Bizim batı aşıklarına-2

2 Ekim 2016 21:34
A
a
“Endülüs’ün Avrupa’ya kazandırdıkları”
 
İslam coğrafyası yeniliklere açık olması nedeniyle teknolojik iktisadi ahlaki açıdan Avrupa’dan çok ileri durumdaydı. Müslümanların altın parayı kullanmalarından 3-4 asır sonra Avrupa 1252 yılında yeni kullanmaya başlamıştı. Ortaçağ’da veba salgınlarıyla başı belada olan Avrupa’da yaklaşık 300 Milyon insan hayatını yitiriyor. Vebanın yayılmasını ise yahudiler sağlıyordu. Vebadan ölen yahudileri hristiyan içme suyu kuyularına attıkları böylelikle daha çok insanın mikrop kapmalarına neden oldukları söylenir.
 
Şeker kamışı, kağıt, pirinç, ipek, abaküs, arap rakamları, (bizim kullandığımız rakamlar da Endülüs Müslümanları tarafından keşfedilmiştir) Müslümanların Avrupa’ya gelmeleriyle Avrupa tanışmıştır. Ayrıca Yunan Medeniyetinde tıp ileri bir seviyede idi. Yunan Medeniyetinin bilgilerini de yine Müslümanlar insanlığa yeniden kazandırmışlardır. Hindistan ve Çin’deki demir ustalığı da yine Müslümanlarla Avrupa kıtasına ulaşmıştır.
 
Yel değirmenleri üçgen yelkenliler Müslümanların icatlarıydı. Trigonometri, mekanik mühendisliği, tarla sulama teknikleri, metal sanayi, kimya mühendisliği yine Müslümanların geliştirerek Avrupa’ya taşıdıklarındandır. Barut ve kâğıdın da Müslümanlar vasıtasıyla Avrupa’ya geçtiği bilinmektedir.
 
Endülüs İslam Medeniyetinin yaptığı bu hayırlı hizmetlere birkaç örnek vermek için epey araştırmayla özetleme yapmam gerekti. Zira makale değil kitap yazılacak gibi.
 
İnsanların birbirleriyle olan ilişkilerini de olumlu olarak etkiliyordu Endülüs. Faydalı ilimler sayesinde Avrupa Arapça öğrenmeye gayret ediyor, barış içerisinde ömürler geçiriliyordu.
 
Avrupalı öğrenciler Endülüs’te eğitim aldıklarında büyük bir onur sahibi oluyorlardı. Özellikle İşbiliye-Sarakusta-Kurtuba, eğiminin beşiği kabul ediliyordu. İşbiliye kentinde Arapça eserlerin okullarda okutulması için tercümeleri yapılıyor, hristiyan başpiskoposlar Bağdat’taki sistemin bir benzerini Raimund şehrine kurulmasını sağlıyorlardı. Bağdat medeniyetin beşiği konumundaydı.
 
Donkişot’u hepimiz biliriz, yazarını biliyor muyuz? Söyleyeyim, Cervantes. Cervantes’in samimi açıklamalarıyla Endülüslü Müslümanların hakkını verdiğini görüyoruz.
 
“Mağriplilerden çok dostum oldu, bizlere doğru düşünmeyi onlar öğrettiler. -Sanço (kitaptaki karakter) seni yaptıklarınla sanki bir bilgin, bir filozof, bir imam’a benzetiyorum.- Kâinatın idaresinde üç farklı güç hâkim olsaydı seyredin o zaman gümbürtüyü…” Cervantes tek tanrılı inanışın daha akılcı olduğunu vurgularken Müslümanlardan açıkça etkilendiğinin farkındaydı… İnşa Allah İslam’a iman etmiştir.
 
Endülüs’teki İslami akım, İbni Rüşd gibi siyaset din fıkıh felsefe âlimini yetiştirmiştir. Avrupalıların Aristoyu tanımalarına vesile olmuştur. Zerkali gibi önemli bir astronot yetişmiş aynı topraklarda. Batlamyus boş araziye diktiği çubukla güneşi izleyerek bir tez öne sürmüş, aynı noktaya geldiği gün, bir yılın 270 gün olduğunu söylemiş. Zerkali ise 12 derecelik açıdan bahsetmiş, bir yılın 365 gün 6 saat 26 dakika 32 saniye olarak kurallaştırmış. 2000’li yıllarda bilim adamları bunu incelemişler küçük bir yanılmayla (1 dakika) Zerkali’yi doğrulamışlar. Aradan birkaç yıl geçince küçük yanılmanın bin yılı bulunca aslında yanılma olmadığını tespit ettiklerinde adeta şapka çıkartmışlar. Ve Tuleytula ismiyle anılan ilk “astronomi cetvelini” düzenleyendir.
 
Ünlü İslam düşünürü şair ebced ilmine vakıf Şeyhül Ekber diye bilinen Muhyiddin Arabi, Astronom Cabir bin Eflah, dünyada ilk uçmaya teşebbüs eden bir süre havada süzülen ünlü fizikçi cam imalatçısı Abbas Kasım ibni Firnas bazı Endülüs bilim adamlarıdır. Avrupa edebiyatına da katkıları büyüktür Endülüs’ün. Üstatlar o günlerdeki musiki olmuş edebi eserlerin hala İspanya’da dillerde olduğunu vurguluyorlar. Devam edeceğiz!..
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat