Serkan Ömer Abbasigil

Cumhur da biziz, Millet de biziz

29 Haziran 2018 20:41
A
a
Bir seçimin ardından her köşe yazarı gibi ben de okurlarımla düşüncelerimi ve analizlerimi paylaşmak istedim. Hem Türkiye genelinde hem de Bursa özelinde seçim sonuçları ve partilerin aldıkları oy üzerine değişik yapıdaki seçmen grupları tarafından farklı değerlendirmeler yapılmaktadır. Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarından daha çok Meclis için verilen oylar kamuoyunu ve özellikle de araştırma şirketlerini şaşırttı sanırım.
Öncelikle Cumhurbaşkanlığı seçimlerini analiz edecek olursak; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçimi çok rahat bir şekilde kazandığı yadsınamaz bir gerçektir. CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce ise partisinin üzerinde oy alarak parti tabanında umut yaratmakla birlikte, seçim akşamı medyada yer almaması seçmenini rahatsız etti. Ayrıca Muharrem İnce’nin mitinglerde büyük kalabalıkları toplamasına karşın seçimi ikinci tura taşıyamaması ve beklentilerin altında oy alması; büyüklerimizden duyduğumuz; Osman Bölükbaşı’nın topladığı kalabalıkları hatırlattı. Meral Akşener de seçim akşamı medyada yer almaması ve partisinin aldığı oyun altında bir oy alması nedeniyle eleştirilebilir. Ancak Meral Akşener’in seçim sürecinde medyada yer alma açısından Muharrem İnce kadar şanslı olmadığı gerçeğini dikkate aldığımızda, hak ettiğinden daha az oy aldığını söylemek mümkün. Selahattin Demirtaş’ın aldığı oy zaten beklentiler düzeyinde olduğu söylenebilir. Temel Karamollaoğlu’nun sağ seçmenden ve Milli Görüş tabanından yeterli desteği alamadığı görüldü. Doğu Perinçek’in oy oranı beklentiler ile uyumluydu. Perinçek’e oy veren seçmen kitlesi zaten onun bilgi birikimine, fikirlerine, bütün zorluklara karşın dirayetli duruşuna, mücadeleci kişiliğine ve doğru bildiğini söylemekten çekinmeyen kararlı tutumuna oy vermektedir. Artvin türküsü “Haykırdı Çıktı Meşeden” türküsünde yer alan Köroğlu’nun yoldaşı Ayvaz’ın, “Doğu Perinçek bu gelen” şeklinde uyarlaması seçim şarkısı olarak hafızalarda yer edindi. Ayrıca seçimin ardından “Dünya yine güneşin etrafında dönmeye devam edecek” sözleri ile umutla yeni seçimlere hazırlanacağını ilk günden gösterdi.
Meclis seçim sonuçlarını irdelediğimizde AK Parti seçmeninin partisine bir sarı kart gösterdiği görüldü. MHP seçmeninin büyük bir kısmının partisini kolay kolay bırakmayacağı görüldüğü gibi AK Parti’ye sarı kart gösteren seçmen, MHP’ye oy vererek milliyetçi hassasiyetler konusunda Cumhur İttifakı’nın izleyeceği yol haritasına yön vermeye çalıştı. Önümüzdeki süreçte ittifakın ömrünü AK Parti’nin milliyetçi seçmeni ve MHP belirleyecektir. Millet İttifakı ise beklenilen dip dalgasını yaratamadı. Millet İttifakı’nın aldığı oyun yüzde 35’in bile altında kalması seçmende çok ciddi bir hayal kırıklığı yarattı. İttifak içerisinde İYİ Parti yüzde 10 oy civarında oy alarak kısmi ölçüde beklentileri karşılamasına karşın, aldığı oyun büyük bir kısmının CHP’nin ulusalcı seçmenine ait olduğu kanısındayım. Bursa özelinde özellikle CHP’nin çok yüksek oy aldığı Mudanya ve Nilüfer İlçesi’nde İYİ Parti’nin oy oranlarını incelersek bu kanaate ulaşabiliriz. Bursa’da İYİ Parti, genel oy oranının yüzde 2.5 fazlasını almıştır. Bunu irdelediğimizde İYİ Parti yönetiminin Bursa kamuoyunun yakından tanıdığı adayları milletvekili olarak aday göstermesi ve özellikle de Prof. Dr. İsmail Tatlıoğlu isminin oldukça etkili olduğunu düşünmek mümkün.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin aldığı oy ve partinin seçim sürecine kadar izlediği politikalar üzerindeki tartışmalar ise oldukça yoğun. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun çok çalışkan ve mütevazı olması seçimlerden başarı ile çıkması için yeterli olmamaktadır. Ayrıca Kılıçdaroğlu ve parti yönetiminin, ulusalcı taban ile etkin diyalog kuramaması, parti örgütlerinde ulusalcı kanadı küstürmesi ve HDP’ye örtülü destek vermesi, ulusalcı seçmenin ittifaktan dolayı baraj kaygısı olmayan İYİ Parti’ye yönelmesine neden oldu. Hatta Türkiye’de baraj sorunu olmasaydı, CHP’deki ulusalcı seçmeninin bir kısmı Vatan Partisi’ne yönelecek ve CHP’deki oy kaybı daha da fazla olabilecekti. Bu yüzden CHP’nin tüm bu gelişmeleri iyi analiz etmesi ve partinin günümüz koşullarına göre iletişimini gözden geçirmesi gerekmektedir. CHP yönetiminin, partiye uzun yıllar emek vermiş olan üyelerini yeniden kazanması ve parti tabanını küstürmemesi gereklidir.
Seçim sonuçlarının Meclis aritmetiğine bakıldığında; ittifakların bazı partilere yaradığı bazı partilere ise sayısal açıdan bir fayda sağlamadığı görüldü. Bu noktadan sonra temsilde adaletin, demokrasinin gereği olduğu fark edilmelidir. Baraj sorununun ittifaklarla aşılması yerine barajın kaldırılması ve seçmenin hür iradesinin tam anlamıyla mecliste temsil edilmesi sağlanmalıdır. Zaten yeni sistemde yürütme tamamen başkana bağlı olduğundan, Meclisin yapısının farklı renkleri barındırması istikrarı bozucu bir etki yaratmadığı gibi halkın yeni sisteme olan güvenini artırabilir.
24 Haziran seçimlerinin olağanüstü hal koşullarında gerçekleştirilmiş olması, seçim sürecinde bazı partiler ve liderler açısından dezavantaj yaratmış olmasına karşın; seçmen, yüksek bir katılım göstermiştir. Seçmen, “Cumhur da biziz, Millet de biziz” demiştir. Ayrıca seçimlerde sandık güvenliğinin büyük ölçüde sağlanması sayesinde 16 Nisan Referandumuna göre seçim sonuçları halk nezdinde kabul görmüştür. Bundan sonra da ülkemizin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, Türkiye Cumhuriyeti’nin payidar kalması konusundaki sözleri şiarımız olmalıdır.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat