Egemenlik kimindir ?.

9 Eylül 2016 22:39
A
a
     23 Nisan, milli bayramlarımızdan biri olarak kutlandığı gündür. Kutlanan bayramın adı da,
           Ulusal Egemenlik Bayramı
            Egemenlikten murad edilen, hakimiyet olmalı. Hakimiyet de, kayıtsız şartsız millete ait ve onundur, değil mi ?
            Hakimiyet ya da egemenlik milletin olunca, milletin terkibinin de haliyle, her yönden bir sosyal mozaik görüntüsü sergilemesi gerekecek…
        Kadınıyla erkeğiyle, zengin ve fakiriyle, camilisi papazlısı, Doğulusu ve batılısıyla, ve tabii işçi ve patronları da dahil, derisi itibariyle her rengin insanlarından meydana gelmiş bir toplum…
         Hakimiyet kavramını ikinci perdede ele aldığımızda, yönetim erkinin sahibi olarak karşımıza çıkıyor. Mektep medrese görmemiş dağdaki çobanla doktoralı bir kişinin oylarındaki farklılık gibi, kasaba belediyelerindeki bir itfaiye eriyle, bakan yardımcısının sosyal platformdaki etkinlik güçleri de, eşit olmuyor, olamıyor…
       Çoban ve doktor oyları arasındaki tercihleme yeteneğini,  etkisini tasnif esnasında sayı hesabıyla sıfır olarak gösteren seçmen oy pusulalarıyla karıştırmamalı…
                      Xxxxxxxxxx
        Anglosakson demokrasileri iki parti üzerine kurulmuş. Kazasız belasız da saat gibi işliyor. Bunlardan birisi başkanlık sistemiyle güçlendirilmiş, diğeri parlamenter monarşi…
        Türkiye için tavsiye edilen demokrasi, İki partili. Şimdi, iki partili demokrasimizde siyasi sistem nasıl olsun, başkanlık mı, parlamenterizm mi ?...
          Oysa, Modern. Medeni ve Çağdaş Batı’da, hayranı olduğumuz Batı’da, monarşi , sürüsüne bereket !...
         Başkanlıkça da yönetilsek, kralca da güdülsek sonuçta iki partili olduğumuzda, muhakkak ki bunlar, akaryakıt ikmali için sıra ile gelerek iktidara oturacaklar. Bu durumda egemenliğin gerçek sahibi addedilen mozaik millet, iktidar elitiyle arasındaki çıkar çelişkisini, daha yıllar boyu yaşamak zorunda kalacak…
                                Xxxxxxx
      Sınıflı toplumlarda hâkim sınıf olarak iktidar eliti tek sınıf içinde ikili yapı halindedir. Birisi iktidarı fiilen elinde bulunduran grup, diğeri de iktidara gelme sırasını bekleyenler…
        Egemenliğin asli sahibi gösterilen halk için bu ikili yapının önemi olmayabilir. Kimin iktidarda oluşuna, kimin de muhalefette sırasını beklemesine bakmaksızın o, elindeki imkânlar nispetince yaşamasına devam eder. Amma velakin sıra bekleyenler için öyle değildir. Bir kere bunlar, tükenmez ve tükendirilemez bereketli kaynaklarından ötürü,  iktidara susamış olabilirler. Susuzluklarını giderme uğrunda da her türlü mücadeleye hazırlanmışlardır…
         Geçmiş dönemlerdeki sıra cetvellerine bakarak sıranın hangi gurupta olduğu söylenebilirse de, hâkim elit gruplarından hangisi olacağı kesinlikle bilinemez. Bu sıra, ne kanunla ne de fal açmakla belirlenebilir.
           Politika, bir harp sanatı ve savaşta da gaye, düşmanı imha etmek olduğundan, kuvvetli olan taraf savaşı kazanıp iktidarın imkânlarından faydalanmaya yönelir…
         Amerika ve İngiltere kendi başlarına birer sömürge imparatorluklarıdır. Demokratik sömürgeciliğin, cebriliği gizli dostluk kanallarıyla ülkelerine aktardıkları kaynaklarla kendi halklarını doyurunca, egemen elit gruplarının birbirleriyle tutuştukları savaş sonunda, galiple mağlup arasındaki dostluk süreci hemen yeniden başlatıldığından, iki partili demokrasi, buralarda başarıyla uygulanabiliyor…
         Amma bizlere gelince ?....
         15 Temmuzda altı ateşlenen partiler arası dostluk ocağına konulan kazandaki pilavın, henüz demlenme müddetini tamamlamadan dibi yakıp tutmaya başladı bile...
         Neden ?
        Şundan…
        Türkiye sömürgeci değil. Yurtta ve Cihanda sulh sözü verilmiş, Atatürk’çe. Hal böyle olunca,  dışarıdan aktaracağımız iktisadi değerleri sulh içinde paylaşarak paşa paşa oturtacak sömürgelerden mahrumiyet, bizimkilerini iç sömürüye zorluyor.
          Pilav kazanının dip tutarak yanması da, paylaşımda egemen elitlerin kendi yandaşlarını koruma iç güdüsünden…
           Bu yazımızın tek cümlelik özeti şöyledir…
            Bizim hırsızımız güzeldir, namusludur ve haklıdır
 
1000
icon
Hikmet alb 10 Eylül 2016 10:46

Üstadım bu millete yaşam tarzı olarak yıllar evvel alın terleriyle ve hayatlarını ortaya koyarak kurdukları düzenin nasıl olması gerektiği belirtilmiştir başka arayışlara gerek yoktur CUMHURİYET İDARESİNİN GÜZELLİKLERİNİ DEMOKRASİNİN VE HUKUKUN TATLI TARAFLARINI HAZMEDEREK YAŞAMAK HEPSİNDEN İYİDİR DİYORUM SAYGILAR

0 0 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat