Enes ve kuru yaprak…

2 Aralık 2017 21:49
A
a
Sonbahar hep mi hüzünlendirir insanı? Neden ölümü hatırlatır bilinmez. Bugün sizlere sonbaharın hikâyesini anlatacağım.
Enes 7 yaşında meraklı mı meraklı bir delikanlıdır. Yaşadıkları ev şehrin dışında ormanların içinde küçük bir köydedir. Anne-babası, 2 kardeşi ve dedesiyle beraber yaşamaktadırlar. Enes’in zamanının çoğu ormanı keşfetmekle geçmektedir.
Sonbaharın gelmesiyle yemyeşil olan orman yerini sarı bir renge bırakmıştır. Evlerinin bahçesinde neredeyse 2 asırlık bir çınar ağacı vardır ve neredeyse bütün yaprakları dökülmüştür. Enes yere dökülen kuru yaprakların üzerinde gezinmekten, yuvarlanmaktan çok hoşlanıyordu. Bir gün yine bahçede oynarken bütün yaprakları dökülen çınar ağacının dallarında sadece bir adet yaprak kaldığını fark etti. Yaprak sanki dalından kopmamak için rüzgârla mücadele ediyordu. Enes çocukluğun da vermiş olduğu bir duyguyla yaprağın bu haline çok üzülmüştü ve içinden bir ses “bir şeyler yapması gerektiğini” söylüyordu. O sırada dedesi de Enes’i camdan izliyordu.
Enes koşarak eve geldi ve telaşla bir şeyler aramaya başladı.
Bulamayınca da annesine, “Anne benim yapıştırıcılarım nerede” diye sordu.
Annesi, “Ne yapacaksın yapıştırıcıları oğlum” dedi.
Enes, “Lazım sen nerede olduğunu söyle” dedi.
Annesi, “Odandaki çekmecede oğlum” dedi.
Enes koşarak odasına gitti ve çekmecedeki yapıştırıcıları aldı. Daha sonra koşar adımlarla bahçeye geri döndü. Dedesi hâlâ onu izliyordu.
Enes ağaca tırmanmaya başladı ve düşmek üzere olan yaprağın dalına uzanarak, yapıştırıcıyla yaprağı dala yapıştırdı. Sonra gülümseyerek ağaçtan aşağıya indi. Fakat rüzgârın şiddeti ile yaprak daldan koptu ve yere düştü. Çok üzülmüştü Enes, çünkü ona göre yaprakçık daldan kopmak istememişti. Tekrar aldı yaprağı ve ağaca çıktı yapıştırıcı ile yeniden yaprağı dalına yapıştırdı ama bu çabaları hep sonuçsuz kalıyordu. Bir kere kopmuştu artık.
Dakikalardır camdan torununu izleyen dede bahçeye gelerek Enes’e seslendi, “Yavrum ne yapıyorsun orada öyle” diye sordu.
Enes, “Bu yaprak dalından kopmak istemiyor onu tekrar dalına yapıştırmak istiyorum ama olmuyor, her defasında rüzgâr koparıyor” dedi.
Dede, “Bak evlat o yaprak gidecek ki bahar geldiğinde yeni yapraklar yeşersin. Dünya hayatı da böyledir. Biz insanlar da tıpkı yapraklar gibiyiz. Ağaçların dünya olduğunu varsayalım bizler de o ağaçların yaprakları. Vakit geldiğinde gitmek gerekir ki arkamızdan yeni nesil gelebilsin.
Enes, “Dedeciğim hiçbir şey anlamadım” dedi.
Dede, “Evlat bak bana artık yaşlandım, ben o daldaki kuru yaprağım, vadem dolduğu vakit bu dünyadan tıpkı o yaprağın yere düşmesi gibi ayrılacağım.”
Enes, “Ölecek misin dedeciğim” diye sordu.
Dede, “Evet, ama bu bir son değil bir başlangıç olacak ve bir gün tekrar inşaallah cennette buluşacağız. Enesciğim sonra ne olacak biliyor musun?”
Enes, “Hayır dedeciğim ne olacak” diye sordu.
Dede, “Sonra bahar gelecek ve ağaç yeniden yeşermeye başlayacak. Tıpkı sizler gibi, sonra meyve verecek, sen de büyüyeceksin ve senin de çocukları olacak. Allah’ın kanunları kıyamete kadar sürüp gidecek…”
Selam ve dua ile…
 
1000
icon
atilla özdür 2 Aralık 2017 23:43

THE LAST LEAF'ten mi mülhem ?

0 0 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat