Etmeyin, kardeş eti yemeyin!

4 Aralık 2017 21:35
A
a

Geçtiğimiz günlerde bir eğitim kurumunun söyleşi programının konuşmacısı olarak konuğuydum.

 

2 saate yakın süren bir konuşmadan sonra ayaküstü sohbetler oldu.

 

Bir zat “Fatih Erbakan için Amerika'nın adamı olmuş diyorlar, ne dersiniz?” gibi bir soru yöneltti.

                                                                                                                 

Sayın Erbakan için zaman zaman özellikle sosyal medyaya yansıyan farklı yorumlarından yola çıkılarak böyle bir yaftalamaya varılıyordu.

 

Hem çok şaşırdım hem çok üzüldüm.

Böyle bir konuya çok üzüldüğümü de söyledim o zata. “Fatih Erbakan, babasını, annesini, ailesini, gençliğinden beri yürüdüğü yolları bildiğimiz bir insan, bugün onu nasıl böyle bir şeyle vasıflandırabiliriz” dedim.

Sonra sordum:

- Acaba Temel Karamollaoğlu kimin adamıdır size göre?

Şaşırdı, durakladı.

Tekrar sordum:

- Acaba Temel Karamollaoğlu kimin adamıdır?

- Herhalde milletin adamı, diye cevap verdi bu defa.

- Yoo, dedim, o da İngilizlerin adamı.

- Ne demek, niçin İngilizlerin adamı olsun! Nerden çıktı bu?

Dedim;

- Bakarsınız, yarın birileri ona da eşinin durumundan dolayı böyle bir kulp takma gereği duyarlar. Ben Karamollaoğlu'nun da yürüdüğü yolları öğrendim ve biliyorum.Tıpkı Fatih bey gibi sizin, bizim aramızdan çıkıp siyaset iklimine gelmiş bir insan. Ama siyaset ortamı bu belli olmaz. Fatih Erbakan'ı Amerika ile bağlantılayan kafa yapısı Karamollaoğlu'na da bir yerden yafta üretir.

Baktım yüzüne, öyle bir yaftalamayı çoğalttığı için mahcup olmuştu.

Bizim dünyamızda tuhaf şeyler yaşanıyor.

Özellikle sosyal medyada birileri de tuhaf fitneye odun taşıyor.

Fitnenin falanca veya filanca muhalif odakta karşılık bulması, birilerinin tırnak kaşıması, fesat medyasında büyük iştahla tüketilmesi yadırgatıcı değil.

 

Beklenen şeyler.

 

İster seyirlik oyun mahiyetinde olsun, ister “Birbirini yesinler ki bize alternatif olmasınlar” arayışını yansıtsın, sizin ilişkilerinizde sorun potansiyeli varsa, bunu kullanacaklar çıkacaktır.

 

Dünyadan zaten çıkacaktır ki Türkiye’den de çıkacaktır.

 

Fitne, tam da bu zeminde üreyebilecek bir şeytan işidir.

Burada fitnenin, hem Fatih Erbakan'a ve Erbakan Vakfı camiasına hem Karamollaoğlu ve dolayısıyla Saadet Partisi camiasına diş bileyen çevrelerden gelmesi, nispeten kolay göğüslenecek bir durumdur.

Ancak fitne her iki şahsiyete yakın görünen çevrelere izafe edilmeye başlandığında iklim bulanır.

Eminim benim bildiklerimi Erbakan da, Karamollaoğlu da benden fazla biliyorlardır.

Şunu söyleyebilirim:

Teşkilatların zemininde ciddi kaygı var.

 

Gönüllerde huzursuzluklar var.

 

İddialar, ithamlar konuşuluyor, tedavül ediyor ve insanlar birbirini içinde öldürüp, etlerini çiğniyorlar.

 

Böyle “kardeş eti” yemek tiksinti doğuruyor mu bilmem.

 

Şunu söyleyebilirim:

Milli Görüş camiasında bir şey olacaksa klasik siyaset usullerince değil, İslam nezaheti içinde olmalı.

Yollarda birbirimizi tükete tükete ilerlediğimiz bir yürüyüş olmamalı.

Artık adını net bir şekilde ortaya koymanın vakti geldi sanırım.

Öyle anlaşılıyor ki, Fatih Erbakan liderliğinde kurulacağı ilan edilen parti ile Saadet Partisi camiası apayrı yapılar olarak yollarına devam edecekler.

Zaten Fatih Bey geniş katılımlı bir toplantıda bunu açıkça ifade etti ki artık Saadet Partisi zemininde bir araya gelmemiz imkansız dedi.

Nezaket kurallarını aşmadan siyaset yapmanın en iyi öğreticisi olan Merhum Necmettin Erbakan'ı bir nebze olsa hatırlamalı ve buna göre hareket etmeli.

AK Parti’nin  ve Has Parti’nin kurulduğu günlerdeki küfürleşmelere kadar varan uzaklaşmalar olmamalı.

 

***

BİLET SATIŞ NOKTASIYLA CAMİYİ AYIRT EDEMEMEK

 

Milli Piyango yılbaşı biletleri bugün satışa çıkmış.. Sabahın erken saatlerinde bilet gişelerinde oluşan kuyrukta bekleyenlerle röportajlar yapılıyor.

 

Muhabir soruyor;

 

- Neden sabahın 7’sinde kuyruktasınız?

 

Vatandaş cevap veriyor;

 

- Sabah namazından çıktım piyango bileti almaya geldim, belki şans bana güler.

 

Be gafil adam sen asıl piyango merkezinden çıkmışsın daha neyin peşindesin!

 

Daha ne yazayım!

 

***

NÜKTE

 

1902'de Pelèe Dağı patladığında, 30.000 kişilik şehirden tek kurtulan, o gün idamını bekleyen kişiydi..

1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ



 
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat