Çizgi romanlar ve bir romanda kendine rastlamak

17 Nisan 2017 22:09
A
a
Çocukken erkenden kalkar, kapı aralığından gazete atılmış mı diye bakardım veya pencereden gazeteciyi gözlerdim. Eskiden mahallelerde gazete dağıtıcıları olurdu.
Cumhuriyet okunurdu bizim ailede, o eski Cumhuriyet başkaydı tabii.
Gazete gelmişse heyecan dolu bir sevinçle kapar anneanneme götürürdüm; Şükriye yere sererdi gazeteyi, yanına çömelir gazeteye eğilir ve soru sağanağımı başlatırdım:
“Burada ne yazıyor, bu kim, bu ne?’’
Anneannem arada saçımı okşayarak sabır dolu bir sevgiyle manşetleri, haber başlıklarını, haberleri okur, sorduğum insanları tanıtırdı.
**************
Sonra da gazetedeki Ayhan Başoğlu’nun yazdığı ve çizdiği Malkoçoğlu’nu okurduk. Gazete faslı bitince tahta kılıcım, kese kâğıdından miğferim ve tahta atımla bahçede Malkoçoğlu olup cenk ederdim düşmanlarla, kötülüklerle.
Büyüyünce öğrenmiştim ki, Ayhan Başoğlu, asteğmen olarak gittiği Kore’de Türk şehitliğini gezerken şehitler için bir şeyler yapmaya karar vermiş; araştırmalar yapmış, 16. yüzyılda yaşadığı iddia edilen Osmanlı akıncı birliklerinden Malkoçoğulları üstünde durup bu sülaleden bir kahraman yaratmış ve çizgi roman 26 Ekim 1964’te, Cumhuriyet’te yayına başlamış. Zamanla Malkoçoğlu albümleri çıkmış, Yeşilçam’da filmleri yapılmış.
O filmlerin bir ikisini izledim ama çizgi romandaki tadı alamadım.
**************
Teksas, Tommiks, Zagor, Kinova, Asteriks, Tenten, Karaoğlan, Tarkan, Asteriks, Abdülcanbaz gibi çizgi romanları çocukken okumak, kitap okuma iştahımı artırdı. Şimdi de çizgi romanları severim.
Bir roman kişisi olmak
Çizgi romanlardan romanlara geçtim, büyük tutkuyla yıllarca roman okudum; o okumalar, içimde yazar olma hevesi uyandırdı; henüz yazar olamadım ama sonunda bir romanda yer almayı başarabildim.
Roman yazarı dostum Kaan Arslanoğlu ile geçen yaz başındaki sohbetimizde son kitabında kısa bir bölüm olarak benim de yer aldığımı söylediğinde, önce şaşırmış, sonra da heyecanlanıp, gururlanmıştım.
“Yüzü Silinenler’’i bu yüzden bir solukta okudum ve kitabın 162. sayfasında kendime, Can Ertan’a rastladım.
Roman internet ortamındaki yazışmalardan oluşuyor. Ümit T. yolladığı bir mesajda Kaan Arslanoğlu’na şöyle diyor:
“Pozitif örnekler kalabalık sayılmaz, çok az da sayılmaz. Can Ertan, Yusuf Bodur. Rasim mesela. Bunların yaşları kemali geçmiş diyebilirsiniz.’’
Sonra aynı sayfada biraz daha aşağıda şu satırlar var:
“Can Ertan bir Dostoyevski’nin bu dünyada yaşamış olmasından adamakıllı sevinç çıkarabiliyor. Mal bu, malzeme bu gerçeğini gayet iyi bildiği halde bunu başarıyor. Bir Mozart parçası ona tüm gün boyunca yetebiliyor. Ve sizi (Kaan Arslanoğlu) daima onların, yaşama sevinci verenlerin arasında sayıyor. Bundan daha büyük bir kazanç olabilir mi? Böyle bir karaktere kim öykünmez.’’
**************
Ümit T. kardeşime (ben romanlardaki insanları en az gerçek hayattaki insanlar kadar kanlı canlı, yaşayan varlıklar olarak gördüğüm için böyle hitap ediyorum) çok teşekkür ediyorum onurlandırıcı cümleleri için ve tabii onu var eden yazar dostum Kaan Arslanoğlu’na da çok teşekkür ediyorum.
**************
Öykünülecek biri miyim bilemem ama hayatın yaşanmaya değer olduğunu, beni mutlu eden edebiyat, müzik, sinema sanatı, futbol gibi nice güzellik barındırdığını, sanatçıların ve sanatın varlığının zor koşullarda bana direnç verdiğini söyleyebilirim.
Umutlu, iyimser, neşeli oldum ya da olmaya çabaladım daima.
Yazıyorsanız ve yaşıyorsanız hayatı seviyorsunuz demektir; hem yaşamaya devam edip, hem de mızmızlanmanın manası yok.
Hüzün, karamsarlık, bezginlik yayıcı olmamalı.
**************
Maradona’yı Messi’yi, Sergen’i izlemiş olmak; Mozart, Miles Davis, Zeki Müren dinlemek; Dostoyevski, Kaan Arslanoğlu, Taylan Kara okumak; Ingmar Bergman filmlerine bakmak; Bertold Brecht oyunu seyretmek; Salgado’nun çektiği fotoğrafları, Picasso’nun resimlerini görmek az şey mi?
Her şeye karşın güzel bir dönemde yaşamışım upuzun yıllar.
Hayat sana minnettarım.
 
Not: Referanduma ilişkin görüşlerimi yarın yazacağım.
 
1000
icon
Tayfur ŞAPOLYO 18 Nisan 2017 12:51

Akla gelen ve gelmeyen bütün konular....Senin üslubunda bambaşka bir tatla okunur hale geldikçe,...sana yaşamın. Var olmanın bütün güzelliklerini hissettirdikçe ...senin yarattığın farkındalık hiç eksilmesin

0 0 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat