Basın ne yazar, ne yazmaz?

3 Kasım 2016 20:42
A
a
Cumhuriyet Gazetesi'ne üç gün önce yapılan operasyon ve kimi gazetecilerin-yöneticilerin gözaltına alınmasının ardından Türkiye’de ‘Basın ve İfade Özgürlüğü’ konusu yeniden yüksek sesle tartışılmaya başlandı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarlarının da aralarında bulunduğu 9 kişi gözaltına alındı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, TCK’nın 220/6. maddesi uyarınca “FETÖ ve PKK terör örgütlerine üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” suçundan yürütülen soruşturma çerçevesinde, aralarında Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay ve yazar Güray Öz’ün de bulunduğu 13 şüpheli hakkında gözaltı kararı alındı.
Açıklamada, soruşturma kapsamında alınan MASAK ve Vakıflar Genel Müdürlüğü bilirkişi raporları doğrultusunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosunun talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği’nden şüpheliler hakkında arama ve gözaltı kararı alındığı, soruşturmanın sürdüğü belirtiliyor.
 
* * *
Şimdi deniyor ki, ‘Bu operasyon ve göz altıları dünyaya anlatamayız, iyi olmadı
Kuşkusuz iyi olmadı, doğru ama operasyonu başlatan Savcının elinde ne var, ne yok onu bilmiyoruz.
Ha, ‘Apar-topar gözaltı yerine ifade vermeye davet edilseydi’ o daha doğru olurdu hiç kuşkusuz…
 
* * *
Siyasal sistemin demokratikleştirilmesi çerçevesinde sürdürülen herhangi bir tartışmayı, ifade özgürlüğü konusundan bağımsız olarak düşünmek olası değildir.                     Tamam…Ve özellikle sınırlı ve tarafsız devletin gerçekleştirilmesi yönlerinden düşünüldüğünde, ifade özgürlüğünün öncelikli bir konu olarak belirişi kaçınılmaz bir durumdur.  Sınırlı ve tarafsız devletin ifade özgürlüğü açısından önemi, her şeyden önce özgürlük alanının genişlemesi ve çoğulcu bir toplum düzeninin yerleşebilmesi bakımındandır. Bu da tamam… Ne ki; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, demokratik toplumların ilerlemesi ve bireylerin gelişimi için ifade özgürlüğünün temel koşul olduğunu kabul etmiş ise de, yine Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinden ve Mahkeme içtihatlarından bu özgürlüğün sınırsız olmadığını görmekteyiz. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ifade özgürlüğünün hangi hallerde kısıtlanabileceği açıktır. Düşünceyi açığa vurma sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiği bellidir. Sınırsız bir özgürlük yoktur yani…

* * *
Bireylerin varlıklarını ortaya koymanın birer garantisi olan ve demokratik bir toplumun ayrılmaz ana temellerinden biri olan düşünce özgürlüğü, demokratik toplumların bireylerine tanıdıkları, tanımak zorunda oldukları temel haklardan biridir. Basın özgürlüğü de düşünce özgürlüğünden gücünü alan ve kamuoyunun bilgi alma hakkının gereğinin yerine getirilmesinde yaşamsal bir fonksiyona sahip olan ve mutlak surette hukuk devletlerinde korunması gereken ve toplumların gelişmişlik düzeylerini göstermekte yararlanılan, ulusal ve uluslararası en üst normlarca korunan bir diğer temel haktır.  Her kes, her yurttaş özgürce konuşup yazabilir ve basım yapabilir. Ancak yasada öngörülen hallerde bu özgürlüğün de kötüye kullanımından sorumlu olduğu unutulmamalıdır.
 
1000
icon
Hikmet alb 4 Kasım 2016 13:36

TÜRKLER SABIRSIZ DAVRANMANIN ZARARLARINI ÖĞRENEMEDİ MİSAL BU YA HAVUZUN BAŞINA TOPLANAN İNGİLİZ - ALMAN -TÜRK SİYASİLERİ ARASINDA HAVUZUN SUYUNUN BOŞALTILMASI KONUSU KONUŞULUR TÜRK BOŞALTMAYI ALTINDAKİ MUSLUĞU AÇARAK YAPILABİLECEĞİNİ SÖYLER ALMAN DA KOVA İLE BOŞALTILABİLECEĞİNİ SÖYLER SIRA İNGİLİZE GELMİŞTİR O DA KAŞIK KAŞIK BOŞALTILABİLECEĞİNİ SÖYLER YANİ BİZ SABIRLI OLMAYI BİLEMİYORUZ ŞARTLAR OLUŞMADAN BİR İŞE BAŞLAMAK HATALARA SEBEBİYET VERİR VE BAŞIMIZ AĞRIR VEYA BAŞIMIZ BELAYA GİRER ATATÜRKÜN İLERİ GÖRÜŞLÜ OLUŞUNDAKİ SEBEP BUDUR HİÇ BİR ŞEY İÇİN ŞARTLARI OLUŞMADAN O İŞE BAŞLAMAMALIYIZ

0 0 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat