Efelerden Ahmet Efe (Amca)

16 Ekim 2016 22:34
A
a
Geçen yıl Kurban Bayramı’nda amcaoğlu Sabit Karabulut’un İnegöl’deki evine bayramlaşma münasebetiyle gitmiştik. Hoş-beş muhabbetin ardından bizim evden çıkmadan önce programımıza uymak için yola koyulduk. Sırada İnegöl’den Yenişehir’e, oradan da İznik’e geçmek vardı.
 Yenişehir’in Orhaniye Köyünde bir ablamızın babası ve annesini arada ziyaret ederiz. Recep Amca, gittiğimizde misafir gelmiş diyerek ne yapacağına nasıl ağırlayacağına şaşıran bir insan. Aynı köyde bir de değerli başka arkadaşım var, Ahmet Şengün..
(Daha önceleri bir gün Mustafa Efe kardeşim ile oradan buradan şuradan anlatırken söz benim Yenişehir ziyaretlerime geldi. Biraz hasbihal ettik ve Osmaniye köyü de gündemimize girmişti.)
Orhaniye köyüne gitmeden aslında bir elmanın diğer yarısı olan Osmaniye’ye uğramaya karar verdik. Yol çatrağına gelince direksiyonu kırmadan direk yukarı gittim. Camiye kadar devam ettim, sonra sağa köyün içine döndüm. Kapısının önünde duran bir vatandaşa selamdan sonra “bakkal nerede” dedim,  az ilerisini tarif etti. Gittim bakkal kapalı, neyse biraz bekle gelir dediler, bakkal pencereyi açtı. Selam verdim, Amca kapıyı açsana alışveriş yapacağım dedim. “Ne istiyorsan söyle vereyim” dedi. Espiriyle ya amca ne alacağımıza içerde karar verelim bak çocuklar kendi seçsin falan filan biz amcayı razı ettik kapıyı açtı. İçeri girdik, “ Amca ben oğlun Orhan Efe’nin arkadaşıyım, bak gazeteci oğlun var ya O’nun gazetesinde yazıyorum” deyince amcayla buzları erittik. Ardından içeride bayramlaştık hoş sohbet derken, oğlum Abdülhamit-ben deniz ve Ahmet Amca’yla bir resim çekindik, küçük oğlum Abdülkerim çekti resmi, duasını istedikten sonra ayrıldık.



Ahmet amca bizi tanımıyordu. Mustafa Efe bey’in sıcak sohbeti neticesinde biz kendisini tanıdık, bir bayram günü gönlünü yapalım istedik. Nasipmiş..
Aslında biz Osmaniye köyünde tek bakkal olduğunu bu bakkalın üç tane yiğit evlat yetiştirdiğini bu evlatlarından birisinin Orhan Efe olduğunu bilerek gittik, Ahmet Amca’nın bakkalına. Bilerek latife ettik Ahmet Amcaya. Tanış olalım duasını alalım diye oradaydık. 
Pek sevinmişti bizi tanıdıktan sonra gönlünü yapmak istediğimizi anlamıştı. Vedalaştık sonra. Elmanın diğer yarısı Orhaniye köyüne gitmek için, orada da gönlünü yapacağımız Recep Amca bizi bekliyordu..
Tekrar Osmaniye köyüne yolumuz düşmüştü. 11 Ekim 2016 Salı günü yüzlerce insan gibi. Ahmet Amca için Osmaniye’deydik. Geldiğimizi yine bilmiyordu. Fakat bu kez elini öpüp duasını alamayacaktık. Üzgündük, zira kederliydi ailesi, gözlerde akan yaşların izi, silinse de belliydi. Kaybetmiştik Ahmet Amcayı. Köy bakkalsız kalmıştı. Köyün tek bakkalı son kaleydi Ahmet Amca. Düşündüm de babasını on yaşında kaybetmiş bir kişi olarak ne desem de acıları hafifler diye, cevap bulamadım.. Yutkundum, yıllarca düşündüğüm geldi aklıma; “baban nasıl, selam söyle” demeleri için bile baba lazım insana..
7. gün doldu bugün!
Uğurlar olsun Ahmet Amca. Dünya hayatı biter ama Mü’minin Ahiret hayatı başlar, dünyada bizleri RAHMAN sıfatıyla rızıklandıran ALLAH cc, Ahiret hayatınızda sizi RAHİM sıfatıyla da rızıklandırmaya devam etsin.
Geride bıraktığınız evlatların ve onların evlatları vasıtasıyla İNŞA ALLAH amel defteriniz açık kalsın Ahmet Amca.. Rabbimin razı olduğu kullarından olasın!.
Ve geride kalanlar: Dostum ağabeyim Orhan Efe’ye, biraderlerine, dava kardeşlerim Mustafa ve Selçuk Efe’ye, EFELERDEN her bireye sabrı cemil niyaz ediyorum. .
Başınız sağ olsun vesselam*
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat