Eski Jandarma Binbaşı Hüseyin Erten anlattı (2)

3 Ekim 2016 21:45
A
a
Bursa Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Yunus Kaldırım tarafından 15 Temmuz’dan sonra Bakanlığa “FETÖ’cüdür” diye ihbar edildikten sonra eşiyle birlikte, görev yaptığı kurumdan ve devlet memurluğundan uzaklaştırılan eski Jandarma binbaşı Hüseyin Erten’in yaptığı açıklamaları aktarmayı bu gün de sürdürüyoruz.
 
Bundan 4 sene önce Şırnak’ta görevliyken kızlarının “Turner Sendromu” belirtileri taşıdığını fark ediyor Erten çifti.
 
Bu hastalık kız çocuklarında X kromozomunun yokluğu veya yapısal bozukluğu nedeniyle ortaya çıkan, halk arasında da“büyüyememe hastalığı”olarak adlandırılan bir illet.
 
Turner sendromlu bireylerde doğuştan böbrek rahatsızlıkları, kalp anomalileri, kistik higroma en çok görülen sıkıntılarmış.
 
Hüseyin Erten mecburi hizmet süresini de tamamladığı için burada bulunan tıbbi imkanlardan ötürü memleketi Bursa’ya yerleşmeyi öneriyor ortaya çıkan acı durum üzerine eşi Nilüfer hanıma.
 
Tam 20 yıl boyunca sınırda bayırda hizmet ettikten sonra evlatlarından birinde bu hastalık çıkınca ikisi birlikte düşünüp  çocuklarını bundan sonra ata ocağında yetiştirmeye karar veriyorlar.
 
Şöyle anlatıyor Hüseyin Erten o günleri:
 
“Ancak babam işçi emeklisi. Onun evini bile birlikte yaptık. Yani ekonomik durum hiç de iç açıcı değildi. Bunun için başka bir kuruma geçme imkanlarını araştırdım. Yasal olarak da bunun mümkün olduğunu gördüm. Dönemin Bakanı Sayın Fatma Şahin’le bizzat görüşüp görev istedim. Lütfetti ve bunun üzerine Türk Silahlı Kuvvetlerinden istifa ettim. Tarih, 18 Ocak 2013’tü. 15 Ağustos 2013’te de atamam gerçekleşti. Yani bir gecede huzurevi müdürü olmadım. Ve iddia edildiği gibi Ahmet Zahteroğlu’nu da hiç tanımam. Sadece Fatma Şahin’le görüştüm o zaman. Bu imkanı da kendisinin genel sekreter yardımcısı olan Murat Tural vasıtasıyla edindim. Kendisi arkadaşımdır. Ailesi Midyat’ta her daim devletin yanında olmuş vatansever bir ailedir…”
 
Bu açıklamasıyla Bursa’ya, güya Roboski’de kaçakçıları bombalattıktan sonra(!)FETÖ’cüler tarafından bir gecede huzurevi müdürü yapıldığı iddialarını tümden yalanlıyor Hüseyin Erten.
 
Roboski olayına da daha sonra geleceğiz:
 
“Bursa benim görev yaptığım 11’nci şehirdir. Burada kızımı 3 ayda bir üniversiteye tıp fakültesine, 2 ayda bir de Dörtçelik Çocuk Hastanesi’nde psikiyatriye götürüyorum o gün bu gündür.
Eşim çocuk evlerinde görevliydi.
Altıncı sınıfa giden büyük kızımı 6’ncı okuluna, üçüncü sınıfa giden küçük kızımı 3’ncü okuluna yazdırarak Bursa’ya yerleştim.
Durum böyleyken bile buradakiler Bakanlığa benim tayinimin İnegöl’e yapılmasını önerdiler!
Bursa’daki kifayetsizlikten habersiz olan Ankara beni ilkin oraya atadı.
Mehmet Ali Bey, herşeye rağmen biz eşimle beraber gece gündüz, 24 saat her iki kurumda 250 çocuğa birden gönülden hizmet ettik.
Askerlik dönemimden alışığız, bizde mesai saati kavramı yoktur. Görev yaptığımız kuruluşlarda bulunan herkese sorun. Hatta, arkamızda hiç durmayan sendikaya dahi sorun. Onlar iyi bilirler gerçekleri. Vicdanımız rahat ama çok kırgınız. Devlete değil ama buradaki yetersizleri görmeyerek bizi onlara harcatan, gönülden hizmet verdiğimiz çocuklardan bizi kopartan büyüklere.
Bursa’da ne yazık ki Aile ve Sosyal Politikalar teşkilatı çok kötü yönetiliyor.
Bana 3 yılda 6 ayrı yerde görev verdiler.
Bu sayede başarısız olmamı beklediler…”
 
Peki, FETÖ’cüler tarafından bin bir kumpasla evlatlıkları ellerinden  alınan Murat Demir’le yolları ne zaman ve nasıl kesişmiş Hüseyin Erten’in?
 
“Benim kendisiyle hiçbir ilgim olmadı. Olamazdı da zaten çünkü ben Sırameşeler Çocuk Yurdu’na 18 Şubat 2015’te geldim. Yani benim göreve başladığım sıra çocuklarla Murat Demir’in kanuni hiçbir bağı yoktu. Sorumlu bir müdür olarak ne yapabilirdim? On yaşındaki bir çocuk sürekli olarak Balıkesir’e kaçıyordu. Bakanlığa durumu bildirdim. Başka şehre naklettiler. Murat Demir de bundan ötürü bana düşman oldu. Kuruluşta meydana gelen olumsuz olayları bana mal etmeye başladı.
Dr. Rüştü Burlu Yetiştirme Yurdu’na, Vali Yardımcısı İbrahim Avcı beyin ısrarıyla 31 Temmuz 2014 tarihinde başladım.
Kurum çok kötü durumdaydı.
Murat Demir’in iddiasının aksine “esrar içme” olayı ben göreve başlamadan yaşanmıştı.
Bursa İl Müdürlüğünü zorlayarak orada kalan çocukların ayrıştırılmalarını sağladım.
Ortaya şimdi Bademli’de olan evler ve Kaplıkaya projesi çıktı.
Bazı çocuklar İl dışına, bazıları da aile yanına verildi.
Sonra Sırameşeler’den Karani Çelik’i görevden aldılar, yerine ben başladım.
Ben orada çalışmaya başlar başlamaz Murat Demir her yere hakkımda son derece yanlış yazılar yazmaya başladı.
Önce Facebook üzerinden yaptı karalama kampanyasını.
Durumu dönemin Bursa Valisi Münir Karaloğlu’na ilettik bize, “boşverin çocuklar” dedi.
Adam olayı abarttıkça abarttı ve personelimizin namusuna kadar dil uzattı.
Bursa İl Müdürlüğüne dilekçe verdim, hakkımda yazılanların araştırılıp eğer gerekirse Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulması için!
Adam yine durmadı ve bu kez savcılığa dilekçeyi ben verdim.
Diğer arkadaşlar da verdiler tabii ki.
Ancak ne yazık ki prosedür çok yavaş işliyor.
Geçen Temmuz’da bir daha verdim.
Murat Demir’le ilgili olarak Balıkesir sürecini bilmem.
Şimdi çocukları geri alabilmek için ruh sağlığı yerinde olmayan biri gibi davranıyor!
Bu arada, kurumda yapılan her şeyin yanlış olduğunu söyleyemem. Çok doğru şeyler de yapılıyor. Ama Murat bey doğruyla yanlışı birbirine karıştırıp hayali senaryolar yazıyor.
Öfke duyduğu herkese bu yöntemle iftira ediyor.
Ona göre Aile Bakanından aşağıya doğru herkes hain!
Kurum içinde ona doğru-yanlış sürekli bilgi aktaranlar var. Bunlardan biri kendini yanlışlıkla ifşa etti. Bursa İl Müdürü Yunus Kaldırım da bu adamı şimdi müdür yardımcısı olarak atadı!
Neden mi?
Bursa İl Müdürlüğünde Trabzon ve Rizelilere iyi bakın, acaba kim, neden dolayı o görevlere gelmiş?
Bunlar devlet kurumu idare etmek nasıldır bilmezler.
Çok da önemi yoktur onlar için.
Yukarı doğru nasıl ilerleyecekleri önemlidir?!.
15 Temmuz’un ardından Murat Demir’in hakkımda yazdıklarına Yunus Kaldırım ve arkasındakiler hemen atladılar!
17 Temmuz’da, Ankara’ya beni “FETÖ’cü” olarak bildirmiş beyefendi!
Hatta hiç ilgisi olmayan 2 kişiyi daha bildirmiş ki, bunu geçmişte siz de  zaten yazdınız…”
 
Geliyoruz Bursa İl Müdürü Yunus Kaldırım’la, Adalet ve Kalkınma Partisi Bursa İl Başkanı Cemalettin Torun’a:
 
“Ben sırameşeler’de, 4-6 yaş grubu çocukların kaldığı 9 kişi kapasiteli bir evin mevcudu 17’ye çıkınca, fazla olanları 7 yaş grubuyla geçici olarak birleştirdim. Yeni ev açılınca oraya gideceklerdi. O sıra küçüklerin başında 3, büyüklerdeyse tek bakıcı anne vardı. Az önce dediğim gibi, ben de o çocukları 1 anneyle birlikte 7 yaş grubuna kattım.
Fakat bu kişi aynı kurumda, aynı çocuklarla, komşu bir evde çalışmayı reddetti!
Gidip rapor aldı!
Bu hanım nasıl ve hangi hakla reddedebilir ki müdürünün ona verdiği görevi?
Çünkü bu annenin görümcesinin kocası Parti İl Başkanı Cemalettin Torun’du!
İl Müdürü bana ‘o kadınla ilgili görevlendirmeyi iptal etmemi’ söyledi!
Ben de ona “ortada sorun teşkil edecek bir durum olmadığını, yapılanın iş gereği olduğunu söyledim.
Israr etti, “bunların kılıcı keskin olur” dedi bana!..”
 
Bu arada sevgili okurlar, Hüseyin Erten söylemiyor ama asıl mesleği hemşirelik olan o hanımın kurumda “bakıcı annelik” yapması da yasal açıdan mümkün değil.
Araştırınca gördüm ki, sözü edilen hanım orada bakıcı annelik filan da yapmıyor aslında!
Kurumda yan gelip yatıyor!
Hemşire yerine “bakıcı annelik” kadrosundan gösterilip, hemşire maaşının 3 katını alıyor!
Müdür Hüseyin Erten kendisine görev verince de gidip Cemo Ağa’ya şikayet ediyor:
 
“Konu Vali beye kadar gitti. Kendisi kurum müdürünün işine karışmayın dedi. Ancak dönemin İl Müdürü Şevket Barca ısrarını sürdürdü!
Ben de, ‘eğer gerekirse görevden ayrılabileceğimi, isterlerse başkasını görevlendirebileceklerini ama yaptığım haklı görevlendirmeyi iptal etmeyeceğimi’ söyledim!
İl Başkanı rica etmiş.
Ben de takmıyormuşum!
Başka İl başkanı olsa rica etmez, emredermiş!
Olabileceklere ve tehditlere rağmen yolumdan dönmedim.
İl Başkanı Cemalettin Torun umreye gitti.
Dönüşte de Vali beyi ikna edip, Sırameşeler’deki görevime son verdirdi.
Benden sonra şimdiki Bursa İl Müdürü Yunus Kaldırım yanına bir yardımcısını alarak Sırameşeler’e gitti.
Yerime vekalet eden kişiden ‘benim görevlendirmesini yaptığım kadını eski yerine almasını’ istedi.
Fakat o da ‘yapılan işin doğru ve hizmet icabı olduğunu’ anlatıp, istenileni yerine getirmedi!
Ancak, daha sonraki günlerde o kadın “İl müdüründen talimat aldım” gibi komik bir söylemle, sanki orada kuruluş müdürü ya da idarecisi yokmuş gibi, hiç kimseyle muhatap olmadan kendi kendine eski yerine geri döndü!..”
 
Bu arada Hüseyin Erten bazı hususi olayları da anlattı sevgili okurlar.
 
Hem bu nedenle, hem de kendisine zarar vermemek açısından onları paylaşmıyorum:
 
“Bazı yazdıklarım özeldir. Yaptığımızı konuşmak adetimiz değildir. Eşim de ben de normalde paylaşmayız. Sizden o ifadelere hassasiyet göstermenizi rica ederim.
Öte yandan bana dediniz ki, ‘sizden hakkınızda yazılanlara karşı şimdiye dek bir yalanlama görmedim’!..
Ne yapabilirdim ki?
Elimde hiçbir belge olmadan televizyona mı çıkacaktım?
Sabırla, savcılık makamından alacağım belgeyi bekliyorum.
Ben bunların bu kadar ileri gidebileceklerini düşünemedim açıkçası.
Hem ne yapabilirlerdi ki?
Tüm hayatım boyunca eve yeniden dönebileceğimden emin olmayarak ayrıldım ailemin yanından.
Benim mesleğim buydu çünkü.
Olabilecek en ağır şeye hazır olmaktır askerlik.
Ailemiz bunu hep aklında taşır.
Bunlar 15 Temmuz’u fırsat bilip, bu ağır iftirayı attılar ancak, Allah büyük, inanıyorum ki hak yerini bulacak.
Eşime de geleyim…
Onun mesleğini icra etmek için katlandığı koşulları kimse bilemez.
Şırnak’ta, Uludere’de en ücra köşelere bir asker eşi olmasına rağmen cesaretle nasıl gittiğini, insanlara yardım bağlansın diye gündüz köylere gidip, akşamları evde raporlarını hangi koşullarda yazdığını hiç konuşmadık biz.
Mardin’de, Şırnak’ta insanlarla iç içe yaşadık.
Üşenmedik sonraları tekrar tekrar ziyaretlerine gittik.
O insanları çok sevdik çünkü.
Kızlarımızı Kürt ablaları büyüttüler, zamanı geldi onları gelin ettik.
Ve eşim açığa bile alınmadan ihraç edildi.
Bir gün hak yerini bulacak…”
 
Geliyoruz Roboski olayına:
 
“Bombalamanın yapıldığı alan asla benim bölgemde değildi. Orası ne sorumluluk alanımdı ne de emir komuta ilişkisi açısından benim taburumla ilgisi vardı. Ben Şenoba tabur komutanıydım. Olaysa Roboski’de oldu. Eğer haritaya bakarsanız ne kadar ayrı yerlerde olduklarını görürsünüz. Üzerime atılan çok ağır bir iftiradır sadece.”
 
İşte Hüseyin Erten bunları anlattı sevgili okurlar.
Ben de ilettim.
İyi oldu mu?
 
1000
icon
Murat demir 5 Ekim 2016 22:38

Emel kavalci kaya yi fetocu ilan ederek isinden atanlar bursa dersahane imamı mevlüt Turhan şahin in fetocu olduğunu ve sayın çumhurbaskanina hakaretlerini görmeyerek mesleğine devam ettirmiştir. . Bu kızcağız i fetocu ilan ederek işin den edenler örgüte yardım edenler halen işinin basın da devam edenler. Fetocu kriterleri arasında 17.25 aralık dan sonra çocuklarını feto okullarına gönderenler halen görevinin başındaysa bunlarla mücadele etmek herkesin namus şeref i olan herkesin asli görevidir.

1 1 Cevap Yaz
Murat demir 5 Ekim 2016 22:24

Evet benim olmayan ama canımdan çok sevdiğim 2 evladım ile kendi biyolojik çocuğum arasında hiç bir fark yok. Biyolojik oğlum da bir gün gelip beni bulacak ve tüm gerçeği gorecek. Babamın beni red ettiği tamamen FETOcularin yalanidir. Cok şükür Annem sağ olup herşeyi aciklayalabilir. Bana dedikoduyla gelmeyin. Bana belgeyle gelin. FETOCULARIN yetiştirdiği çocuklardan kaçı intihar etti.. kaçı tecavüZe uğradı.. kaçı hamile kaldı.kaçı gece kulüplerine düştü..kaçı cezaevinde ..veya kaç tanesi sosyal hayata yerleşti...bunlarla gelin.. erzincan da geçen yıl evet yurdundan kaybolan 30 çocuk ne oldu.. diyarbakır kadın sığınma evlerinde neler oldu.. bunlara cevap verecekleri canlı yayına bekliyorum.. murat demir FETOCULARIN pisliklerini ortaya çıkaracak.

1 0 Cevap Yaz
Murat demir 5 Ekim 2016 22:08

Yazmaya devam edeceğim. Çok şükür. Düşmanım vatan a ihanet edip kendi halkına bomba atıp ülkesine hainlik ederek meslekten VATAN HAINI diye atılanlar olunca mücadele çok iyi oluyor. Çok şükür tsk dan vatan Hainliği fetoculuktan atılmadık. Nasıl tsk dan atıldığımizi öğrenmek isteyenler tbmm nin hazırladığı darbeleri araştırma komisyonu raporunu okusun. Çok şükür tsk ya alnımızın akıyla dönüyoruz. Bu ülkenin vatan hainleri ile mücadele için ihtiyacında her daim hazırız. Murat demir ile yuzyuze mücadele etmeye cesareti olmayanlar fetocu ların en güzel yaptığı iftira ile itibarsizlastirmak. Maaşlarını kendilerine emanet edilen çocuklardan alanlar çocuklar tecavüZe uğradı sustu çocuklar hamile kaldı sustu çocuklar çocuklar darp edildi sustu.ama mesele murat demirin çocuğu olunca kukrediler .çocuğun yüksek yarari akıllarına geldi. Devamı geliyor

1 0 Cevap Yaz
....... DEMİR 4 Ekim 2016 19:24

Yaz be Murat'ım yaz.Senin olmayan iki çocuğun peşinden koşarken 16 yaşındaki öz oğlun tv,lerde seni görüp kahroluyor.Babam benimle niye ilgilenmiyor da bu çocuklar için ortalığı ayağa kaldırıyor diye.Sen düzgün bir adam olsaydın baban seni evlatlıktan red etmezdi.Sahi, uzman çavuşken hadi ordudan atıldın anladık da ilk eşini evlenirken astsubayım diye niçin kandırdın atılmış olduğun halde???

0 7 Cevap Yaz
Emel 4 Ekim 2016 16:06

Paylasimlarimiz oldu.ve bunun sonucunda nisan ayı zamnda soruşturma geçirdik eşim ve ben dusunce ozgulugumuzu kullandığımız gerekçesiyle dosya kapanmıştı.LAkin ardan 4 ay geçtikten ve başa Yunus Kaldırım geldikten sonra kendisi ve yanındaki fotolarda ifsa olan kisi beni feto militanı olarak gösterip elime MIllı terör örgütü yasası kanunu gereği işten çıkarmış ve buna kanatince karar verdiğini söylemiştir.Peki önce kadın ve çocuktan sorumlu bir bakan sayın bakanım nasi olurda bi kereden bi sey olmaz der...Peki ben bu düşüncemden ötürü sizce nasi olurda fetocu örgüt yada başaka bir örgüt üyesi olarak suçlanıp işten çıkarıldığımi anlamış degilim.Gercek fetocular kendileri açığa cikmasin diye bizleri öne sürdüler ki kul hakkımizida fazlasıyla aldılar.Syin cumhur başkanımızın da dediği gibi At izi it izine karışmasın.. evt bizde bunu istiyoruz karışmasın ki gerçek fetocular açığa çıksın..

0 5 Cevap Yaz
Emel 4 Ekim 2016 15:54

Dr.rustu burlu y.t. HÜseyin Erten le çalıştım.Evet bende çocuk evlerinde bakıci olarak görev yaptıktan ve bu kuruma geldiğim zaman çocuklar daha basiboslardi okula gitme sorumlukları olmadığı gibi madde kullanımları vardi. Büyük çocuklar küçüklerin üstünde baskı kurarlar ve kurumu izinsiz terk etmeleri yüksekti.kendisi eşinin de arasında olduğu cocuk dosyalarını tek tek inceleyerek uygun yerlere nakledilmeleri için ugrasmis,k3ndisininde dediği gibi bademli çocuk evleri sitesi ve kaplıkaya merkezleri açılmıştır.KEndimde bu evlere de çalışan personeldim diyorum çünkü feto cu olduğum iddasıyla işten atıldım.SAyin HÜseyin Ertn bahsettiği gibi kendisi fetocu olan şahıs kendi ni benim sayfamda çıkan fotosuyla ifşa etmiştir.Durumsa şöyle vuku bulmuştur.Eski olan sayın bakan Sema Ramazanoglunn bi kereden bi sey olmaz demesi sebebiyle.Bu kurumda 10 yıla yakın bi sure çalışmış ve çocuk yetiştiren biri olarak bu vicdanen bu söylemlerden rahatsız olduğumuz diyorum eşim ve benim paylasimlarimiz

1 5 Cevap Yaz
MURAT DEMİR 3 4 Ekim 2016 15:29

Jandarma binbaşı Hüseyin ERTEN . Size boşverin diyen Vali MÜNİR KARALOĞLUNU da biliyoruz. Sözde Sayın Cumhurbaşkanının Hemşehrisi olmasına rağmen BURSA DERSAHANE İMAMI MEVLÜT TURHAN ŞAHİN i nasıl koruduğunu , nasıl ceza vermeden başka ile kaçırdığını , EVRAKLARI 5 AY VALİLİKTE BEKLETMESİNİN hesabını Yüce Türk adaletine verecek.

0 0 Cevap Yaz
MURAT DEMİR 1 4 Ekim 2016 15:24

Aile Bakanlığında tepeden aşağıya FETÖCÜ yapmamda , Fakat bir binbaşı hiç bir tecrübesi olmadan HUZUREVİ MÜDÜRÜ oluyorsa Eşi, de FETÖNÜN çok önem verdiği Çocuk evleri koordinasyon müdürlüğüne HİÇ BİR İMTİHANA GİRMEDEN MEMUR YAPILIYORSA , hele ki Ahmet ZAHTEROĞLU zamanında oluyorsa MUTLAKA FETÖCÜ olduğunu düşünürüm. Benim mücadelem sadece BURSADA sizlerle değil HÜSEYİN ERTEN . Van da 14 binlirayı ABD ye feto hesaplarına aktaranlar, ığdır da çocuklarını FETÖ okullarına gönderen VATAN HAİNLERİ , Sivas da Aile ve sosyal politikalar Bakanı Denetim hizmetleri başkanın İRFAN KARAGÖZ ün kardeşi SİNAN KARAGÖZ ledir... Bu ülkede ALEVİ SÜNNİ gerilim çıkarmaya çalışan ABİNİZ BAHRİ ŞENKAL i koruyan müfettiş HAKAN AYDIN ladır. eğitim adı altında 5 yıldızlı otellerin FAHİŞ FİYATLARINI örgüte aktaranlar iledir. Zamanında MAKAM MEVKİ İÇİN ÖRGÜTÜ SEÇENLER VE ONLARLA HAREKET EDENLER YÜCE TÜRK ADALETİNE HESAP VERECEKTİR.

0 1 Cevap Yaz
MURAT DEMİR 4 Ekim 2016 15:12

Jandarma binbaşı Hüseyin ERTEN ; ne zamandan beri hak arayanlar RUH HASTASI oldu. Siz sırameşelerde odanızın kapsını kilitleyip oturduğunzda da sizin bağlı olduğunuz kurum kötü yönetiliyordu. o zaman nerdeydiniz. Dr. Rüştü burlu dan çocukların esrar bonzai içerken fotoğrafları gazetelerde çıktığında müdürü kimdi . SAHTE BELGELERLE bursa 5.6 aile mahkemesine bize uzaklaştırma verdirdi.. oğlum Ali neden devamlı balıkesir e kaçtı. SİZLER GİBİ VİCDANSIZ FETÖCÜLERİN TÜRKİYE CUMHURİYETİ KANUNLARINI HİÇE SAYMANIZ, ÇOCUĞUN YÜKSEK YARARI YALANINA SIĞINARAK HER TÜRLÜ PİSLİĞİ YAPMANIZDAN DOLAYI KAÇTI. TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN KANUNLARINI ABİLER ABLALARLA HİÇE SAYDINIZ. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞINDA HİÇ Mİ MESLEK ELEMANI KALMADI DA JANDARMA BİNBAŞIYI HUZUREVİNE , YETİŞTİRME YURDUNA , SEVGİ EVLERİNE MÜDÜR YAPIYOR.

0 1 Cevap Yaz
yorum 4 Ekim 2016 09:07

Dr.rustuburlu yetiştirme yurdunda bir yıl iş yaptım.huseyin erten beyden oncesinde çocukların durumu içler acısıydı.fiziki şartlar berbattı.buyuk çocuklar kücükler üzerinde baskı kuruyordu.

0 2 Cevap Yaz
Ertuğrul diriliş 4 Ekim 2016 09:03

Hüseyin Bey in anlattığı herşey doğrudur eşiyle kendisi kesinlikle gerçek birer mağdurlar ve görevlerine geri dönecekler göreceksiniz. murat demir mağduriyetini iftiralar ile yeni mağdurlar yaratarak,intikam adı altında yanlış kişilere saldırarak gidermeye çalıştı. Balıkesir'de yaşadığı mağduriyeti haklı olabilir ama bursa da özellikle onunla uğraşan yada çocuklarına kavuşmasına mani olan biri yok biliyorum. Bursa da il müdürlüğü ve kuruluşlardan bulduğu casus lağım farelerinin(personel) iftiralarına inanıp her yerde masum insanlara atılan iftiraları paylaştı yada duyurdu. Bunun yerine ilgili kişiler ile görüşse hakikatı anlardı. Fetöcülere en ağır cezalar verilsin ama bursa valiliği mağdurları tespit etsin. Hüseyin erten ve eşide gerçekten mağdurlar.Mehmet Ali Bey sizde yazılarınızda olay yada kişi isimleri verirken ilgili kişilere ulaşıp birde onları dinledikten sonra yayımlarsanız daha iyi olur. Bu şekilde sizde yeni mağdurlar yaratmış olmazsınız.hüseyin erten olayı da buna örnek

1 2 Cevap Yaz
ali aydın 4 Ekim 2016 08:46

Mehmet Ali bey biz Murat-İlknur Demir çiftinin çocukları Sıla ve Ali için üzülürken Hüseyin ertenin hikayesine geldik, Ben Hüseyin beyin Murat-İlknur Demir çiftinin üzüntüsüne katıldığını, yardım ettiğini düşünmüyorum, hatta kendi çocuklarının hasta olmasından dolayı askeriği bırakıp gelmesine rağmen Murat-İlknur Demir çiftine empati bile duyduğunu düşünmüyorum, dertleri sadece kendileri, yazık

1 2 Cevap Yaz
Zekeriya 4 Ekim 2016 04:31

Trabzonlu Yunus Kaldırım,Trabzonlu hemşehrisi Bakanlıkta personelden sorumlu Müsteşar Yardımcısı Mustafa Karaman (Trabzonlu il müdür yardımcıları Fikriye Aydın ve Cevdet Akkaç'ta yakınıdırlar) ve Trabzonlu vekil Zekeriya Birkan tarafından müsteşara koyduğu postaya rağmen o koltukta korunmaktadır.M Ali Bey boşuna yorulmayın tüm mevzuata aykırı uygulamalara rağmen siz bu zırhı delemezsiniz.Bari kendinize ve gazetenize zarar vermeyin.

0 0 Cevap Yaz
Suheyla 4 Ekim 2016 04:21

Hukukçu Bir il Başkanının bu kadar açıktan hukuk ihlalini dehşetle okudum. Ve O'nun hukuk dışı talimatlarını tereddütsüz yerine getiren İl Müdürlerinin görev yaptığı bir kurumda kimbilir size yansımayan daha ne hukuksuz durumlar vardır. Peki Aile Bakanlığı tüm bu olanları görmüyor mu? Kişisel intikam hırsı yüzünden masum insanlara vurduğu fetöcü damgasıyla insanların hayatını kararttığını yazınızdan dehşet içinde öğrendiğimiz Kaldırım müdüre ve sırf akrabası olduğu için bakım elamanı maaşı aldırarak fiilen hemşirelik yaparak fiilen suç işleyen il başkanına hukuku gösterecek bir aklı selim,ehl-i insaf idareci yok mu? Bu hukuksuzlukların hesabını soracak, AK Partinin adaletini tecelli ettirecek Trabzonlu olmayan bir Ak Partili vekil de mi yok???!!!

0 1 Cevap Yaz
Arif 3 Ekim 2016 22:21

Mehmet ali bey kalemine sağlık bu yazıdan sonra nasıl uyurum bilmem okadar mazlum ve kimsesiz insanları emanet etdiği mız bakanlık müdürlüğüne bakın bu mudur yunus kaldirim mudur yardimci si Fikriye hanim i hala bu görevde tutuyorlar feto ya hakkını vermek lazım adam ne paralelmis be

0 2 Cevap Yaz
Nida 3 Ekim 2016 22:20

Bu gerçekleri bize ulaştırdığınız için size teşekkür ederiz Mehmet Ali Bey.Sayenizde kim hizmetkâr kim hani görmüş olduk.

0 5 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat