Çalışma hayatında kadınlara kolaylık…

3 Mayıs 2017 22:11
A
a
Kadınların çalışması iyi mi kötü mü ya da helal mi haram mı gibisinden sorgu sual etmeye gerek yok. Türkiye laik. Mesele bu kadar net ve basit…
Eko Kemalizm zaviyesinden ele alalım, sonra da Müslümanca bakarız…
Türkiye laik olunca hemen derler ki, tek elin şıklaması faydasız. Yuvaların geliri iki kanaldan olsun ki, yokluk çekilmeye…
Rahat yaşamak için çift kanaldan beklenen geleceğin harcamada serbest olması gerekir. Harcamanın sınırsız serbestliği, GSMH’yi artırır. Bu artış ise, hangi ülke olursa olsun artıran ülkeyi, modernleşmiş, gelişmiş ve kalkınmış ülkelerin seviyesine getirir…
Bu ülkenin Türkiye olduğunu var sayalım…
Türkiye kalkınmış ülkedir, fertleri milli gelir dağıtımındaki payı yükseldiği için, zenginleşmiştir. Bu zenginlik, iaşe ve ibade harcamalarında halkı konformist yapar. Çocukları özel okullarda okur, uluslararası üne sahip hastanelerin müşteriliğine soyunur. Gecekondu ve apartman hücrelerinden konaklara göç akımı başlar…
Ne var ki Türkiye, nüfus ve istihdam hacmi bakımından stabil ülkedir. Nüfus artarken istihdam hacmi aynı oranda artmayabilir. Yeni yatırımlar için yerli kaynak yetersizdir. Hane reisi evinin gelirini çift kanala bağlamak için karısını kızını işe kovalasa da, istihdam hacmi buna imkan vermez…
Vermediğinde, kadın erkek eşitliği ilkesi, işyerlerinden iki erkeği dışarı alır ve kadınlara da yer açılmış olur…
Xxxxxxx
Türkiye’nin laik siyaseti kadının çalışmasına karışmaz. Bilakis, yönetimi kadınların vatandaşlığına baktırır…
Siyaset ise zaten, vatandaşa bakma yükünü sırtına yüklenmiştir, hem de seve seve. Başlar meseleyi halletmeye…
Evvela istihdama esnekliği getirir. Kalemi eline alır ve sıra, “kadına desteğe” gelir…
Pozitif ayrılımcılık yoluyla…
Xxxxxxxx
Cemiyetin en küçük birimi aile olduğu için, ailenin bozulmamasına dikkat eder. Ve kadının çalışmasını kocasının iznine bağlar…
Bağlar da, hangi zamanlarda ve ne gibi şartlar altında?..
Gece çalışmaları yedibuçuk saat…
Gece çalışmalarına, sağlık bakımından uygunluk…
İşverenlerin kadınları evlerinden alıp iş bitiminde tekraren  evlerine geri götürmek. Vs, vs, vs…
Xxxxxxxx
Kadın çalışırsa üstünü başını alır. Erkek çalışır evine barkına harcar ve çocuk çalışırsa kendine bakar…
Yapılan üçlü beşli harcamaların hepsi birden kalkınmışlığın ve zenginliğin simgesi olan GSMH rakamlarını büyütür…
Türkiyemiz’in kalkınmışlık ve dahi bağımsızlık konularında bir eksikliği ve problemi yok…
Eniğimizde ve enceğimizde aynalı telefonlar!..
Xxxxxxxx
İki üç gün oluyor, bir sabah evden çıktım yürüyerek gidiyorum. Sırtı torbalı bir genç kız karşıdan bu yana doğru körlemesine geliyor. Kenara çekilip seyretmeye koyuldum…
İki eliyle tutup karıştırdığı bir aynalı telefon, kafası da ona eğik. Kaldırımın kenarında “kaldırım babaları”, otomobillerin istilasına karşı geçidi muhafaza etsin diye, aralıklı dizilmiş.
Ruhu süzülmüş, sırtı torbalı ve elleri de aynalı kız, geldi geldi ve ayağının babalara toslamasıyla, elindeki aynalıyı yere düşürdü…
İkibin lira şu yok zamanda uçtu gitti…
Zenginleşme, aptallaştırarak esir alıyor yoksul ülkelerin  sesi kısılmış yoksulunu
Türkleri  aldığı gibi…
xxxxxxxx      
Bir sual,
Türkiye şeriatlı bir ülke olsaydı.
Gaz yok, petrol yok, ileri teknoloji üretimi yok. Altın gümüş de hakeza. Nüfusu da en aşağı 100 milyon olacaktı şu an için…
İstihdam hacmi küçük, işsizlik nisbeti büyük…
Ne yapacaktı Türkler, hanelerine akıtıp getireceği parayı nasıl alacaktı çifte kanala?..
Tasarrufla mı, yoksa kadınları çalışmaya sevkle mi?..
Türkiye laik olmasına laik de, müsrif mi müsrif. Hem müslüman hem de israfçı mı israfçı…
Günlük altı milyon liralık ekmek çöpe mi atılıyormuş ne!..
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ


Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat