Çalı’da Köy Filmleri: Bataklı Damın Kızı Aysel hemşerimizdir

30 Eylül 2016 21:59
A
a
Muhsin Ertuğrul’un yönettiği  “Aysel Bataklı Damın Kızı’’ Türkiye'nin köy konulu ilk filmidir. 1934 yılında Bursa’da Çalı’da çekilmiştir.
Bursa doğası, tarihi kimliği, insan dokusuyla filmlere çok uygun bir şehir ama maalesef Bursa’nın filmleri yok. Bursa’da geçen ve ya Bursa’yı anlatan filmler çok az.
Bir medya şehrinde ne büyük eksiklik bu.
*************
Kentimizde tiyatro denince ilk aklıma gelen isim, profesyonel düzeydeki başarılı yönetmenliği ve oyunculuğuyla İzzet Boğa olur daima. İzzet Boğa yorulmak bilmeyen bir dinamo gibi kültür sanat üretir. Boğa aynı zamanda çok iyi yazardır.
Geçen günü sevgili İzzet ile sohbet etim, beni heyecanlandıran sinema projesinden bahsetti. İzzet Boğa’nın öncülük ettiği bir girişim var: “Çalı Köy Filmleri Festivali’’.
**************************
İyisi mi, aradan çekileyim sözü ona bırakayım.
“Çalıköv’e gelsenize. Köy filmleri festivali yapıyoruz. Organik. Öyle bol bütçeli, lüks sinema salonlarında, ödüllü, konaklamalı, otelli yıldızlı-yaldızlı değil... Köyde.
(…)Bakın yazıyorum buraya Eylül sonu ekim başı. Yazdın mı? Bi de ÇEKÜDER yaz. Nilüfer Kent Konseyi yaz. (…) Burası Bursa. Köyümüz şehre çok yakın, merkezinde bile sayılır. Nilüfer’de... Çalık Halil Karyası derlermiş eskiden. Sonra Çalı deyip kestirip atmışlar. Biz çalıköv deriz. :) 1326'da kurulmuş. Uludağ’ın çam ormanlarına yaslamış sırtını, yemyeşil, toprağı bereketli, insanı çalışkan, pırıl pırıl bir köy. Ben küçükken sokaklarından şarıl şarıl sular akardı, dere geçerdi içinden, kerpiç evlerini illa asmalar sarardı. Ve koca koca ayna denilen askılarda kurutulan tütünlerin kokusu sarardı sokakları. Bursa ovası ya burası, adam eksen adam biter; şeftaliler yarma, sulu sulu, her ama her meyve olur mu bi yerde olur... İpekböceği yapardı köylüler, koza satardı... Üzüm bağları, bahçeler, zerzevat, ekin. Hiç boş durulmazdı.
Ve kırk yılın bir başı TRT yayınlamaya kalkınca siyah-beyaz BATAKLI DAMIN KIZI AYSEL filmini, bütün köy televizyonun karşısına kurulurdu. Biz evde Cahide Sonku’yu, Talat Artemel’i ve aşklarını mı izlerdik, her kamera açısına giren evi, sahibini, pazar sahnesinde sarı patates diye bağıran Mıstan Dede’yi sahnesi geçmeden yakalamaya mı çalışırdık, bilemezdim. Sonra video çıkınca betamax kasete kaydettik de durdura durdura, anlata anlata bir bir ezber ettik her yerini.
Senaryosunu müstear isimle ve Selma Lagerlöf’ün hikayesinden uyarlayan Nazım Hikmet olunca, rejisör Muhsin Ertuğrul, müzikleri Cemal Reşit Rey ve oyuncuları Cahide Sonku, Talat Artemel, Behzat Budak, Hadi Hün, Sait Köknar, Hazım Körmükçü’den başlayınca benim gibi bir tiyatro adamı için heyecanın dozu artıyordu tabi. Bu isimlerin, filmin çekimleri boyunca benim köyümü mesken tutuklarını, -dedelerimin çocukluğunda da olsa- benim yürüdüğüm yollardan yürüdüklerini, çeşmesinden su içtiklerini düşünmek bile yüzümü gülümsetiyordu.
1934 yılından, video teknolojisinin yayıldığı 1980’lere kadar köyde kopyası bulunmayan ve sadece bir söylence ile köylülerin hafızalarında yerini koruyan film, hele internet teknolojisinden sonra yeniden araştırılmaya, sahne sahne tetkik edilmeye başlandı. Hem de öyle dışarıdan bir ekiple değil. Köyün yerel tarih araştırmacısı Turhan Çalay, dönemin gazete kupürlerinden, çekim sırasındaki fotoğraflara, yapılan röportajlara kadar belgeleriyle her şeyi ortaya koyuyor, birçok mekânın bugünkü halini fotoğraflayarak karşılaştırmalı olarak gösteriyordu.
******************
Bir öğleden sonra büromda çalışırken randevu alıp ziyarete gelen iki yağız delikanlı, köyden bir abileri olduğumu duymuşlar ve şehre benimle tanışmaya gelmişlerdi. Kaytan bıyıklı olanını sosyal medyadan takip ediyordum. Köyün gençlerini Çalı Çevre ve Kültür Derneği (çeküder) çatısı altında topladığını, bayram yerinden tut da, hıdrellez ateşine, keşkek gününden, Dede pikniğine kadar eski adetleri canlandırdığını, çocuklara mıntıka temizliği yaptırdığını ve kadın, genç, yaşlı toplayıp şehre tiyatroya götürdüğünü takdirle izliyordum. “Nerden mezunsun sen” dedim? “KATÜ Harita abi” dedi. “Bir köy Filmleri Festivali yapalım Emre” dedim. “Bu biliyorsun bizim köyde çekilen ‘Bataklı Damın Kızı Aysel’ filmi hem köy için hem de sinema bakımından önemli. Köylü filme sahip çıkıyor, unutmuyor, bu film bizim tarihimizde önemli bir değer, bu değeri tüm Türkiye’ye hatırlatmamız lazım. Yönetmeni ve tüm kadrosu çok önemli isimlerden oluşur. Bu festival herkesin ilgisini çeker. Köye bu filmle ilgili sahnelerin resmedildiği bir anı duvarı yaptırmak güzel olabilir. Bir caddeye bir sokağa Cahide Sonku’nun, Muhsin Ertuğrul’un, Talat Artemel’in, Behzat Butak’ın isimleri verilebilir... Sinemacılar da eminim ki sahip çıkar. Bu festival köye çok yakışır.
(…)İşte böyle geçen sene çam ormanları içinde yemyeşil çimler üzerine atılan rengârenk minderlerle ÇEKÜDER’in kurduğu açık hava sinemasında beş gün boyunca her akşam yıldızların altında köy temalı bir film gösterildi. Köylüler kalktı geldi ve böylece kendi sinema şenliklerini başlatmış oldular. (…)Fikir ve isim babası sayılırım, gururla söylüyorum. Nilüfer Belediyesi ve Kent konseyi de sahiplendi bu sene festivali ne güzel oldu. ‘’
********************
29 Ekim-2 Eylül tarihlerindeki festival, ‘Aysel Bataklı Damın Kızı’ filminin gösterimi ve Cahit Berkay’ın Film Müzikleri konseri ile perşembe günü başladı.
Festival boyunca Susuz Yaz, Sürü, Yılanların Öcü, Türkiye'nin Oscar Adayı "Kalandar Soğuğu", Rüzgarın Hatıraları, Beş Vakit, Sivas, Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak, Yatık Emine, Arkadaşımın Evi Nerede gibi köy temalı filmler gösterilecek, sinema üzerine söyleşiler yapılacak.
Haydi öyleyse sinemaya, Çalı’ya.
 
1000
icon
Hikmet alb 1 Ekim 2016 01:12

KÖYÜ HATIRLATAN HER TÜRLÜ OLAYDA SAFLIK VE HOŞGÖRÜ VARDIR SAMİMİYETİN OLDUĞU HER HER YER GÜZELDİR İYİ SEYİRLER

0 0 Cevap Yaz
can ertan

teşekkürler

0 0
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat