Serkan Ömer Abbasigil

Bitcoin ile ekmek alınır mı?

5 Aralık 2017 22:08
A
a
Bitcoin meselesini irdelemeden önce paranın ve para yerine kullanılan araçların tarihteki öyküsüne kısa bir yolculuk yapalım. İlk çağlarda özelikle Tunç Devri’nde kentleşmelerin ilk evrelerinde trampa yani malın malla değiş tokuşu ile insanların ihtiyaçlarını giderdiği bilinmektedir. Trampa sisteminin zorluklar içermesi yeni bir değişim aracının kullanılmasını zorunlu kılmış; malın, değeri olan bir maden karşılığı el değiştirmesi imkanını sağlayan para sistemine tarihsel süreçte geçilmiştir. İlk paranın da Lidyalılar tarafından kullanıldığını, o dönemlerin ünlü tarihçisi Heredot'un yazılı kayıtlarından öğreniyoruz. Daha önce gerek Anadolu havzasında ve gerekse Mısır ve Asur yörelerinde paranın kullanıldığına dair çeşitli emareler bulunmasına rağmen (özellikle Asur hükümdarı Sennacherib döneminden yani MÖ.700 yıllarından kalma, gümüş külçeler bulunmuştur), bunlar hakkında herhangi yazılı bir kaynakta somut bilgiler bulunamadığı için tarihte ilk paranın Lidyalılar tarafından kullanıldığı kabul edilmektedir.
MÖ.180 yıllarına gelindiğinde bu kez Romalılar'ın ilk gümüş parayı basıp kullanmaya başladıklarını öğreniyoruz. Yine, tarih kaynaklarında, ilk kağıt paranın 806 yılında, Çin’de yapıldığı ve kullanıldığı; bu tarihten önce de yine Çin ülkesinde, deri üzerine basılmış kağıt paranın kullanıldığı ileri sürülüyor. Ancak yazılı kayıtlara göre 806 yılı kabul ediliyor. Amerika’da ilk kağıt paraların 1690 yılında basıldığı ve kullanıldığı, Avrupa’da ilk kağıt paranın ise 1660 yılında İsveç ülkesinde basıldığı ve kullanıldığı tarihi kaynaklarda yer alıyor. 
Mal ve üretim çeşitliliğinin dolayısıyla alışveriş sayısının giderek artması, daha karmaşık hale gelmesi ve karşılığında ödenecek parasal değerlerin de hızla artmasıyla birlikte nakit (somut) paranın gerek taşınmasında, gerek korunmasında ve gerek ödenmesinde yaşanan zorluklar yeni sistemlerin kullanılmasını zorunlu kılmaya başlamıştır. Bu zorunlulukların getirdiği yeni çözüm "kredi kartı" kullanılması ve böylelikle nakit para taşıma ihtiyacının azaltılması olmuştur. Dünya üzerinde ilk kredi kartının 1920’li yıllarda Amerika’da kullanıldığını biliyoruz. Bu dönemde, Amerika’da; otomobil sahipleri yakıt giderleri artınca buna çözüm aramışlar ve birkaç akaryakıt firması çeşitli kartlar üreterek, bu kartlar ile kullanıcılarının daha uygun şartlarda akaryakıt almalarını sağlamışlardır. Bu kartları üreten firmalar arasında ilk öne çıkan 1921 tarihinde müşterilerine ücretsiz kart dağıtan “Western Union” olmuştur. 1970 yılına gelindiğinde bu kez Amerika dışında ilk kredi kart uygulaması Barclaycard ismiyle İngiltere’de görülmüştür. 1974 yılına gelindiğinde International Bank Americard (Banco) kurulmuş daha sonra 1977 yılında bu banka adını VISA olarak değiştirmiş ve “VISA” yaşamımıza giren önemli bir kelime olmuştur. 1992 yılına gelindiğinde ise, bu kez Avrupa’da Europay International isimli kuruluşla birlikte “Master Card” ortaya çıkmıştır.
Ülkemizde ise ilk kredi kartı 1968 yılında kullanılmış ve aynı yıl uygulamaya konulan “Diners Club” isimli kart birkaç bin kişiye dağıtılmıştır. Ardından American Express kartları da yavaş yavaş kullanılmaya başlanmıştır. 1975 yılından sonra ise, kredi kartı kullanımı yaygınlaşmaya başlamış ve “Eurocard, Master Card ve Access kart” piyasaya girmiştir. 1980 sonrası, ülkemizdeki bankalar da kredi kartı uygulamasına girmişler ve ülkemizdeki kredi kartı kullanımı, hızla yayılarak günümüzde milyonlarla ifade edilen rakamlara ulaşmıştır. Ülkemizde kredi kartı ile alışveriş yapılması devletin vergi gelirine de büyük ölçüde katkı sağlamıştır. Şimdi sıra sanal para Bitcoin'in öyküsüne geldi.
İşte 2008 yılında Satoshi Nakamoto tarafından deneysel çalışmalar sonucu geliştirilen Bitcoin isimli dijital para birimi dünya gündemini her geçen gün daha fazla meşgul ediyor. Artık dünyanın dört bir köşesinde herhangi bir merkez bankasıyla veya resmi kuruluşla ilgisi bulunmayan Bitcoin'in iyi bir yatırım aracı olup olmadığı veya bu paranın kullanılması durumunda karşılaşılabilecek olası riskler konuşulmakta... Hemen şunu belirtmek gerekir ki; Bitcoin henüz para olarak kabul edilmemektedir. Çünkü, paranın sahip olması gereken özellikleri henüz taşımamaktadır. Bitcoin, şu an için belli bir kesimin; parasını; örneğin çok pahalı bir tabloya kolaylıkla harcayabilen bir parasal varlığa sahip sıra dışı insanların ilgilendiği sanal bir saadet zincirine benziyor.
Peki Bitcoin kullanmanın avantajları ve dezavantajları neler olabilir? Bitcoin'in; enflasyon riskinin düşük olması, hükümet krizlerinden etkilenmemesi, taşınmasının kolay olması ve izinin sürülememesi gibi avantajları olabilir. Bitcoin ile milyarlarca dolar eş değer para, küçük bir hafıza kartı içerisinde rahatlıkla taşınabilir. Ayrıca Bitcoin hesabındaki para miktarı bilinmediğinden devlet vergi kesinti yapamaz ve böylece kara para aklamak isteyen kötü niyetli kişilere de gün doğabilir. Bitcoin sayesinde yatırımcılar herhangi bir ülkede yaşanan siyasi krizin yaratacağı olumsuz etkilerden kurtularak hesaptaki paranın değerini koruyabilir. Bu avantajlara karşın Bitcoin; kaybedilmesinin kolay olması, devletin paranın izini sürememesi, değerinin değişken olması, alıp satmanın zor ve hâlâ çok yeni olması ile harcama alanının dar olması gibi pek çok dezavantajları mevcuttur. Bitcoin ile pazarda, markette alışveriş büyük ölçüde yapılamamaktadır. Bitcoin ATM'leri çok az sayıda olduğundan işlemler yeterince gerçekleştirilememektedir. Tüm malvarlığınızı Bitcoin hesabınıza atılacak virüs ile kaybetme riski oldukça yüksektir. Bitcoin cüzdanının kaybolması veya çalınması durumunda polisi aramanızın artık hiçbir anlamı yok. Sanal dünyada bir günde zengin olduğunuz gibi bir günde de yoksul olabilirsiniz. Bitcoin, özellikle yatırım amaçlı kullanıldığından borsadaki gibi değeri aniden yükseldiği gibi düşebilir.
Bitcoin ile devletlerin vergi gelirlerinden mahrum kalması ekonomik ve sosyal açıdan pek çok sorunlara yol açacaktır. Devletin vergi gelirinin büyük ölçüde yok olması sonucu vatandaşlar eğitim, sağlık, altyapı hizmetleri gibi faaliyetlerden artık büyük ölçüde yararlanamayacaktır. Ülke içerisindeki fakir insanlara devlet tarafından yardım yapılması imkansız hale geleceğinden zengin daha zengin fakir daha fakir hale gelecektir. Özellikle devletler paranın izini süremediği için suç oranları artacak ve sosyal açıdan kaos yaşanabilecektir. Sözün özü; Bitcoin, tüm dünyada sosyal devlet anlayışının çökmesine yol açabilecektir. Ulus devletlerin karar vericilerinin büyük çoğunluğu, yaşanabilecek tüm bu riskleri göz önünde bulundurarak Bitcoin'in dünya genelinde yaygın bir şekilde kullanımını engellemeye dönük yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini vurgulamaktadır.
Anadolu'da bulunan paranın öyküsünün Bitcoin öyküsüne dönüşmesi en azından kısa vadede pek gerçekleşmeyecek gibi görünüyor... Bir Anadolu kasabasından geçerken kasabanın fırınından Bitcoin ile bir ekmek almak şu an için ancak sanal dünyada rüya görmekle olur. Ekmek, alın teridir. Şu an için "Bitcoin "gibi kara para aklamaya yarayan bu parayla da zaten ekmek alınmaz.
 
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat