Çok geç kalmış bir teşekkür ve bayram yazısı

10 Eylül 2016 20:31
A
a
İnternette dolaşırken adımı yazdım tıkladım, aşağıda göreceğiniz bir yazı, Ali Haydar Haksal kardeşimizin bir yazısı, aynen alıntılıyorum: Milli Gazete’de 29.6.2005 tarihinde neşrolunmuş. Sevgili Haksal kardeşimiz, merhum arkadaşımız İbrahim Uysal kardeşimizin Erzurum Üniversitesi’nde aynı sınıfta okuduklarını ve mezun olduklarını bilirim. Hace İbrahim diye lakap sahibi İbrahim Uysal bizim Ser-Da dağıtım şirketinin kurucularındandı. Merhum Salih Doğan Pala’nın riyasetindeki Nazif Keskin kardeşimiz ve İbrahim Uysal ve bendeniz fakir kurmuştuk. İstanbul’umuzun başta Beyoğlu İstiklal Caddesi’ndeki Ağa Camii ön duvarına dayalı raflarda 24 saat açık kitap sergisi başta olmak üzere İstanbul’un 22 yerinde İslami ve Milli kitaplar sergimizle var olduğumuzu göstermekteydik. Ali Haydar Haksal Bey, Milli Görüşçü olup zaman zaman bir araya gelip sohbetlerini dinlemiş olduğumuz bir kardeşimizdir. Benim 2005 yılında en sevdiğim husus hacca gitmemizin nasip olması, diğeri de kırk yıl topladığım notlarımdan kaleme aldığım Büyük Osmanlı Tarihi adlı çalışmamızın kadim dostum Ali Dağlı kardeşimin sahibi olduğu Merve Yayınları’nca neşredilmiş olmasıdır. Ancak Sayın Haksal’ın on bir yıl önce hakkımızda ve eserimize göstermiş olduğu alakaya teşekkür etme fırsatı bulmuş olmanın bahtiyarlığı içinde kendilerine teşekkür ederim.
Sevgili okurlarım, mübarek Kurban Bayramı’nızı tebrik ederken, siz okurlarımı Ali Haydar Haksal Beyefendi’nin eserim hakkındaki yazısıyla baş başa bırakıyorum. Fiemanillah.
Bize gelenler -I-
İhmal ettiğim konulardan biri bize gelen kitaplarla ilgili bir yazı yazamayışım. Nedeni, gündemin yoğunluğu, belleğimizde oluşturduğumuz konular, yazılar. Büyük Osmanlı Tarihi Hasırcızâde Metin Hasırcı’nın büyük bir emek vererek hazırladığı 8 ciltlik bir çalışma. Büyük bir emek ürünü. Bu tür çalışmaların önemi göz ardı edilemez. Osmanlı tarih ve medeniyetini ruhuyla birlikte yorumlamak, düşünmek günümüzün en önemli sorunların başında geliyor. İçinde bulunduğumuz karmaşada, medeniyetimizi, tarihimizi ruhuyla yeterince kavrayamadığımızdan bocalıyoruz. Büyük bir medeniyet izleğinde bulunan bizlerin, geleneğimizden kültür ve tarihimizden yeterince beslenmediğimizi belirtmek durumundayız.
Tarih, sıradan olaylar silsilesi değildir. Tarih bir çok medeniyeti ruhunda barındırıyor. İzleğinde olan milletlere ruh ve şekil veriyor. Günübirlik yaşayan toplumlar geçmişlerinden geleneklerinden ve medeniyetlerinden beslenmedikçe sıradanlaşıyorlar ve başkalaşıyorlar. Medeniyet tarihin kavranması için, bu tür eserlerin baştan sona hazmedilerek okunmasında yarar var. Geleceği oluşturacak olan kuşakların tarihimizin ruhunu kavraması ve beslenmesi için zorunludur.
Metin ağabeyi bu çalışmasından dolayı kutluyoruz.
Kitabı edinmek için: Merve Basın Yayın Dağıtım: (0212) 638 69 96
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat