Loading...

Düştüler, düşecekler!

11 Ocak 2018 21:49
A
a
Recep Tayyip Erdoğan’ın teşkilat vizyonu nedir? Bu soruları soran birçok insana rastlarsınız. Bendeniz uzun uzun anlatırdım lakin, mazlumlara kucak açarak ve tam bağımsızlık mücadelesi vererek dünya lideri olmayı başaran Recep Tayyip Erdoğan’ın sözlerinden bir bukle ile tarihin bugününe noktayı koymak istedim. Cumhurbaşkanı’nın birkaç sözünü araştırırken karşıma geçtiğimiz Ramazan ayı Erbakan Vakfı’nda verilen bir iftar yemeğindeki konuşmasına rastladım. Konuştuklarının % 80’i bu kutlu davanın önemini ve bu davayı yürütebilmek adına bir gönülü kazanmanın önemini anlatan konuşma. Görüş, mezhep ayırt etmeden bir insanı fethetmenin önemini anlatmış ve makam için yapılan riyakarlıklara sitem etmiş. İnceden inceden manalı bir çağrı…
 
Lafı fazla uzatmadan konuşmanın yazı metnini noktasına, virgülüne dokunmadan arz ediyorum.
Ümit ediyorum ki birilerinin yüzü kızarır…
 
“Bir gönüle girmenin, bir gönülü fethetmenin unutulduğu, ihmal edildiği, bunun karşılığında da kardeşin kardeşe silah doğrulttuğu zor bir zamanda yaşıyoruz.
Basit gibi görünen ama aslında inancın temeli olan vazifelerin ihmal edildiği, sahte kahramanlıklar peşinde insanlığın, vicdanın dahi yitirildiği bir çağda yaşıyoruz.
Türkiye, tarihi boyunca, içinde bulunduğu coğrafyada çok farklı bir yerde, çok farklı bir mevkide bulundu. Çünkü Türkiye, Mevlana gibi, Yunus gibi, Hacı Bektaş-ı Veli, Hacı Bayram-ı Veli gibi bu toprakların ve bu milletin mayasını yoğuran Kur’an-ı Kerim müfessirlerine sahip oldu.
Onlar küçük gibi görünen, basit gibi görünen ama her şeyin başı, her şeyin temeli olan meselelere en başta da gönül kazanmaya, gönüller fethetmeye vurgu yaptı. Kardeşlerim, küçük gibi görünen temel meseleleri ihmal edenler büyük meselelerde başarı sağlayamazlar. Kendi nefsini terbiye edemeyenler dünyaya istikamet çizemezler. Kendi evini, kendi bahçesini, kendi sokağını, semtini ihmal edenler dünya için söz söyleyemezler.”
“Bizler de, bizden öncekiler de öyle zor zamanlar yaşadık ki inanın isimleri bilinmeyen ama ruhları, inançları, ufukları dünyayı kuşatacak kadar büyük olan insanlar sayesinde hamdolsun o zor günleri aştık. Kimileri bir vakıfta yöneticiydi, kimileri bir dernekte üyeydi, kimileri bir okulda öğretmendi, kimileri esnaftı, memurdu, işçiydi, çiftçiydi, öyle büyük sözler söyleyenlerden değillerdi.
Büyük makamların, büyük mevkilerin, şöhretin, gücün peşinden koşan insanlar değillerdi. Kimilerine küçük gibi görünen ama aslında gerçekten çok büyük hedefleri vardı. Bir yoksulun elinden tutmak, bir talebeyi okutmak, bir garip sofrasına bir dilim somun koymak, ekmek koymak onlar için dünyayı fethetmekten daha mühimdi. Birer kumandan, birer zabit olmak değil en iyi nefer olmak onların gayesiydi. Bu kadar samimi, bu kadar hasbi, bu kadar fedakar oldukları için biz zor zamanları aştık ve bugünlere hamdolsun ulaşabildik.”
 
 
“Bizler, hepimiz ezelden gelen ve inşallah ebede giden bir mübarek davanın hizmetkarlarıyız. Biz, o davanın içinde hizmet etme aşkı ve şevkine sahip oldukça Rabbim bize olmamız gereken mevki ve makamı takdir etmiştir, takdir edecektir…”
“Mesele şu okul değil, talebe değil, yoksulun elinden tutmak değil, o görüntünün altında meselesi güç olan, iktidar olan, hırsını tatmin etmek olanların düştükleri acziyeti bugünlerde sizler de çok iyi görüyorsunuz. İsimsiz nice kahramanın omuzlarında yükselen dava, sarsılmadan Allah’ın izniyle yolunda ilerliyor.
Ama kendisine dünyalık kazanmayı, güç devşirmeyi, iktidar devşirmeyi gaye edinen sahte davalar her taraflarından dökülüyorlar. Ölmeden önce menzile ulaşmak için kendilerine her yolu meşru görenler, tökezleyip düşerler.
 Ve işte görüyorsunuz. Düştüler, düşecekler”.
Recep Tayyip Erdoğan
Selam ve dua ile…
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat