Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç

24 Ekim 2016 22:05
A
a
İkinci Dünya Savaşı’nda Yugoslavya Almanların işgaline uğramıştı. Alman askerleriyle birlik olan Sırplar 100 Bin kadar Boşnak’ı katletmişler. 13 Ocak 1946 yılında bağımsızlıklarına kavuşmuşlar. Yugoslavya bağımsız olmuştu olmasına fakat komünist rejim konuşlanmıştı yönetime. Resmiyette ise Federal Yönetim olarak adlandırılmıştı. Altı Federal Cumhuriyet ve iki Özerk bölgeden meydana gelen bir ülke oluvermişti Yugoslavya.
Komünist rejimi yönetenler, bütün dinlere kısıtlamalar getirmekteydiler. Aliya İzzetbegoviç 1949 yılında İslamcı suçlamasıyla beş yıl hapse mahkûm edilmişti. 1953 yılında Tito komünist rejimi yönettiğinde Müslümanlar daha sıkı tutuluyordu. Dinlerin yaşadıkları sıkıntıları tespit etmek amacıyla bazı araştırmalar yapılmaya başlanmış, neticesinde 1974 yılında yeni anayasa hazırlanırken her dine bazı kolaylaştırmalar getirilmesi kararlaştırılmış, böylelikle bazı cami, medrese ve İslami işlevi bulunan yapılar tekrar hayat bulup, hayat vermeye imkân bulmuşlardı.
1980 yılında Tito ölünce Federasyonu oluşturanlar cumhurbaşkanlığı konusunda anlaşamadılar. İlk akla gelen sırayla cumhurbaşkanlığı yapılmasıydı. Bunun gerçekleşebilmesi içinde siyasi yapılanma gerekliydi, böylelikle demokratikleşme sürecinde yol alınmış oluyordu. 
İzzetbegoviç 1925 yılında dünyaya gelmişti. İslami duyarlılığa sahip bir ailenin evladıydı. Saraybosna’da bir Alman lisesinde öğrenim görmüş. Çevresindekiler Müslümanların Avrupa dışından geldiklerini düşünen kimselerden oluştuğundan sürekli fikir müzakereleriyle iç içe kaldığı ortamlarda yetişiyordu. Kendisi gibi düşünen birkaç arkadaşıyla “Müslüman Gençler Kulübü” ’nü kurduğunda yaşı 16 idi. Kısa zamanda bir vakıf ve dernek gibi faaliyetlerde bulunmaya başlamışlar, kendisi de çevresindeki konuştuğu insanları etkiler bir kişi durumunu almıştı. 
İslam Manifestosu  
Yaşadıklarıyla tecrübe sahibi olan İzzetbegoviç’in, 1970 yılında “İslam Manifestosu” adlı kitabı yayınlanıyordu. Aynı kitap oğlu tarafından 1983 yılında yayınlanınca epey yankı oluşmuştu. İş mahkemeye intikal etmiş, İzzetbegoviç’e 14 yıl hapis cezası verilmişti. Kendisi Avrupa’nın ortasında mevcut sistemi değiştirip İslamlaştırma ile suçlanmıştı. İzzetbegoviç hapiste geçirdiği yıllar O’nun fikir ve sistem geliştirme konusunda epey işine yaramış yılları boşuna geçirmemiş oluyordu. Hapis cezası indirilen ve 11 yıl sonra serbest kalan Aliya’nin kitabı Yugoslavya’da ilgiyle takip edilirken, okuyucular “Doğu ve Batı arasındaki İslam” adındaki meşhur kitabıyla buluşmuştu. İzzetbegoviç’in hedefi gençlerdi, İslamı sade ve öz olarak yeni nesillerle buluşturmuştu. 
Hapisten çıktığında komünist rejim bitmek üzereydi. Ülkede seçime gidilmiş Sırpların adayına karşı Aliya İzzetbegoviç, Hırvatların kendisini desteklemesiyle tüm Yugoslavya’nın cumhurbaşkanı seçilmiş, sonrasında Sırpların olayı kabullenememeleri sebebiyle etnik guruplar bağımsızlık şarkılarını seslendiriyordu. Siyasi yarışlarda yapılıyordu. 1990 yılındaki seçimi Aliya İzzetbegoviç’in Demokratik Eylem Partisi (SDA) girdiği ilk seçimde 86 sandalyenin yanında cumhurbaşkanlığını da almıştı. Sonrasında rahatsızlıkları sebebiyle 1996 yılında görevinden feragat etmişti 
Avrupa daha önceden verilen bağımsızlık mücadelesinde Hırvatlar ve Slovenleri desteklemesine rağmen Bosna’yı desteklemiyor, bağımsızlıklarına karşı çıkıyordu. Sırplar da Boşnaklara savaş açıyorlardı. 1 Ocak 1992 yılında Bosna’nın bağımsızlığı Avrupa’yı tedirgin etmişti. Bölgeye yerleşen barış gücü askerlerin göz yumması ve Irak’taki gibi Boşnakların silahsızlandırılmaları silahlanmalarının engellenmeleri sonucu günümüzde bile toplu mezarların bulunmasına neden oldu. 1994 yılına kadar 1 Milyonu aşan mülteci ve 250 Bini aşan şehit neticesinde Türkiye’den Erbakan Hocanın öncülüğünde yapılan desteklerle donanımlı bir ordu (UÇK)’ ya sahip olan Boşnaklar başkomutanları Aliya İzzetbegoviç sayesinde batıyı masaya oturtmayı başarmışlardı.
         Dayton Anlaşması
Paris’te 14 Aralık 1995 yılında taraflar masaya oturmuş, Avrupa’nın tam orta yerinde “Bağımsız Bosna Hersek Devleti” kurulmuştu. Direniş savaş ve verilen şehitler Boşnakların Müslüman kimliklerini kazanmalarına neden olmuştu. 
Büyük bir devlet adamı, başkomutan ilk cumhurbaşkanı olan İzzetbegoviç’in 8 Ağustos 1925 yılında başlayan dünya hayatı, 19 Ekim 2003 yılında dünya hayatı sona ermiş ve Ahiret hayatı başlamıştı. Savaşta kendisine her türlü imkânıyla destek veren can dostu Necmettin Erbakan’a Bosnalıları emanet ediyordu.
             İzzetbegoviç ve Erbakan
Boşnaklar katliama maruz kaldıklarında bütün dünya sağır-dilsizi oynarken Necmettin Erbakan Hoca kıyama kalkıp Bosnalı Müslümanların imdadına can dostunun yanına koşmuştu. Erbakan’ın çağrısıyla Milli Görüş camiası canıyla malıyla fikirleriyle kalemiyle kardeş Bosna’nın yanında oluvermişti. İzzetbegoviç’in vefatında derinden üzülen 54. Hükümetin Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hoca “Osmanlının Serhat Diyarı kahramanını kaybetmiştir, üzüntümüz büyüktür”, demiştir. Yine Erbakan Hoca vefat ettiğinde can yoldaşı Aliya İzzetbegoviç’in mezarından toprak getirilerek Merhum Erbakan Hoca’nın kabrine koyulmuştu. 
Sanki, dünyada olduğu gibi Ahirette’de kardeşlikleri devam ediyordu.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat