Avrupa Birliği’ne sittin sene...

12 Kasım 2016 22:31
A
a
1839’da Tanzimat fermanıyla başlayan bizdeki Avrupa aşkı, fermanın nizâmâtı Avrupalıların istediği gibi olmasına rağmen, Osmanlı; Avrupalı olamadan dağıldı.
Yeni bir devlet olmasına rağmen Türkiye de olamadı. Biz, “biz’’ olmak, istemedik sanırım.
Avrupalı olma merakı, 1839’dan sonra, aradan 124 yıl geçmesine rağmen 1963’te depreşti; ilk başvurumuzu o yıl yaptık. O zamanki adı Avrupa Ekonomik Topluluğu’na (AET)’ye. Yapılması gerekenler, o kadar fazlaymış ki üyelik görüşmelerine bile 24 yıl sonra 1987 yılında başladılar. 1999 yılında ise; AB tarafından tam üyelik için aday adayı olduk. Üyelik adaylığı için bile, bayram ilan edildi nerdeyse.
2005’te de ramak kaldı; ümitlendik. Nihayet tam üyelik müzakereleri başladı. Hala devam ediyor ‘’Sözde’’. NATO’ya girişimizle başlayan, hatta 2. Dünya savaşına iştirak etmemizden dolayı, Avrupalı devletlerle ilişkilerimizin kuvvetli olduğuna inanıyorduk. NATO karşıtı blokta yer alan doğu bloğu, yani eski SSCB güdümündeki devletler bile, AB’ye girerken, aha da yazıyorum.
 
Yıl 2055, Avrupa Birliği komisyon başkanı:  Hypnos Homer (dönem başkanı Yunan, Türkçe anlamı: (uyutan vaatler) makamında otururken,
Başkanın yardımcısı heyecanla içeri dalar:
- Başkanım, Türkiye tüm isteklerimizi gerçekleştirdi.
Türkler AB’ye üye olacak mı?
AB dönem başkanı: Hypnos Homer
- Yoook canım!, hemen olmaz
Git, basın açıklaması yap. Tüm Türkiye’nin İngilizce konuşması gerekli.
Türkiye’de Türkçe konuşulmasını yasaklıyorum.
-Başkanım Türkler dillerini unuttular; ayrıca 5 sene önce resmi dillerini de İngilizce yaptılar.
- Hatırlamıyor musunuz?

-O zaman Kıbrıs’ı versinler.
Başkanım 40 yıl önce verdiler zaten.
Eee o zaman söyle (Allah korusun) Güneydoğu’ya özerklik versinler.
-Aman efendim, Güneydoğu mu kaldı. 2035’te bağımsız devlet oldu ya orası. 
 -O zaman söyle ( sözde, Allah korsun) Ermeni soykırımını tanısınlar.
-Başkanım, sadece Ermeni soykırımını değil, Pontus, Yunan, Bulgar, Rus, Ukrayna, Moldova;  Kızılderili, Yahudi, Cezayir, hatta Çanakkale’de savaştıkları İngiltere ve Avustralya, Yeni Zelanda soykırımını bile tanıdılar. Nasıl unuttunuz?
-Eee o zaman eti, köfteyi, sucuğu, mangalı bıraksınlar.
-Efendim, tüm Türkiye vejetaryen oldu.
-Hıımm o zaman söyle, kokoreçi yemesinler.
Aman efendim onu da yemeyi ta 2018’de bıraktılar.
-Ooo İsa, Mesih aşkına ya ne bileyim? Kınayı, yasaklayın. Yakamasınlar.
Başkanım hatırlayacaksınız. (Allah korusun) Türkiye Cumhuriyet’ini içerideki müttefiklerimizle yıkınca, toplu kına yaktılar. Kınayı çok fazla yakınca, kınayı yasaklamıştık efendim.
Başkan düşünür; taşınır….. Eeee almak için bir sebebimiz kalmadıysa dağıtın o zaman Avrupa Birliği’ni
 
Yukarıda yazdığım mizansen, fakat 300 yıllık bir projenin parçasına kurbana gitmeden. Avrupa devletlerinin yaptıkları desise ve tuzakları, düşmanlıkları ayyuka çıkmışken, yerli işbirlikçilerle, Allah korusun, devletimizi ve milletimizi bölmeden; Rahmetli N. Erbakan’ın yaptığı gibi alternatif “D8’’gibi yeni ve diri bir birlik kurmalıyız. Hem de hiç vakit kaybetmeden.
 
1000
icon
Doğukan Altıparmak 17 Kasım 2016 23:52

Yokluğunuzu yazılarınızla geçiştirmeye çalışıyoruz hocam. Yine iyi bir yazı kaleme almışsınız,ellerinize sağlık...

0 0 Cevap Yaz
Hikmet alb 15 Kasım 2016 15:40

MADEM BİZİ ARALARINA SOKMAK İSTEMİYORLAR BİZ DE ONLARDAKİ GÜZELLİKLERİ BENİMSİYEREK AYRI BİRLİKTELİKLER OLUŞTURALIM İLİM VE FENDEN UZAKLAŞMADAN BUNU YAPABİLİRİZ

0 0 Cevap Yaz
Yakup Ayışık 13 Kasım 2016 08:54

Ağzına Sağlık Muharrem Bey Çok Güzel İzah Etmişsiniz

0 0 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat