Loading...

Gerçek profesyonel; bulutlu havayı da sever..!

11 Şubat 2019 21:58
A
a
Dünya ekonomisinde oldukça sıkıntılı rüzgarların esmekte olduğu ve kara bulutlu günler yaşıyoruz. Buna siyasi gerginliklerin yarattığı ekonomik sorunları da eklediğimiz zaman, işin içinden çıkılmaz durumlar doğuyor bir anda…
Venezuela’da yaşananlar buna çok doğru bir örnek…Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de ekonomik kaynaklı sorunlar var tabii ki...Yerel seçimler için son 48 güne girdiğimiz bu günlerde; piyasalarda özellikle tahsilat anlamında büyük sıkıntılar olduğunu görüyoruz. Sanayiciler, iş insanları ve esnaf para dönmediğini söylüyor.
Reel sektörün içinde yaşayan bir ekonomi yazarı olarak; gıda sektörü dışında paranın döndüğü başka bir sektörün olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim.
Bu arada en çok dikkat çeken şey tabii ki; fırsatçılık…Ağustos ayında aniden yükselen döviz kurlarını baz alarak, hala o kurlardan ilk madde ve malzeme satan bazı satıcılar, reel sektörün belini büküyor. KDV ve ÖTV indirimlerinin olduğu mobilya ve beyaz eşya firmaları, Aralık ayında biraz hareketlense de, Şubat ayı ile birlikte onların satışlarında da biraz düşüş var gibi…
Döviz kurlarındaki gevşeme, piyasalara biraz umut dağıtıyor ama özellikle ihracatçı firmalar düşük kurdan rahatsız olduklarını beyan ediyorlar.
Görülüyor ki; tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de faiz ve döviz cephesinde köprünün altından daha çok sular akacak ve anlık gelişmelere sahne olacak ekonomi dünyası…Son durum bu bulutlu havayı gösteriyor.
İşte böyle zor durumlarda; sorunlara akılcı çözümler bulacak profesyonellere ihtiyaç oluyor. Yani artık; yönetimsel anlamda yaşanan sorunlara panzehir olabilecek, soruna kısa sürede çözüm getirecek kapı gibi adamlara ihtiyaç vardır reel sektörde de…
Güneşli hava kadar, bulutlu havayı da sevecek profesyoneller aranıyor artık…
Ama ne yazık ki ortada yok, böyle akılcı çözümler yaratan insanlar..!                                    
İşte bu doğrular etrafında yapılan araştırmalarda; çağdaş yöneticilerinin ve profesyonellerinin kimlikleri ve özellikleri net bir biçimde ortaya çıkıyor. Bu konuda yapılmış doğru bir değerlendirmenin yer aldığı ve Yönetim Danışmanı Ulaş Bıçakçı’nın hazırladığı bir metni sizlere sunmak istiyorum.
Sayın Ulaş Bıçakçı; yaşadığımız yüzyıla imzasını atacak gerçek profesyonellerin yapmaları gereken şeyleri aşağıdaki listede özetlerken, profesyonel olamayanları da krite ederek, kamuoyuna karşılaştırmalı ama gerçekçi bir mesaj vermiş. Anlayanlara tabii ki…
                            PROFESYONEL KİMDİR, KİM DEĞİLDİR ?
*Profesyonel sorunların üzerine gider. Profesyonel olmayan ise sorunların etrafında dolaşır ve hiçbir zaman hedefe varamaz.
*Profesyonel yapabileceği işleri “Ben bu işi yaparım” diye üstlenir. Profesyonel olmayan ise elindeki işleri “Valla kardeşim. Ben profesyonelim. İstediğim şartlar sağlanmazsa çeker giderim” diyerek koşullandırır.
*Profesyonel: “Bu işi yapmanın daha iyi bir yolu olmalı” derken, profesyonel olmayan kişi: “Biz bunları eskiden böyle yapardık” diye kendini kandırır.
*Profesyonel mesai saatlerini aşsa da işlerini sonuca ulaştırır. Profesyonel olmayan yönetici ise, “Sabah 08.00, akşam 18.00 sendromuna tutulmuştur” ve mesainin bitimi ile birlikte işyerinden kaçarcasına uzaklaşır.
*Profesyonel işine sarılır. Profesyonel olmayan ise elinin ucu ile tutar.
*Profesyonel söz verir. Profesyonel olmayan vaat verir.
*Profesyonel, bulutlu havayı da sever. Profesyonel olmayan yönetici ise bahardan başka mevsim tanımaz.
*Profesyonel dinler. Profesyonel olmayan ise, konuşma sırasının kendisine gelmesini bekler.
*Profesyonel yönetici; “Araştırıp bulalım” derken profesyonel olmayan, “Valla, kimsenin bir şey bildiği yok.” der.
*Profesyonel tüm kısıtlama ve engelleri aşmaya çalışır. Yapıcı ve yaratıcıdır. Profesyonel olmayan ise, mızmızdır ve “bu kurum/kuruluş adam olmaz” diyerek hep dert yanar.
*Profesyonel yöneticilik özelliklerini taşıyan kişi, işlerini sürdürmek için gerekli yetkiyi ne yapıp eder, elde eder. Profesyonel olmayan ise; “Sorumluluk çok, yetkim yok.” diye sızlanır.
*Profesyonel yönetici, gerektiğinde üstlerini de yönetmesini becerebilir. Profesyonellikle ilgisi olmayan kişi ise, “Adam her işime karışıyor. Ne yapabilirim ki” diyerek dert yanar ve dedikodu yapar.
*Profesyonel; belirli bir yaşam felsefesi olan, iş ahlakı normlarına uyan, piyasa değeri olan, kaliteye önem veren, gerektiğinde –hayır- demesini de bilen kişidir. Profesyonel olmayan yönetici ise, bu kuralların çoğunu bilmeyen kişidir.
                          SPOR KULÜPLERİNE DE PROFESYONEL ŞART
Yukarıdaki açıklanan Ulaş Bıçakçı kurallarında da görüldüğü gibi; profesyonel olmak hiç de kolay bir şey değildir. Yönetim biliminin en önemli göstergelerinden biri olan gerçek bir profesyonel olabilmek için yukarıda sayılan kuralların çoğuna uymak gerekiyor. Ama maalesef ülkemizde – profesyonellik- kavramı henüz yerli yerine oturmuş değildir.
Bir spor kulübü yönetiminden, şirket yönetimine kadar birçok platformda; gerçek profesyonellere sahip olunamadığı içindir ki; sorunlar gittikçe artmaktadır. Yönetim stratejileri iyi olan, gerçek profesyonel kadrolara sahiplenen, kaliteye önem veren ve geleceği gören kurum ve kuruluşların kısa bir sürede iyi bir yere gelmesinin ardında yatan tek gerçek budur.
Yukarıdaki profesyonellik kriterlerini dikkate aldığımızda; puslu, karamsar ve önümüzü göremeyeceğimiz karanlık havalarda da bizi aydınlığa ve başarıya taşıyacak olan gücün kararlı bir profesyonel olduğunu anlamamız gerek artık…
Kısaca CEO olarak da adlandırılan en tepedeki ideal profesyonel ise; bir firmayı dipten alıp zirveye taşıyacak kadar zeki ve yetenekli olabileceğini de gösteriyor işletmecilik tarihindeki bazı olaylar…
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------
ÖZLÜ SÖZLER: Kafasını kuma gömüp saklayan devekuşu, aynı zamanda kimliğinin en değerli parçasının kafası olduğunu anlatır. (C.MANSFİELD)
                            
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat