Eski Jandarma Binbaşı Hüseyin Erten anlattı (1)

30 Eylül 2016 22:05
A
a
Hayat çok enteresan tesadüfler içeriyor.
 
Bu hafta başında kaleme aldığım “Balıkesir ve Bursa’da yaşanan korkunç FETÖ kumpasları” başlıklı yazımı gündüzden yazıp, Yenimarmara Gazetesi Yazıişleri servisine gönderdiğim günün akşam saat 20.00 dolayları…
 
Tesadüfen fark ettim, Facebook sayfama bir mesaj gelmiş ve “mail adresinizi öğrenebilir miyiz” diyor gönderen kişi?
 
Baktım kimdir bu diye?
 
Aman Allah’ım, profilinde küçük bir kız çocuğunun fotoğrafı var ismiyle birlikte!
 
Gündüz zaten Balıkesir’de FETÖ’cülerin “çocuk pornocusudur” diye itham ve ihbar ettikleri Demir Ailesi’nin dramını kaleme alırken karnıma giren krampların sızısı hala yerinde dururken, bu da neyin nesi oluyor şimdi?
 
Karşı tarafa “ne göndereceksiniz” diye yanıt yazdım?
 
Gelen cevap şöyleydi:
 
“Hüseyin Erten ben, Uludere eski tabur komutanı. Siz Yenimarmara’da okuduğum Mehmet Ali Yılmaz’sınız değil mi?”
 
-İyi de profilinizde küçük bir kız çocuğu fotoğrafı var?!.
 
Eski Jandarma Binbaşı Hüseyin Erten “kızımın hesabı” deyince öyle bir rahatladım ki hiç sormayın!


 
Okuyucularım kusura bakmasınlar, bu yaklaşımımı da anlayışla karşılasınlar lütfen, her gün 3-5 arkadaşlık talebi geliyor, çok uzun yıllardan beri şahsen tanımadığım hiç kimseyi Facebook hesabıma arkadaş olarak eklemiyorum, sayfamı beğendikleri takdirde beni oradan rahatça takip edebilir yazılarımı okumak isteyenler.
 
Neyse…
 
(Bu arada dünkü “Bursa’nın ünlü söğüşçüleri” başlıklı yazım üzerine hikayenin kahramanlarından biri olan Rafet Alan yorum yapmış altına, “Ben İbrahim Burkay’la ortak olmam, çünkü beni de söğüşler” diyor kerata!.. Görüyor musunuz Orhaneli’nin Karesi Köyü’nden çıkma Alan Rafet’in espri kabiliyeti ve ince zekasını?!.)
 
Konuya dönersek, bakın şu işe, Yenimarmara’nın Yönetim Kurulu başkanı Orhan Efe yarın basılıp, bayilere dağıtılacak nüshadaki yazıları İnternet ortamına bir gün öncesinin gecesinde koyduruyor; yani ertesi günü beklemek zorunda kalmıyor okuyucular ve benimle temasa  geçmek isteyen Hüseyin Erten çok değil, iki-üç saat sonra FETÖ’cülerin arasında kendi adını da görecek orada!  
 
Mail adresimi verdim, şunları yazdı Hüseyin Erten:  
 
“Mehmet Ali Bey merhaba,
Ben eski Uludere tabur komutanı olarak tanınan Hüseyin Erten. Aslında Şenoba tabur komutanıyım. Uludere’de 6 tane sınır taburu vardı benim zamanımda. Siz beni Uludere haini, komplocu, katil,  Fetocu binbaşı olarak duydunuz mutlaka. Evet, bu iddialarla tanındım. Açığa alındım, müdür unvanım alındı, meslekten atıldım, hatta eşimi de sadece benim eşim olduğu için meslekten attılar.
Katil, Fetocu diye 10 gün göz altında kaldım.
Aile hayatımız, çocuklarımızın okul hayatı alt üst oldu.
Bütün bu haksızlıkları kim başlattı dersiniz?
 
Yunus Kaldırım! (Aile ve Sosyal Politikalar Bursa İl Müdürü)
Cemalettin Torun. (Adalet ve Kalkınma Partisi Bursa İl Başkanı)
Murat Demir. (FETÖ’cüler tarafından pornocu ilan edilip, evlatlık edindiği çocukları kendisinden geri alınan koruyucu ailenin babası.)
 
Askerlik yemininizi hatırlayın?
Ondan hiç şaşmadım.
Hayatımın hiçbir döneminde bu gibi gruplarla akıl ya da gönül bağım olmadı. Bilakis mücadele ettim.
Devletin zaten yaptığı kamu hizmetini taklit ederek siyasi ve toplumsal prim peşinde olan her teşkile karşıyım.
Bunu Bursa’da da yaşadım ve şu anda karşılığı olarak son 2 ayı böyle yaşamaya mecbur edildim.
Hasretle gelip hizmet etmek istediğim memleketim Bursa’da hain ilan edildim.
Biz bunları yaşarken bunu yapanların gerçek yüzünü kimse konuşmuyor.
Kimse bilmiyor siyasi ahlaksızlığın boyutunu.
Kurumumuzda mutlaka gözünüz kulağınız vardır.
İlgilenirseniz şurdan başlayalım:
“Sırameşeler’de Hüseyin Erten nasıl bir müdürdü? Nasıl ve neden gönderildi? Cemalettin Torun bunun neresinde?”
Bunları bir sorgulayın?
Sonra bana döneceksiniz diye düşünüyorum, ilgilenirseniz?
Hoşçakalın.”
 
Ve benim yanıtım:
 
“Hüseyin bey,
Kaderin ne garip bir cilvesidir ki, yarın Bursa'da, Yenimarmara Gazetesi'nde yayınlanacak, yaklaşık 2-3 saat sonra da İnternet sitesine konacak yeni yazımda sizin de adınız geçiyor ve malesef herkesin öyle tanıdığı gibi isminiz orada FETÖ'cü, barış sürecini baltalayan, kaçakçıları PKK'lı diye rapor edip, ölmelerine neden olan biri olarak anılıyor.
Aslında imkan olsaydı konuşmak, sormak isterdim.
Bu güne dek sizin de aksi yönde bir açıklamanızı okumadım.
Ben gerçeklerin peşinde, mazlumun yanında olan, ömrü boyunca inandığının dışında hareket etmemiş bir gazeteciyim.
Tanıyanı bulup sorarsanız söylerler.
Bunu yaparken üstelik de defalarca sizin misliniz kadar bedel ödedim.
Anlattığınız her konuyla yakından ilgilenirim ve sizin de sözünüze elbette ses olurum.
İsterseniz sözünü ettiğiniz kişi ve olaylarla ilgili olarak eğer zamanınız da uygunsa, yarınki yazım İnternet'e düşene kadar yazın ve bana gönderin.
Yazı devam edecek çünkü.
Beni yarın da telefonla arayabilirsiniz.
Yapacağımız konuşmalar, siz duyulmasını ya da yazılmasını istemediğiniz takdirde sonsuza dek bende gizli kalacaktır.
Tekrar teşekkürler.”
 
Hüseyin Erten:
 
“Anlatacak şeyler var tabii ki. Bu güne kadar aksi yönde bir açıklama duymadınız çünkü, Cumhuriyet Savcısının kararı yazmasını bekliyorum. O olmadan konuşmak istemedim. Ama 11 basın kuruluşuna 27 Temmuz günü yaptıkları hunharca katliamdan dolayı ceza davası açtım. Bu ay içinde de tazminat davaları geliyor. Star’ınki açıldı bile. Diğer açacağım davalar için savcılık kararını bekliyorum.
Bu İl Müdürü (Yunus Kaldırım) bir buçuk ayda beni tanımış ve FETÖ’cü olduğuma, Uludere’yi bombaladığıma karar vermiş!
Bu beyefendi 17 Temmuz günü beni FETÖ’cü diye Bakanlığa bildirmiş.
 
(Yazılarımı takip edenler anımsayacaklar… Bursa İl Müdürü Yunus Kaldırım aynı sıra müdürlükte çalışan bazı müdür yardımcılarını da FÖTÖ’cü diye ihbar etmiş ancak, masumiyetleri ortaya çıkınca görevlerine iade edilmişlerdi. Bu ifadelerle de anlıyoruz ki,  Yunus Kaldırım şu anda büyük bir vebal altında bulunuyor! Kendisiyle de hafta başında görüşeceğiz. M.A.Y.)
 
Zamanı gelince Bakanlığın kendisinden istemediği kanıtları ben ondan isteyeceğim.
O zaman bakalım “Cemalettin Torun’un talimatıyla bildirdim” diyebilecek mi göreceğiz!
Ona ilk geldiği andan itibaren iyi niyetle “bizi lütfen siz yönetin, başkasına yönettirmeyin” tavsiyesinde bulundum.
Meğer karşımda Cemalettin Torun varmış da haberim yokmuş!
Konuşacak öyle konular var ki, bakacağız.
Yüce devlet müessesine en küçük bir küskünlüğüm yok.
Bizi devlet büyüttü, yetiştirdi.
Ama bazı kişilere o kadar kırgın ve kızgınım ki anlatamam.
Saygılar.”
 
Bu arada Hüseyin beyin görevden uzaklaştırılan eşi Nilüfer Erten de şunları yazmış:
 
“Merhaba,
Ben Nilüfer Erten.
Bir süredir yazılarınızı takip ediyorum.
Yürekli bir gazeteci olarak düşünüyor ve size sempati duyuyordum.
Çünkü eşim ve ben dik durmayı seven, ne pahasına olursa olsun bildiğimiz doğru yolda ilerleyen insanlarız.
Yazınızı okudum, size ulaşmayı düşünüyordum ki, eşimin ulaştığını öğrendim.
Bizimle ilgili yanılgılarınızı gördüm ve haliyle, başkaları için yazdıklarınızın doğruluğundan da şüphe etmekteyim.
Müslüman iseniz, kul hakkını bilir ve Allah’tan korkarsanız mutlaka, bizimle ilgili doğruları yazıncaya kadar size hakkımı helal etmiyorum.
Mazlumların yanında olan bir gazeteci olarak tanımlamışsınız kendinizi.
Bursa’da bizden daha mazlum birini bulamazsınız.
Haydi o zaman yanımızda olun?
Devletten sonsuza dek uzaklaştırıldığımızı yazmak ne kolay bir cümle değil mi?
Bu cümle beni çok gücendirdi.
Babam beni maydanoz satarak okuttu.
Üniversiteyi bitirene dek ekonomik ve psikolojik savaş verdim.
Mezun olunca devlet 3 yıl sınav açmadı.
Sınav açtığında da ben yeni doğum yapmış, sağlık sorunları olan bir bebekle hazırlandım o sınavlara.
Devlette çalışırken de müdürlerin, müfettişlerin baskılarına rağmen fakir fukaranın hakkını gözeterek dik durdum, yıprandım ama ödün vermedim. Malum, bizim işimiz sadece kimsesiz çocuklar değil. Yoksul aileler ve özürlüler de var işin içerisinde. Mazlumu koruyalım derken devleti sömürmek isteyenlere, mazlumlara karşı da dikkatli davranıp, kılı kırk yararak hareket ettim. Ajitasyon yapmıyorum. Biz alemi de kendimiz gibi biliriz.
Sizin kendinizle ilgili söylediklerinize inanıyor, bu nedenle size tüm samimiyetimle yazıyorum.
Eşime demişsiniz ki, hakkınızda yazılanların aksi bir yazınızı okumadım.
Biz kendimizi Allah’tan başkasına anlatmayı bilemedik ki.
Biz devletten uzaklaştırıldık da iyi mi oldu?
……………….
Hukukumuzu elbette arayacağız. Ancak, biz köy çocuğuyuz. Köyümüze gidip çiftlik kurar, rızkımızı oradan da çıkarırız evvel Allah.
Allah’ın adaletine olan inancımız bize yeter, varsın 3 günlük dünyanın kaybedeni biz gözükelim.
Vicdanı ile çalışanları işinden uzaklaştırıp bazı ahmaklara maaş ödeyen devlet ile onlara çanak tutan gazeteciler utansın.
Bu arada, Ben FÖTO’cü değilim.
Eşim ise bu ülkede FETÖ’cü olabilecek en son kişidir.
Yıllardır ağzından duyduğum tek şey “bu tür toplulukların içinde, arkasında ne vardır bilinmez” lafı olmuştur.
Hep “işte onun için devlet kendisini korumak zorundadır” der.
Ayrıca şunu da bilmelisiniz, benim eşim görev bölgesi olmadığı için “Roboski” denilen, Gülyazı ve bitişiğindeki Ortasu Köyü’ne hiç gitmedi!
Ben defalarca gittim görev için.
Uludere olayıyla ilgili İnternet’e bakarsanız, eski dosya çıkıyor.
Bir korgeneralin tespit ettiği, genelkurmaydaki orgeneralin de “top atışı yetmez, havadan vuralım” dediği anlaşılıyor.”
 
Teşekkürler Nilüfer hanım, yanlış hesap Bağdat’tan döner ve umarım haklılığınız en kısa zamanda ortaya çıkar.
 
(Bir sonraki yazıya, Hüseyin Erten’in kamuoyunca yanlış bilinenlere karşı ilk kez yaptığı bazı açıklamalarla devam edeceğiz.)
 
1000
icon
bunyamin 3 Ekim 2016 21:05

Kurumda çalışan Bünyamin Emir benim. Birisi benim adımı kullanarak yorum yapmış. Yapılan yorumlar ile benim ilgim yoktur. Yorumları yeni gördüm. Çok üzüldüm. Hiç bir kimlik doğrulaması yapılmadan yorumların siteye konulmasını son derece yanlış buluyorum. Editöre Not: Lütfen benim adımı ve soyadımı kullanarak yapılan yorumları kaldırınız. Ayrıca , yapılan yorumların şikayet edebileceği bir mail adresi bulamadım.

0 0 Cevap Yaz
MURAT DEMİR adalete cevap 3 Ekim 2016 15:19

Adalet . Kul hakkını bilenlerden biriyim. Bu dediklerimin hepsi Delilleriyle beraber Bursa ve Ankara Savclıklarına teslim edilmiştir Biz EFENDİ olamadık olamayız . EFENDİLER Fetocü olmuşlar.

2 0 Cevap Yaz
Adalet 3 Ekim 2016 01:41

Mehmet alı bey yıne yazdın gündem oldun cesursun hep böyle kal sayın kod adı Murat demır efendi sosyal hızmetler kurumuna amma sallamasın suclamadıgın adam kalmamış bunları kuru sıkımı sallıyorsun yoksa delıllerle mi varsa delillerin onları yayınla yoksa insanın aklına bu Murat demır edendı ye orda makam ıstedı de onu vermedıler Buda onun zoruna gıtmış anlamı çıkıyor hadı Murat demır efendı elınde ne delıl varsa gorelım yoksa sallama kardesım kul hakkı ağırdır altından kalkamazsın vesselam

0 3 Cevap Yaz
MURAT DEMİR 7 2 Ekim 2016 12:13

FİKRİYE AYDIN HANIM ..... Bunları böyle yazmakla olmaz yakında ULUSAL BİR KANAL da CANLI olarak yayınlanacak programda Bağlı bulunduğunuz Bakanlık dan izin alarak katılmanızı beklerim. orada Sayın Cumhurbaşkanımıza hakaret ve küfür edenleri koruyanlara beraber SİZİN BU VEBALLERİNİZİ 30 TONLUK AYDINVİNÇ TAŞIYABİLECEK Mİ .. sorularına cevap arayalım ...Buyrun.

1 1 Cevap Yaz
MURAT DEMİR 6 2 Ekim 2016 12:08

FİKRİYE AYDIN . hanım siz mağduriyet yaşamış değil yaşatan birisizniz. Ben ise 2 çocuğumla beraber mağduriyeti yaşamaya devam eden kişiyim. Tayfun ERTEN ve Mehmet Arif TAŞDELEN korumanız altındaki kızlara ve taşeron yanındaki bayan elemanlara CİNSEL TACİZ TECAVÜZE yeltenirken siz PAPUA YENİ GİNE demi ikamet ediyordunuz.. Amca oğlu CEVDET AKAÇ ı bu kuruma hangi LİYAKAT ve KABİLİYETİNDEN dolayı getirdiniz. Hemşeriniz Ahmet AKTÜRK ün tüm maceralarına müdahil olmayarak sesisz kalarak il müdürünüz YUNUS KALDIRIM gibi hemşehriclik yapıyorsunuz . Bursa Aİle ve sosyal politikalarda ,il müdür yardımcısı olmak ve tüm suçlardan MUAF OLMAK için Trabzon ÇAYKARA lı olmak mı gerekiyor...

0 1 Cevap Yaz
MURAT DEMİR 6 2 Ekim 2016 12:01

FİKRİYE AYDIN 6 . Gezi olaylarında bursadan destek vermek adına Heykel de bulunan yetiştirme yurdundaki kızlar hakkında ne işlem yaptınız. Size bağlı öğretmen olarak çalışan Eski Valinin eşi sevim KARALOĞLU sizin memurunuzken size amir gibi davranmasına neden sessiz kaldınız. yoksa FETÖ ye göre sizin amiriniz mi.. Muradiye Hamamında devleti 400 binlira zarara sokarak Engelli çocuklarıa iş eğitim veren yeri iptal ederek kendine MAKAM yapan Sevim KARALOĞLU na bu haksızlığına neyin karşılığında sessiz kalarak onay verdiniz. İl müdür yardımcısı olduktan sonra KAÇ KOMŞUNUZU KAÇ ESKİ FETIULLAHÇİ ÖĞRENCİNİZİ , KAÇ YAKININIZI işe aldınız aldırdınız SİZ Mİ AÇIKLARSINIZ YOKSA MÜSAADE EDERSENİZ BİZ AÇIKLAYALIM.

0 1 Cevap Yaz
MURAT DEMİR 5 2 Ekim 2016 11:56

Sayın FİKRİYE AYDIN . zulme rıza zulümmüdür Tabiki zulümdür. Kadın ve kızlardan sorumlu il müdür yardımcısı olarak görev yapmaktasınız. ;görevinizi hakkıyla yerine getirmenin vicdani rahatlığıyla uyuyabiliyormusunuz mesele Eski bakan Ayşenur İSLAM "bir daha asla huzur içinde uyuyuyamacğaım derken" siz Şahika a. Sorumluluk altına bulunan kızları satarken Ahlak polisine yakalanması biriktirdiği paralarla kendisinin erkek olma yanlışlığı karşısında Hangi sorumluluğu yerine getirdiniz. FETÖCÜLERİN en büyük projelerinden bir olan GÖNLÜ ELÇİLERİ projesi Bursa sorumlusu FETÖCÜ Murat KARAASLAN emrinde çalışırken kamu yararına kankanız HASAN ÜNAL ile beraber ne yaptınız. ova akça da tüm olayları HASAN ÜNAL ile beraber Muhakkik sıfatıyla örtmediniz mi .

0 1 Cevap Yaz
MURAT DEMİR 4 2 Ekim 2016 11:50

FİKRİYE AYDIN hanım initikam hırsıyla herkese FETÖCÜ suçlamasından bulunduğum iddiasında bulunuyorsunuz, kim hakkında FETÖCÜ dedim de FETÖCÜ çıkmadı Ben kime FETÖCÜ dediysem Devlet açığa alıp işine son vermiştir. Bunların Cep telefonlarında Bylock programları, Bank asya da paraları Dersane uygulamaları , Düzenli fetö ışık evi buluşmaları olduğu için işlerine son verilmiştir. bunların hangisi MESNETSİZ dir. Bunlar intikam hırsıyla VATANA HİZMET ve ALLAH RIZASI için yapılmıştır ve de ayrı ayrı BEDELİ ÖDENMİŞTİR.

0 1 Cevap Yaz
MURAT DEMİR 3 2 Ekim 2016 11:46

FİKRİYE AYDIN hanım. bizlerin mağduriyeti yaşanırken sizler hep GÜÇLÜNÜN yanında olup SEYRETTİP GÜNÜNÜZÜ gün ettiniz. Mesela Hüseyin ERTEN ; Bana ve çocuklar İFTİRA ederken ZULÜM ederken neden müdahale etmediniz. SAHTE BELGELERLE bize uzaklaştırma verilirken bu haksızlığa neden sessiz kaldınız. Muhakkik olarak görev yaparken neden Hakknaiyeti ve adaleti yerine getirmeyip menfaatinize ve konjektüre uygun davrandınız ALLAHTAN KORKMADINIZ MI...

0 1 Cevap Yaz
MURAT DEMİR 2 2 Ekim 2016 11:42

FİKRİYE AYDIN HANIM ; Bir mağduriyet yaşadığımı ve çok sevdi,ğim iki yavrumdan ayrıldığımı teyit ediyorsunuz. Bunlar bursa da yaşanırken il müdür yardımcısı ve arasıra il müdür vekili olarak bu mağdur ve mazlum iki yavru için ne yaptınız , neler yaptınız.

0 1 Cevap Yaz
Fikriye 1 Ekim 2016 23:19

Murat Bey,bir mağduriyet yaşadığınız çok sevdiğiniz iki yavrudan ayrıldığınız ve bunun sizi çok üzdüğü kesin ancak, bu size mesnedsiz iddialarda bulunma,intikam hırsıyla herkese fetöcü suçlamasında bulunma hakkı vermez.Siz mağduriyeti yaşamış birisiniz yeni mağduriyetlere yol açmayın lütfen!

0 3 Cevap Yaz
lighthearted 1 Ekim 2016 20:18

Abdullah ÇATLI'ının yerini söyleyen İç İşleri Bakanını kazığa oturtmak lazım. Bunlar susurluk olayından sonra girdiler mit'e. gerçi bunların devlette işlendiklerini söyleyenlerin alayını çatara patara indirdiler. bunların alayını yok etsen 30 yada 40 sene içinde yine aynı şeyleri CIA yada FBI desteğiyle yaparlar. yine devleti ele geçirirler. yahudinin kökü dünyadan temizlenmeden bu işler bitmez.

1 1 Cevap Yaz
yorum 1 Ekim 2016 19:22

Aynen takipteyiz.

0 0 Cevap Yaz
Adnan tekin kasimoglu 1 Ekim 2016 15:03

İlginç bir olay bu olayı okumak ve takip etmek istiyorum.

0 4 Cevap Yaz
Bünyamin emir 1 Ekim 2016 14:43

Binbaşı hüseyin erten . Kul hakkı dediniZ ya harp Okuluna kaç puanla girdiniz . İmtihana girmeden rüyanıza hangi aksakalsız pensilvanya imamı kaç soru verdi. Jandarma binbaşı nasıl huzur evine müdür oldu. Eşin nilüfer erten FETÖ nün koordansyon evlerine nasıl memur oldu. Kul hakkı öylemi. Babanız maydonoz satarak okutmuş fetö de kul hakkıyla sizi müdür yaptı. Yalan mı

1 1 Cevap Yaz
Nida

Sen kafayı yemişsin.Karısının yazdıkları ile onunkileri birbirine karıştırmışsın.Allahtan okuma yazman var.bu zeka ile iyi başarmışsın.

0 2
Nida

Elektrik mühendisi bünyamin nasıl huzurevine memur oldu ise öyle müdür oldu.Huzurevinde sen hic bir iş yapmadan maaş alıyon diye sana yeni görev verdiğinde yapmayınca ceza verdi diye mi bu husumetin.Bu ülkede doğrulara ekmek yok maalesef.

0 0
Bünyamin emir 1 Ekim 2016 14:37

Binbaşı hüseyin erten sirameseler de müdür iken yurtta kalan 2 kızı pazarlayan ş.a olayını kapatan müfettişler sadece kınama mı verdi. Sizin yanınızda tecavüze uğrayan e.k. kız içinde sadece kınama. Dr . rüştü burlu da esrar bonzai içilmesinde herkese kınama verildi. Siz müdür olmanıza rağmen size kınama dahil veremediler. Sizi hangi gizli el koruyor.

2 0 Cevap Yaz
Nida

Allah' ın eli koruyor.Bilmezmisin ki doğruların görünmez orduları vardır.Öyle olmasa gazeteci yazmadan iki saat önce nasıl ilham alıp da gazeteciyi arasın.

0 1
Bünyamin emir 1 Ekim 2016 14:32

Binbaşı hüseyin erten sirameseler de müdür iken Kültürparkta sizin iftar yaptığınız yerde devlet korumasındaki tecavüze uğrayan e.k. isimli kızın olayını nasıl kapattınız . SiZ fetöcü değilsiniz dimi.

2 0 Cevap Yaz
Bünyamin emir 1 Ekim 2016 14:30

Kul hakkı mı dedin binbaşı hüseyin . Ahmet zahterogullari seni direk sirameseler sevgi evleri ne nasıl verdi. Dönemin il müdürü sunay özkul seni neden sirameselere değilde huzurevi müdürü yaptı. Sen fetocu değilim diye ağlanma sen ve eşin fetöcüsünüz.kul hakkıymış.

2 0 Cevap Yaz
MURAT DEMİR 1 1 Ekim 2016 11:46

İSMİM GEÇTİĞİ İÇİN CEVAP HAKKIMI KULLANACAĞIM Beni ne CEMALETTİN TOSUN ne de YUNUS KALDIRIM ilgilendirir... Kul Hakkında bahsederek duygu sömürüsü yapmak sizlere yakışıyor. o dönemde binbaşı HÜSEYİN ERTEN ile beraber TBMM ziyaretçi girişinde görev yapan polis memuru MEHMET DOĞAN Şanlı urfa Aile ve sosyal politikalar il müdür yardımcısı yapıldı. Aile Bakanlığındaki FETÖ yapılanmasının mimarı AHMET ZATEROĞULLARI göreve geldiğinde Emniyet müdürü Ercan DOĞAN ı Aile ve sosyal hizmetleri genel müdür yardımcısı..... Emniyet müdürü ŞENER ULUDAĞ ı Çocuk hizmetleri genel müdürü yardımcısı , Emniyet müdürü BEDRİ ÜNAL ı sosyal hizmetler genel müdür yrdc. .....emniyet müdürü Ercan boztepe yi Aile bakanlığı döner sermayeye ..... Başkomser Mesut BOŞNAK ı Aile bakanlığı Strateji daire başkanı....... Emnyiet müdürü Ersin GÖKDENİZ i Aile Bakanlığı personel daire başkanlığına ,,,,,, Emniyet müdürü Köksal demirciyi Aile Bakanlığı Bilgi işlem daire başkanlığına getirmiştir....!!!!!

2 2 Cevap Yaz
Mehmet durmuş 1 Ekim 2016 10:05

Heyecanla takip ediyorum yazılarınızı zevk veriyor

0 0 Cevap Yaz
yorum 1 Ekim 2016 10:02

Bir olayda torun varsa ,sorunda vardır.

0 2 Cevap Yaz
Hikmet alb 1 Ekim 2016 00:49

Benim hayat felsefem de tanımadığım kimseye kefil olma lüksüm olmadı onun için yardımlarını tanıdıktan sonra yapmanı tavsiye ederim abdesinden şüphen yoksa mazlumun yanın da yer alman dinimiz gereği de allah katında sevap kazanırsın sevgiler

2 1 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat