Başkanlık sistemi neden gerekli?

31 Ekim 2016 22:10
A
a
Bu ülkede sivil, demokratik yeni bir anayasa gereksinimi öteden beri sürmekte…
12 Eylül faşist cuntanın hazırlattığı ve demokratik olmayan bir süreçte halka onaylattığı, millete dar gelen 12 Eylül anayasasının bugüne kadar birçok maddesi değiştirildi elbet ama 12 Eylül’ün ruhu hala ortada durmakta.
Bunun değiştirilmesi için partiler arasında ortak bir görüş oluşmadığı için top yekûn bir değişiklik ne yazık ki bu güne dek gerçekleştirilemedi.
Türkiye’de bu sorun sürmekteyken üstüne bir de Cumhurbaşkanı’nı halkın seçeceği bir sisteme geçildi ve şimdilerde de anayasa değişiminin önüne geçen bir sorunla baş başa kalındı.
 
* * * 
 
Türkiye 2007 yılında parlamenter sistemin ürettiği son büyük kriz olan 367 garabetini ve 27 Nisan e-muhtırasını, ancak cumhurbaşkanını doğrudan halkın seçeceği bir senaryo ile aşabildi ve bu bakımdan başkanlık sistemine doğru da geri dönülmez bir yola girmiş oldu.
Bugün yeni Anayasa ve başkanlık sistemini gündemine alan Türkiye, ortaya çıkan bu fiili durumu hukuki duruma çevirme göreviyle karşı karşıya kalmış bir durumdadır.
Yani Türkiye’de bu gün Başkanlık Sistemi gereksinimi, topyekûn bir anayasa değişikliği gereksiniminin önüne geçmiş bulunmaktadır.
Kuşkusuz her ikisinin birlikte gerçekleştirilmesi çok daha iyi olacaktır ama bunun için meclis aritmetiğinde gerekli değişim ittifakının oluşturulabilmesi hala zor görünmektedir.
 
* * *
Bugün Başkanlık Sistemi’ne geçiş gereksiniminin topyekûn bir anayasa değişikliğinin önüne geçtiğini söyledik.
Evet, Türkiye bugün kuruluşundan bu yana en büyük sorunlarla karşı karşıya.
Türkiye gibi sorunların, tehdidin ve tansiyonun yüksek olduğu ülkelerde Parlamenter Sistem’in kargaşa doğurmaktan başka bir getirisi görülmemektedir.
Bu sitem içinde, kavga ve gerilim günlük rutinler halindedir.
Oysa Türkiye’nin böyle bir süreçte, böyle bir lüksünün olmadığı çok açıktır.
 
* * *
 
Parlamenter Sistemin yol açtığı kargaşalar Türkiye’ye çok büyük zaman ve enerji yitirmesine yol açmaktadır.
70’li ve 90’lı yıllardaki kargaşa, Türkiye’de terörün en yüksek olduğu, ekonominin en bozuk olduğu dönemlerin olduğu sır değildir.
Türkiye’de bu süreçlerde seçilmiş başbakanlar, ya Cumhurbaşkanı ile yahut Silahlı Kuvvetler ile ya da koalisyon ortaklarıyla çatışmaktan kurtulamamış, Türkiye’nin geri kalmasının nedenlerinden biri de bizatihi bu sistem olmuştur.
Oysa Başkanlık Sistemi’nde bütün bu unsurlar yerli yerine oturabilir. Öncelikle yürütme Başbakan ve Cumhurbaşkanı arasında iki başlı ve sık-sık çatışmalar doğuran bir görünümden uzaklaşır.
Öte yandan meclis ve hükümet, birbirinden görev ve yetkiler anlamında farklılaşır.
Meclis yasa yapar ve hükümet de yasaları uygular.
Bugünkü sistemde olduğu gibi, hükümet, yasama yetkisine, meclis de yürütme yetkisine karışmaz.
Başkan da dört yahut beş yıl boyunca, kendisine meclisten ve başka güçlerde herhangi bir fren gelmeden, ülkesi için çalışır.

 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat