Bu yükün altından emniyet kuvvetlerimiz kalkamaz. Bu örgütün çökertilmesi sorumluluğunu sadece kolluk kuvvetlerimiz  üzerine yüklememeliyiz. An itibariyle adliyelerimizin durumu da pek iç acıcı değil. Pratiği bilen bir avukat olduğumuz için, Hakim ve savcılarımızın hangi şartlar da çalıştığını, kapasitelerinin ötesinde bir iş yoğunluğunun bulunduğunu görüyoruz. Şu anda meslekten atılan personel sayısını da düşünürsek, hakim ve savcılarımızda kolluk kuvvetlerinin bu soruşturma yöntemiyle hakikati ortaya çıkarıp adil bir karar vereceklerini zannetmiyorum. Bu tür olaylar karmaşıktır. Yargılanması özel yetenek isteyen o konuda, ihtisas gerektiren davalardır. Belki bir dosya da yüzlerce kişi şüpheli sıfatında yer alacaktır. Bunun içinde kamyon dolusu delil ve belgeler bir dosyada incelenmesi gerekecektir. Bütün bu yüzlerce klasöre içindeki belgelerin incelenmesi, tek tek her şüpheli için delil ve belgelerinin ayrılması, fiillerinin hangi suç veya suçlara tekabül ettiğinin ortaya çıkarılması, belki çoğu masumun suçlu, birçok suçlunun da masumluğunu doğuracaktır. Eskilerin tabiriyle yanlış hesap Bağdat’tan döner, ama bu hesabı doğru yapıp, Bağdat’a kadar göndermemektedir. Adalet.
FETÖ Terör Örgütü ile mücadele hususunda, siyasi irade bugüne kadar gerekli çabayı göstermedi, üzerine düşen vazifeyi yapmadı. Hatırlanırsa 17-25 aralıktan sonra sadece sayın cumhurbaşkanı paralel yapı diye diye tehlikelerinden bahsetti. Diğer bakanlıklar ve devlet kurumlarından paralel yapı ile mücadele hususunda çaba görülmedi. Öncelikle bu tür terör olaylarında yargılama ve gözaltılar hususunda siyasi iradenin bir bir usul ve yöntem belirleyerek, siyasi kararlar almalı, gerekirse yasalar çıkararak, sorumluluğu üzerine almalıdır. Sağlıklı işleyen bir sistem ve adil bir yargılama olmayınca, her yandan arıza çıkar.  Evet darbe girişimleri sonrası ülkemizde derin krizler yaşandı.  Böyle zamanlarda yapılan bazı hatalar hop görülebilir, ama önemli olan hatadan dönmektir. Siyasiler, bütün sorumluluğu kolluk ve adalet mekanizması üzerine atarak, sonuç da haksızlıklar dillendirilmeye başladığında “ben yapmadım onlar yaptı diyemez.” Bundan önce de Ergenekon ve Balyoz davalarında, siyasi irade üzerine düşeni yapmadığı için neler olduğunu gördük. İnanıyorum ki balyoz dada Ergenekon davasında da gerçekten suçlu ve cezalandırılması gerekenler vardır. Ama usul ve yöntem bilmezlik bu davaları kökten sonuçsuz kıldı. Korkulur ki bu gidişle FETÖ örgütü davası da aynı akıbete uğramasın. Ülkemiz bu davaların sonuçlarından meydana gelecek zararları önümüzdeki yıllarda görecektir.
Evet FETÖ bir terör örgütüdür, PKK da bir terör örgütüdür. Yurt içinde ve dışında bağlantıları olan ve Türkiye de faaliyet gösterip, sempatizanları ve örgüt üyeliği olan insanlar var. Hükümetimiz ve emniyet güçleri bugünlerde her gün FETÖ ye üye olan,  sempati duyan binlerce kişiyi derdest edip gözaltına alıyor da, bu ülkede hiç mi PKK, PYD vs. gibi terör örgütlerinin bağlıları, üyeleri yok mu? Bu örgütlerin niye bu şekilde üzerine gidilmiyor? Sormak gerekir…  
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat