Bit üzerine çocuksu gevezelik…

3 Kasım 2016 20:42
A
a
Geçenlerde bir iki haftalığına Bursa”ya gitmiştim. Çeperindeki mahallelerde eczane sahibi bir dostumu ziyaret esnasında gözüme ilişen duvardaki ilan notunda,
       “Saç bitleri için sprey”…
 ibaresi yer alıyordu…
          Arkadaşıma sordum,
       -  Bu çağda, bu gelişmişlik çağında hala mı ? _
       -  Ooo, ne diyorsun ağabeyciğim. Hele şu mektep yok mu, kapısının önünden geçenin üzerine gökten yağmur gibi dökülüyor
                               xxxxxxx
       Bir süre sonra İstanbul”dayım, Şişli Etfal civarındaki bir eczane kalfasıyla birlikteyiz. Raflarda sıralanmış ilaç kutularını seyrederken gördüm ve okuyunca öğrendim ki, saç biti ve sirkelerine karşı etkiliymiş…
       Ayni soruyu o na da sorunca aldığım cevap,
     - Sorma be ağabeyciğim. Hele mektepler, hele mektep talebeleri üzerinde, felaket valla…
                              xxxxxxxxx
       İkinci Harp yıllarıydı. İstanbul’da Tarlabaşı Dolapdere arasında oturuyoruz. Temel gıda maddeleri üzerinden yapılan halk-memur ayırımının fiyat makası olabildiğince açık. Isınmak için yakacak odun bulabildiğimizde ateşlediğimiz sobanın etrafında çevreleniriz. Anamızın elinde sirkeye batırılmış sık dişli bir tarak, kucaklarımızda da beyaz bir bez veya çarşaf,  anamız tarafından sıra ile taraklanırız. Kucağımıza dökülen bitleri de teker teker yakalayarak sobanın üzerinde patlatırız.
       O zaman Devlet başkanı İsmet İnönü idi. İkinci Dünya Harbinin yoksulluk halleri ve sene, 1941…
        Günümüzde yıl 2016, çok partili demokrasi yılları ve kalkınmış müreffeh Türkiye ve Devlet Başkanları  da, Tayyip Erdoğan
        Mekteplerde bitten geçilemiyor !…
                                            xxxxxxxx
        Merak saikasıyla sorduklarımıza eczacılardan aldığımız karşılıklar genele teşmil edilebileceği gibi, edilmeyebilir de...
         O zaman, Öyle veya böyle, suç kimin olmalı ? 
         Devletin mi, ailelerin mi ?
         Devletin olduğunda, suçlulukta Milli Eğitim başta gelir. Basın, ve bilhassa televizyon yayınları üzerinde kontrol, denetim yetki ve sorumluluğunu yüklenmiş devlet bakanlığı da…
         Niye ? Denilebilir.
         Şundan…
         TV dizilerine bakıyorsunuz, bütün dizilerde oyuncular ev içlerinde dolaşırken ayakkabıları her vakitte ayaklarında, zira amaç  modernleşmek ve Batılılaşmak…
        Diziler, bu amacın rol modelliğini yapacak…
       Yetmiyor, bu kez çatal ve kaşıklar, halka referans olarak sunulan oyuncuların sol ellerinde. Ayrıca, ne yemek öncesinde ne de masadan kalkış sonrasında el yıkama öğretisi yer alıyor…
        Dudaklar, bir kağıt parçasıyla silinir…
        Bir anlamda asıl suçlular, devletin şahsında hükümetler. Siyaset yani…
         Siyaset, amacına ulaşırken dalkavukluk silahını kullanıyor. İktisadi kalkınma tilki kurnazlığıyla gayri safi milli hasıla artışına bağlanmıştır. İktidara ulaşmak veya süresini uzatmak söz konusu olduğunda israfçılık, işsizlik için tek çare olarak görülür. Siyasetin desteğindeki israfçılığı sanayiciyle birlikte pompalayan reklam sektörü, milleti, elindekini son kuruşuna kadar kalkınma yolunda harcamaya zorlayınca, televizyonların aptallaştırdığı orta sınıf haneler de, eşyanın tabiatından, bit  üretim merkezleri olup çıkar…
      Yookkk, yookkk öyle değil, ailelerin bir suçu yok, onlar hem Müslüman ve hem de temizliğin imandan olduğunu bilenlerdir…
       Bitlerin istilasında aileler suçlandığında, onları suç işlemeye teşvik ederek yol gösteren birileri olmalı. Zira rüzgar esmeden yapraklar oynamaz…
         Dolayısıyla, şeytanvari tilki kurnazlığıyla halkı bitlenmeye postalayanın, siyasetin bizatihi kendisi olmalıdır...
        Zira siyaset, hangi renkten olursa olsun, gücü eline geçirdiğinde finansörleri üzerindeki kontrol ve denetim görevinden, ahpab çavuşluk mekanizmalarını kullanarak kaçınmaktadır….        
                                    xxxxxx
         Üç vakit sonunda dünyanın en büyük tayyare meydanını sahiblenecek Türkiye’nin yoğun bit saldırısına uğramasının sebebi,
         Sosyal hayatın bütün alanlarındaki ahlaki zafiyet, hatta tükenmedir…
 
1000
icon
Hikmet alb 4 Kasım 2016 13:19

ÜSTADIM SANKİ ANLAŞMIŞ GİBİ MALİ İLE AYNI KONUYU İŞLEMİŞ SİNİZ HAKİKATEN HER YÖNÜMÜZLE İLGİLİ TEMİZLİĞE İHTİYACIMIZ VAR TÜRKİYE TEMİZLİK KONUSUNDA İMKANLARI BOL OLAN BİR ÜLKEDİR FRANSA TEMİZLİĞİN NASIL YAPILACAĞINI BİZDEN ÖĞRENMİŞTİR O KADAR ÇOK TEMİZLİK YAPTIK Kİ DERİMİZ YOK OLMAK ÜZERE SAYGILARIMLA

0 0 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat