Başbağlar katliamı

5 Temmuz 2017 21:12
A
a
Bugünlerde doğan medya ve ulusalcı medya ve kanallarda, temcit pilavı gibi her sene şişirilerek önümüze getirilen bir olay var. Bundan tam 24 sene önce doğunun en güzel şehri Sivas’ta 02.07.1993'te gelen Madımak olayı… Tam 24 seneden beri her 2 Temmuz günü malum medya, uyuyan fitneyi uyandırabilmek için toplantılar tertip ediyor, eskiden beri kurgulanmış görüntüleri milletin zihnine yerleştirmek ve bunun sonunda da memleketi kaos ortamına sokabilmek için büyük gayretler sarf ediyor. Bütün çabaları da tüm ayak oyunları ve uğraşlarına rağmen Türkiye'de Alevi-Sünni kavgasını körüklemek. Bundan önce Kahramanmaraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta denediler olmadı. Milletin aklıselimi galip geldi. Bugün de aynı zihniyet Gezi ve sonrası olaylarda bu ateşin altına odun taşıma sevdasındalar.
Başbağlar katliamını anlamak için Madımak Oteli olayını da bilmeliyiz. Peki, bugünlerde tekrar tekrar dillendirilen Madımak Oteli olayı nedir? Pir Sultan Abdal Kültür Derneği tarafından Sivas’ta bir etkinlik tertip edilir. Bu etkinliğe Alevi yazar ve çizerlerin yanında, zamanın Sivas Valisi Ahmet Karabilgin tarafından Alevi olmayan yazarlar da özel olarak davet edilir. O sıralarda bütün İslam aleminde büyük yankı uyandıran İranlı dinsiz bir yazar olan Salman Rüşdi isimli kişinin Şeytan Ayetleri isimli kitabını Türkçe'ye çevirerek Aydınlık dergisinde yayınlayan Aziz Nesin de özel davetliler arasındadır. Aslında Aziz Nesin kendisini dinsiz ateist olduğunu kitaplarında ve o günkü konuşmalarında açıklamaktan çekinmez… Tarihsel gelişimi içinde Alevilik dini bir realite olmasına rağmen, resmi vali tarafından dinsizliği tescillenmiş Aziz Nesin ve aynı tandanslı bazı kişilerin bir Alevi derneğinin etkinliğinde ne işi vardı? Bugüne kadarki tahkikat ve yargılamalarda bu hususlar hiç araştırılmamıştır.
Madımak Oteli'nde çıkan olaylarda toplam 37 kişi ölmüştür. Bunların 33'ü gelen kişi, 2'si halktan, 2'si de otel çalışanıdır. Bu olayı istismar çabası içinde olan malum basın ve medya, dikkat edilirse bu olayın her yıldönümünde 33 candan bahseder, halktan ve otel personelinden ölen diğer 4 kişiyi hiç anmazlar, onları kendilerinden bile saymadıkları için, anma toplantılarında hep ölen 33 kişiyi zikrederler. Bu olay nedeniyle yapılan yargılama sonunda uydurma ve zorlama delillerle 33 idam ve çeşitli hapis cezaları sanıklara verilmiştir.
İşte Madımak olayından 3 gün sonra komşu il Erzincan Kemah ilçesi Başbağlar Köyü'nü 100 kişiden fazla, yüzleri kapalı, görgü tanıklarının anlattıklarına göre bazısı asker bazısı sivil ve bir kısmı da terörist kıyafetli silahlı çete, akşam üzeri, imam ezanı okurken basarlar, çoluk-çocuk, kadın köy meydanında toplayıp, içlerinden isim isim okudukları 33 kişiyi kurşuna dizer, cami, okul ve halkevi dahil 214 hanelik köyün tamamını ateşe verip giderler. Madımak'tan 3 gün sonra meydana gelen bu katliam, tamamen sayı ve netice itibarıyla Madımak olayının bir intikamıdır. Her ne kadar o günün resmi ideolojisi bu olayı PKK'nın üstüne atsa da, tamamen akla Alevi-Sünni provokasyonu kokularını çağrıştırmaktadır. O günü yaşayan görgü tanık ifadelerine göre, köye gelen sivil düzgün kıyafetli şahısların elinde ölüm listesi olduğu, listedekilerin mesleklerine ve hatta bir kısmı İstanbul’dan anne babasını ziyarete gelenlerin İstanbul’daki adreslerini dahi söyledikleri beyan edilmektedir. 2 günlük bir süre içinde terörist grubun bu bilgileri elde etme imkânı yoktur. Bu isim ve bilgileri devletin resmi kurumlarındakilerin veya çevredekilerin verdiği açıktır. Görgü tanıklarına göre olaydan sonra köye 25 km. uzaklıktaki jandarmaya haber verilmiş, ancak jandarma köye 14 saat sonra varabilmişti. Başbağlar şehitlerini ardından yapılan yargılamada failler bugüne kadar bulunamamıştır. Zaten o günün DYP-SHP iktidarı bu olayı örtbas etmek için elinden geleni yapmıştır. Bugün bile hâlâ araştırma komisyonu kurulmasına rağmen hiçbir sonuç alınamamıştır. Zira Başbağlar'da şehit olan 33 can vatanına bağlı, halim selim gariban köylü tabakasıdır.
Bugün hâlâ bir kesim, olayın yıldönümünde her sene anma programları tertip ederek, 33 canı Sünniler'in üzerine yıkma gayretleri içindedirler. Hiç kimse olayın arka planını araştırmamaktadır. Son ortaya çıkan Ergenekon ve Balyoz davaları gibi devlet içinde yuvalanan derin yapının, 1993 yılında da Alevi-Sünni çatışması çıkarmak için Madımak'ta taşeron olarak Aleviler'i, Başbağlar'da da PKK'yı kullandıkları aşikârdır. Bu olaylarla ilgili daha önceki dönemlerde birçok yayın yapılmış olmasına rağmen, slogan haline getirilen tekrarlar, Alevi-Sünni gerilimi oluşturmak ve bunu diri tutmak amacı ile kullanılmaktadır. Madımak ile yeni olayların çıkmasını istemek, gözyaşlarını yeniden akıtmak kimseye fayda sağlamaz.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat