Eskidenmiş bayram

30 Ağustos 2017 22:11
A
a
Eskiden, yani küçükken bayramlarda, bayram arifelerinde çok heyecanlanırdık. Bayram bizim için çok güzeldi, çok özeldi. Çocuktuk çünkü, ne acı bilirdik ne de hüzün. Bayram için aldığımız elbiselerle ayakkabılarla uçardık havalara. Büyük bir heyecanla beklerdik bayram sabahını. Aile büyüklerimiz arife günü mezarlık ziyaretine giderdi dua etmeye, gözleri dolu dolu gelirlerdi eve, ama çocuktuk bilmezdik, anlamazdık acıyı, derdi. Biz büyük bir heyecanla beklerdik bayramı, bayram sabahını. Kıyafetlerimizle, ayakkabılarımızla uyuduğumuz olurdu ve beklenen gün gelirdi. Sabah erkenden kalkardık önce ailemizin ve aile büyüklerimizin bayramını kutlardık. Tüm aile bir aradaydık, aynı sofrayı paylaşırdık, sonra giyerdik bayramlık elbiselerimizi, ayakkabılarımızı koşa koşa giderdik tüm akrabaların, eşin, dostun, komşuların ellerini öpmeye, çocuktuk çünkü ne bıkardık ne de yorulurduk. Dedim ya çocuktuk, öyle kalsaydık keşke hiç büyümeseydik. Sonra anladım ki  insan büyüdükçe dertleri de büyüyormuş.
Bayram şimdi de bayram aslında, ama ben eski ben değilim, içimdeki çocuk öldü. Ben öldüm. Bayram gelmiş neyime? Yine bir arife ve ben öpüp koklamaya kıyamadığım o minicik bedenini toprağa koyduğum evladıma gideceğim. Bayramlık sen bana gelemiyorsun ama tüm gücümüzü toplayıp biz sana geleceğiz yavrum. Babanla, ağabeylerinle beraber. Hangi ana dayanır buna, hangi acının tarifidir bu bilemedim.  Ama ayakta duracak halim yokken, hayatta duracak nedenlerim var benim. Şükürler olsun, iki evladım teselli bana. Hayat bazen elindekini değil, içindekini, ruhunun bir parçasını da söküp alıyormuş senden onu anladım.
İşte bayram mı bayram. Ne tat var ne de tuz. Hep bir yanım eksik, hep bir yanım yarım. Acınla yaşamaya da alışıyorsun, acıyla yaşamaya da. Kadınlar doğurmayınca değil, doğurduklarını yitirince yarım kalırmış ya, ben de yarım kaldım annem. Dağ taş olsa dayanmaz ama insanoğlu işte dayanıyor. Yaşadığımızın ne tarifi mümkün, ne de anlatması. Evlat hasretiyle, acısıyla yaşayanların gülümsemeleri yara bandı gibiymiş, yaramı gizliyor belki ama acılarımı dindirmiyor.
Bizler inançlı insanlarız, verene de alana da şükrederiz. “Evlat dediğin peygamber ağlatmış, bir imtihan, kimse basit görmesin, hafif geçirmeyi beklemesin” demişler. Ölüler toprağa gömülür, acılar yüreğe. Toprak mı daha vefalı, yoksa yürek mi bilinmez ama, biliyorum ki o cennet kuşu ve biliyorum ki her günü bayram. Bir ölüm bu kadar mı güzel kokar Annem, cennet kuşum? Gün olacak sen bize  değil,  biz sana geleceğiz, hem de hiç ayrılmamacasına...
BEN HİÇ BİLMEZDİM BİLİYOR MUSUN YAĞMUR SONRASI TOPRAĞIN BU KADAR GÜZEL KOKTUĞUNU... Çünkü o toprakta senin kokun varmış evladım!
 
1000
icon
Nesrin Saribiyik Acar 5 Eylül 2017 20:02

Basınız sağ olsun,,,allah evlatları niza ömür versin. ...vefat eden evladıniz sizi orada bekleyecek...şefaatci olacak....inşallah. ...

0 0 Cevap Yaz
Faruk KUZU 31 Ağustos 2017 09:45

ne güzel anlatmışın duygularını saf ve temiz yürekli. Rabbim hepimize hayırlı sevgi ve saygılı yaşamayı nasip etsin hayırlı bayramlar diliyorum yinede şükürler olsun

0 1 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat