Çiftçi aldanmaz,siz tüketiciyi yanıltmayın!.. (1)

18 Ekim 2016 21:42
A
a
Ekolojik Tarım da denilen Organik Tarım, toprağın ve o toprakta yetiştirilen ürünlerin her türlü kimyasallardan arî olarak tutulması sonucu o toprakta yapılan tarımsal faaliyetlerdir.
Böyle bir üretim biçimi var mıdır, nasıl ve nerede yapılabilir?
Kuşkusuz kuramsal olarak bu olası…
Ancak pratik olarak böyle bir üretimin her yerde yapılma şansı yok ve zaten verimli de değildir.
Hal böyleyken bilen-bilmeyen, domatesi ağaçta yetişen bir ürün sanan kimi çokbilmişler sözüm ona sağlık adına Organik tarımdan söz etmekte, bir ‘Osmanlı tohumu’ tutturup gitmekteler.
Bunun aslı-astarı nedir?
 
* * *
 
Son yıllarda organik ürünlere talebin artması ve fiyatlarının yüksek olması, fırsatçıların gözünü açarken, ne yazık ki kimi yerel yönetimlerimiz de bu fırsatçılara alet olmakta, tüketici yanıltılmaktadır.
Kimi semt pazarlarına ‘Organik Tarım Pazarı’ adıyla işlev yüklenmektedir.
Ve bunların çoğunda, köyden getirilen yumurtadan salatalığa, biberden zeytine birçok sertifikasız ürün 'organik' adıyla, normal ürüne göre 2-3 kat daha pahalıya satılmaya çalışılmaktadır.
Bu, tamamen ‘Organik’, büyük bir yalandır!..
Çünkü bir ürünün köyde yetişmesi yahut yetiştirilirken hayvansal gübre kullanılması o ürünü organik yapmaz.
Bir ürünün Organik olabilmesi için Organik Tarım Yasası’na ve onunla ilgili yönetmeliklere göre üretilmesi gerekir.
Organik tarım yapılabilinecek alanın çevresinde de kimyevi gübre ve kimyevi ilaç kullanılmaması gerekir.
Bugün böyle bir arî alan bulmak çölde su bulmak kadar zordur.
 
* * *

Kimyasal girdi kullanılmadan, üretimden tüketime kadar her aşaması kontrollü ve sertifikalı tarımsal üretim yapılarak üretilen ürünler organiktir.
Organik tarım yapılan yerlerin sanayi tesislerine, santrallere ve atıklar için kullanılan yerlere belli bir mesafede olması ön koşuldur.
Organik gıda üretimi yapılacak olan toprağın en az birkaç yıl kimyasallardan arınması için beklemesi de gerekir.
Bugün hiçbir çiftçinin böyle bir lüksü yoktur…
 
* * *
 
Çocukluğumuzda yediğimiz domateslerin tadının damağımızda kaldığı doğrudur.
Ancak, o cins domateslerin tohumu bugün için de elimizde olmasına karşın üretici verimlilik ve karlılık açısından bu ürünü yetiştirmez.
Bütün tohumlar eskidikçe ıslah edilmesi gerekir.
Bu ise teknoloji gerektiren, zor, pahalı ve zaman alan bir süreçtir.
O nedenle geliştirilmiş dayanıklı ve verimi yüksek olan tohumlar kullanılır.
Çiftçi bunu bilir.
Ama tüketiciyi de kimi çokbilmişler hala kandırmaya çabalarlar.
 
* * *
Organik tarım aldatmacasının önüne geçilmek zorunluluğu vardır.
Önceki gün ‘bilmem ne baba’ diye açılmış bir yeni markete girdim.
Yanıma gelen biri ballara baktığımı görünce “Bunlar Organik baldır” dedi.
Kendisini, “bal zaten organiktir, değilse o bal değildir, şekerdir” dedim!
Şaşırdı ama kabul etti ve “Haklısın” dedi.
 
* * *
Organik tarım bir kandırmacadır
Doğrusu, bakanlığın da uygulamaya sokup, destek verdiği “Kontrollü İyi Tarım Uygulamaları”dır.
Olabildiğince ıslahı yapılmış yerli tohum kullanmaktır…
Hem varsayalım ki, bütün dünya Organik Tarıma geçmiş olsun.
Bu, 8 Milyar’a dayanan dünya nüfusunun büyük çoğunlukla kalması demektir.   
Organik Tarım teriminin ortaya niçin ve kimlerce çıkarıldığına ve bu terimi 3. dünya ülkelerine pompalamaya çalışanlara dikkat etmek gerekir.
Yarın sürdüreceğiz…
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat