Loading...

Bursa’ya müjde!

15 Ekim 2018 21:19
A
a
Türkçe, ilkesizlik ve sahipsizlikten çok çekti. Bir takım dönemlerle sadeleştirildi ve tahrip edildi. Türkçe’nin gençlerin kullandığı son versiyonu ile dil, ciddi bağlamda tehlikeli bir boyuta girerken, dilimizin güzelliğini yaşatmak ve özümüze döndürmek amacı ile çalışmaların bilirkişiler tarafından başlaması gerekiyordu. Biri çıktı ve ben bu işe gönlümü koymak istiyorum dedi. Türkçe’nin geldiği durumu gören ve bu sekülerizmin yürüttüğü asimile politikasını bir an önce durdurmak isteyen eski AK Parti İstanbul Milletvekili Ekrem Erdem’den başkası değildi.
 
Türk Dili ve Edebiyatı Derneği Başkanı Erdem, derneğin kurmuş olduğu kendi sitesinde derneği kuruluş amacını şu şekilde açıklıyor; İstanbul Milletvekili olarak TBMM’de görev yaptığı 22. Dönem’inde, Türkçe’nin içinde bulunduğu sorun ve sıkıntılara yönelik yapılmış çalışma ve araştırmaları incelemiş. Türkçe’yi tanımaya çalışmış ve edindiği ilk tespiti, Türkiye’de Türkçe bilinmediğine yönelik olmuş. Kimsenin bilmek diye bir derdi olmadığını anlayarak uyuyan cevherleri uyandırmak amacı ile harekete geçmiş. Okullarda sevilmeyen derslerden biri Türkçe olduğu kanaatini getirerek, anadilini doğru olarak kullanamayan, en önemlisi de sevmeyen bir kimsenin eğitim, iş ve aile hayatında başarılı olamayacağını fark etmiş. İstanbul’da 102 üye ekibi ile 22 Mayıs 2008’de, derneği kurmayı başarmış.  “Türk Dili ve Edebiyatı” derneğini kurduktan sonra birçok yanlış uygulamaların önüne geçmek amacı ile kanun teklifleri hazırlayarak TBMM’ye sunmuş ve dil alanında birçok eksikliği hayata geçirilmesinde öncü olmayı başarmış.
 
 Derneğin ilkesi tüm toplumun ilkesi
 Her derneğin ilkeleri olduğu gibi bu derneğinde ilkeleri var ve edindiği ilkeler aslında hepimizin de bir görev olarak bilip uygulamaya geçmemiz gereken ilkeler olduğunu düşünüyorum. Dil, her şeyden önce çeşitli ideolojilere kurban edilmiş ve tahrip edilmiştir. Her ideolojinin dile bakışı farklı olduğu için kitleler dillerini milli bir adımla birleştirmek yerine ayrıştırmaya gitmiş ve geçmişten ders alınmamıştır. Dilini değiştirmek isteyen seküler kesim, batı dilini esas alarak yeni Türkçe olarak kabullendirmek istemiştir. Dilimizi asimile etmek için modernizm ile batı dili benimsenmiş ve okullarda ve seküler zihniyetin çıkardığı kitaplarda halkı yozlaştırmayı kısmen de olsa başarmıştır. Zamanla tahrip edilen ve yozlaşan aslımızdan uzaklaşan ve uzaklaştıranlarla mücadele en büyük ilkemiz olmalıdır. En büyük ilke dilimize sahip çıkmaktır. Deyimlerimize, fıkralarımıza ve tüm kültürlerimize sonradan girmiş ve kültürümüzün ayrılmaz parçası olmuş kelimeler, batı menşeli taşıyan kelimelerle doldurulmuş ve öz Türkçemiz zamanla bize unutturulmuştur. Dilimiz sadeleştirilerek dünyanın neredeyse en fakir ve ifade etmekte zorlanılan bir dil haline getirilmiş. Dünyanın en büyük dillerinden birisi olan Türkçe, Başkan Ekrem Erdem’in de ifade ettiği gibi arılaştırma adına fakirleştirilmiştir. Bu sebeple Türk Dili ve Edebiyatı Derneği, Türkçe’nin fakirleştirilmeden zenginleştirilmesinden yana olmuş ve mücadele başlatmış. Dernek, Türkçe karşılığı olan kelimelerin yabancı kelime ile harmanlanmasından hoşnutsuz. Başta belirttiğim gibi derneğin ilkelerini esas alarak bizlerin Türkçe’yi geri kazanma babında çaba göstererek derneğin ilkelerini kendi anlayışımız olduğundan, hepimiz sorumluluk almalı ve topyekün mücadele etmeliyiz.
-Ne ile?
-Batı kökenli dil ile!
-Ne ile?
-Türkçe dilinin özünü inkar ederek batıyı benimsemiş zihniyet ile!
Eğer dilimizde bir eksik var ise Osmanlı lügatına bakılmalı; kök yine bize ait değil ise dil kültürümüze uyumlu bir kelime kazandırılmalıdır. Şayet, başka bir dilden kelime almak mecburiyetinde kalınırsa, o kelime Türkçeleştirilerek, milletimizin kolayca telaffuz edebileceği şekilde geliştirilmelidir..
Türk Dili ve Edebiyatının sosyal ve kültürel aktiviteleri ise şu şekilde gerçekleşiyor.
 Milli ve milletlerarası toplantı, konferans, bilgi şöleni (sempozyum,) panel ve kongreler düzenliyor
     - Gerekli olan her türlü bilgi, belge, doküman ve yayınları içinde barındıran Türk dili ve edebiyatı kütüphanesi kuruyor.
     - Akademisyenlerden oluşan çeşitli çalışma ve araştırma grupları oluşturarak araştırma ve geliştirme yapılıyor ve düzenleniyor.
     - Türkçenin doğru kullanılmasıyla ilgili okuma, konuşma ve yazma kursları açılıyor. (Geçtiğimiz günlerde Ankara şubesinde bir yenisi eklendi).
     - Okullar arası çeşitli yarışmalar düzenleniyor
     - Türkçeyi iyi kullanan yazar, şair ve sanatkârlarımız her yıl Türk Dili edebiyatı tarafından ödüllendiriliyor
 
Derneğin 2017 de çıkarttığı Türk Dili ve Edebiyatı dergisi de 2017 yılında okuyucularına sunulmuş. Birbirinden değerli üyelerin çalışmaları, yazıları ve aktiviteleri, bilim ve kültürümüzün mihenk örnekleri her ay çıkan dergide habere konu ediliyor. Tarihçemizi de işleyen dergi, Türk dili konusundaki hassasiyetlerle ortaya çıkarılıyor.
Köşeme sığmayacak kadar vizyonu bulunan bu kutlu dernek, birbirinden farklı etkinliklerle kendinden söz ettiriyor. Buraya kadar sabırla okudunuz, teşekkür ediyorum. Artık müjdemizi verelim; Türkan Akyol Göğüs Hastalıkları Devlet Hastanesi Başhekim yardımcısı ve birçok derneğin temsilciliğini üstlenen Muhammed İkbal Bakırcı, Türk Dili ve Edebiyatının Bursa şubesini kurma aşamasında öncü olduğunu müjdeleyelim. Bursa’mıza şimdiden hayırlı olsun
Selamet ile…
Kaynak bilgiler, (TDED) web sitesinden alınmıştır.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat