BARBAROS VE PREVEZE ZAFERİ

30 Eylül 2016 21:58
A
a
Hazreti Barbaros Hayreddin Paşa Preveze zaferini anlatıyor :
Seherde gördüğüm rüya...
O gece:
“Allahım, İslâmı kâfirler üzerine kuvvetli kıl! İslama nusrat ihsan eyle” diye sabaha kadar tazarru ve niyaz eyledim. Seher vaktin­de uyku ile uyanıklık arasında rüyamda şunu gördüm:
Yattığımız limanın yalı kenarında sanki karada bir çok ufacık serdin balığı çıkmış. Amma ol ufacık serdin balıkları­nın içinde iki tane karnı yarık balık vardı. Bunları seyreder dururken, bir şahıs bir al ata binmiş dolu dizgin yanıma gel­di, atın başını çekip durdu. Bir peştamal dolusu ufacık balığı elime verip: “Al bunu ya Hayreddin! Halife-i rûy-i zemin olan şevketlü Sultan Süleyman'a peşkeş ver”, dedi. Sonra çıkarıp elime bir rik'a vererek kayboldu. Ben de rik'ayı açıp baktım. Gördüm ki, beyaz kâğıt üzerine yeşil hat ile “Nasrun min Allah-i ve fethun karib ve beşşiril mü'minîne yâ Muhammed” deyu yazılmış. Bunu okuyup yüzüme gözüme sür­düm.
“Sana hamd ve şükürler olsun ya Rabbi” diyerek uykudan uyandım ve rüyayı kendim tabir ettim: “İnşallah ol ufacık balıklar kâfir donanmasının firkateleri ve sandallarıdır. Erzak ve ganimetlerle İslâm askerinin tok doyum olacağına işarettir. Karnı yarık balıklar ise kâfirlerin kadırgalarıdır. Gâib bilinmez amma, içinde olan kâfirleri firar etmiş olmalı. Padişah-ı alempenah hazretlerine peşkeş ver dediği peştamal dolusu ufacık balık, inşallah, yakında Buğdan'ın fetih haberi geleceğine işarettir. Çünkü şimdilerde padişah-ı âlempenah Buğdan üzerine gitmiştir. İçinde nusret âyetleri yazılı olan rik'a ise, inşallah, Allah'ın yardımı, Peygamber'in mucizesi, enbiyaların himmeti ile düşmana mansur ve muzaffer olmamıza işarettir” diyerek hamd ü senalar ettim.
Baktım ki; nusret rüzgârı içeriden dönmeye başladı.
O zaman: “Bismillah, tevekkeltü alellah, niyyeti gaza, kasd-ı kâfir” diyerek mübarek bir saatte salpa eyleyip, bâdbanlan döküp, pupa rüzgârla fecir vaktinde seksen pare gemi olmak üzere kâfir donanmasının üzerine hücum ettim.
Preveze Savaşı
Kâfir donanmasının ise o gece üzerine bir pus çöktü ki birbirlerini görmez oldular. Benim limandan çıkacağımı ise hiç zannetmiyorlardı.
“-Barbaroşo bizden korktu, gayri limandan taşra çık­maz” derlerdi.
Zira kâfirler gelip oraya lenger-endâz olalı üç gün olmuştu. Bizden bir hareket görmediklerinden böyle kanaat getirmiş­lerdi. Amma, düşman, düşmanın halinden bilmez demişler. Bizim yattığınız Preveze Limanı’ndan öyle olur olmaz rüzgâr ile çıkılmaz idi. O sebepten çıkışı rüzgârın içerden eseceği bir mübarek saate tehir etmiştim. Seksen parçalık donanmamı üç bölüm ettim.
Tembih ettim ki:
“Bizim gemi alayı, kâfirin alayına karşı olsun. Bizim fir­kate alayı, firkate alayına, kalite alayı, kâfirin kalite alayına mukabil olsun!”
Böylece taksim edip atbaşı beraber İslâm donanması kâfir donanmasının üzerine gitmekte olduk.
Amma; kâfirler karanlık ve pusun içinde, demir üzerinde kendi havalarında yatırlar idi.
Bizi ardımızdan sürüp oraya getiren nusret rüzgârı, varıp kâfir donanmasının üzerindeki pusu da dağıttı.
Kâfirler gördüler ki; İslâm donanması üzerlerine bindirip varır. O zaman kâfirlerin içinde, bir ana baba günü, bir şaşkınlık, bir rubulya koptu ki, demek olmaz! Daha alaca karanlık olduğundan demirlerini kesip birbirlerinin üzerlerine düşüp kâfirler donanmasıyla, Müslüman donanması karmakarışık oldular.
Otuz altı pare geminin önünde o arka, forsa sancaklarını dikip fora alabanda arslanlar gibi yollu yolunca ateşlerimizi saçarak cenge giriştik. Kalite alayımız kâfirlerin kalitelerini allak bullak edip kimi­ni alıp, kimini batırmakta, kimisini ise kâfirler bırakıp kaçış­makta idiler. Firkate alayı dahi, küfür firkatelerinin kimini alıp, kimini baştankara edip, kimini dahi boğup gitmekle idiler. Elhâsıl kâfir donanması münhezim olup, Asâkir-i İslâm mansur ve muzaffer oldu. Kâfir gemilerinden sekiz paresi, kuru tekne olarak on beş tanesi alındı, yedisi batırıldı. Kâfir kalitelerinden yedisi cenk ederek, ikisi içindekilerin bırakıp kaçmasıyla dokuz kalite alındı. Kâfir firkatelerinden on iki pare firkate alındı. Netice-i kelâm kâfirlerin yüzyirmi pare donanmayı menhûselerinden otuz altı adet tekne alındı, kalanı firar edip gitti­ler.
Firkateler ve sandallar deryanın yüzünden kâfirleri devşirdiler, kimisi de boğulup cehenneme gitti. İkibinyüzyetmişbeş kâfir esir alındı. Büyük ziyafet verdim. Aktarmaları getirip limana koyduk, sonra kendimiz de şe­ametle tekrar limana girip yattık. Sakatlarımızı onardık. Zira biz de salkım saçak olup, iler tutar yerimiz kalmamıştı. Şehit olanların kimini deryaya, kimini ise Preveze'ye defnettik. Seksen pare gemideki askerlerden dört yüz şehit, sekiz yüz yaralı vardı. Mecruhların yarasını hoşça sardık. Bu büyük gazanın şükrü için yüzümü secdeye koyup hamd-ü senalar eyledim. Sabah olunca kaptanlara ve gazilere büyük ziyafet verdim, yiyip içip şenlik şâdımanlık ettiler.
Bizler bu sürür ve sevinç içinde iken Buğdan'ın fethi müjdesiyle Kapıcıbaşı geldi. Kapıcıbaşı’yı ihtiyaçtan beri edip gö­ğe erdirdim. Kaptanlara ve Kapıcıbaşı’ya gördüğüm rüyayı ve nasıl ay­nen çıktığını anlattım.
Görüyorsunuz Akdeniz’i Türk gölü yapan, denizlerin eşi az bulunur amirali bir İslâm kahramanı, anılarını yazdırdığı kâtibine en büyük deniz zaferi olan Preveze Zaferini ne kadar büyük tevazu içinde anlatıyor...
Günümüzden 478 yıl sonra zaferleriyle iftihar ettiğimiz şehit ve gazilerini rahmetle yad ediyor, günümüz deniz kuvvetlerimize selefleri olan kahramanları örnek almış olmaları bahtiyarlığımızdır.
28 Eylül 1538 tarihi bütün dünya denizcilerinin imrendiği bir fenomendir. Bundan ders alın­sa yeridir. Fiemanillah.
Kaynak: Hasırcızade Metin Hasırcı/Büyük Osmanlı Tarihi.
 
1000
icon
Hikmet alb 1 Ekim 2016 23:40

SAYGI DEĞER HOCAM SİZE YAKIŞAN GİBİ DAVRANMIŞSINIZ TEŞEKKÜR EDERİM SAYGILARIMLA

0 0 Cevap Yaz
Hikmet alb 1 Ekim 2016 01:47

DEĞERLİ HOCAM ASKERLERİN TARİH BİLGİSİ ÇOK İYİ OLDUĞUNU SÖYLEMEM GEREKSİZ OLUR SON GÜNLERDE OSMANLI TARİHİ VE CUMHURİYETDÖNEMİ TARİHİMİZ DEĞİŞİK KAYNAKLAR KULLANILARAK GÜNDEME GETİRİLİYOR DOLAYISIYLA BU KONULARDA KAFAMIZDA ACABALAR OLUŞUYOR BU KONUYU BİR BİLEN OLARAK ANLATMANIZI İSTEMEM BUNDANDIR YOKSA SİZLERİ İTİBARSIZLAŞTIRMA GİBİ GİBİ ALGI YARATIRSA ÇOK ÜZÜLÜRÜM SAYGILARIMLA

0 0 Cevap Yaz
Metin Hasırcı

Hikmet Beyefendi samimiyetinize bütün kalbimle inanıyorum,dolaysıyla maksadınızdan asla şüphe etmem.İçinde yaşadığımız zaman diliminde fertlerin eğilimleri farklı olduğu gibi fikri tercihleri de farklılıklar arz ediyor. Bunu en güzel şekilde müntesip olmakla anlamak kabildir. Yani bir fikri,bir şahsiyeti tercih ederek onun yaptığını,ileri sürdüğünü kabullenmek,hatta o fiili yapandan dahada taraftar olmak klasik ifade kraldan fazla kralcı olmak gibi tutumlar bunda rol oynuyor. Sıcağı sıcağına günümüzde C.başkanının muhtarlarla son görüşmesinde Lozan gündeme geldi ve Lozan'dan zafer olmadığını bir yutturulma olduğunu ifade ettiler. Haklarıdır böyle yakıştıran Dr. Rıza Nur, Hayat ve hatıratım adlı kitabında Başdelege'nin refiki olarak hayli hatalar yaptığını ileri süren misaller verir. Hatta bütün başarıları kendisinin ifadatlarına bağlar. Buna karşılık beğenilmeyecek hususatı Başdelegeye bırakır. Bu konferansın elinden ve bir devlet çıkarmışız. Fiemanillah

0 0
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat