Hakikat avcısı Nezir Asaroğlu

3 Kasım 2016 20:42
A
a
29 Ekim’de geleneksel olarak, tüm valiliklerde yapılan resepsiyon, Bursa Valiliğinde de yapıldı. Resepsiyonda konuklara ikram edilen içecekler arasında şampanya ve şarap olduğu haberi Bursa’da gündemin ilk sırasına oturmuştu. İddiaydı, gerçekti, haber oldukça ilgi çekmiş; haberi ise, gazeteci ve sosyal medyanın etkili ismi Nezir Asaroğlu duyurmuştu. Bu haberden bir hafta sonra Vali İzzettin Küçük Beyle, Nezir Asaroğlu Bey’in görüşme fotoğrafları sosyal medyaya aktarıldı. Bu görüşme üzerine aklıma’’ Hz. Ömer’in hançerlendiğinde kendisini ziyaret eden bir arkadaşına, elbisesinin eteklerinin uzun olduğunu, bu uzunluğun hem temizlik hem de görüntü olarak hoş olmadığını belirttiği olay geldi.
Yanındakilerden biri: Ya Ömer! Onu çok gücendirdin.
Hz Ömer ise; Biz doğruyu söylerken, halktan değil, Hakk’tan korkarız. Der
Günümüzde kusurları görmekten üzüntü duyan, bunu söylemeyi vicdani borç bilen insanlar adeta masallardaki kahramanlar gibi meyyal oldu. Size yakışmayandan, sizi tehlikeye götürecek, kendisine zevk payı çıkaracak, gerçeği değil de size görüneni söyleyecek insanların kötü rüyasına inanacak o kadar saf niyetli insanların olmasına karşın, toplumun ekserisi her ne olursa, olsun gerçeği gösterene kıymet verir.
Hele devlet idaresinde yer alanlar, ‘’evet efendim, münasiptir efendim,’’ diye sallabaş insanların verdikleri anlık hoşnutluklardan kaçınarak, doğruyu konuşan insanlara kıymet vermedikçe, Hakk’a tapan insanların harcanmasına göz yumdukça, kararlarını da o denli yanlış vermiş olurlar.
Günlük hayatta bu düşünce tarzı bizim için de büyük bir sorundur aslında. Sırf iltifat olsun diye ne güzel olmuş; ne güzel yakışmış diyen insandan çok, hakikati söyleyeni tercih edebilme olgunluğunu gösterebilsek, hakikate daha çabuk ulaşmaz mıyız?
Bu hususta tarih ne etkili bir öğretmendir. Tarihte nice devlet adamları, nice krallar, nice kumandanlar, gerçekleri söyleyenlerden çok, fikirlerine itirazsız katılan insanlara inanarak sonlarını getirmişlerdir.
Doğrunun ve iyinin görevi: zararı iyiye, faydaya dönüştürmektir. Kötüyü küçümsemek tahkir etmek, zorlamak değil;  kötülerin silahını elinden alarak, kötülükten; sabırla, iyiyi çıkarmak olmalı.
Abdülaziz’in ve Osmanlılının son dönemdeki muteber sadrazamlarından biri olan Fuat Paşa, yanlış fikrinde ısrar eden padişahın sözünü keserek: ‘’Efendim, eskiden orta kapıda cellâtların beklediğini bildi halde gerçeği haykıranlar vardı. Gerçekleri, hoşunuza gitmeyecek diye söylemezsek, vebali ağır olur.
Hayat iyi ve kötüler arasında bir yarış olarak özetlenebilir. Bu yarışı insan ömür boyu kendi içinde de sürdürmeli. ‘’ Küçük bir dikkat, bir hiçi, her şeye; küçük bir dikkatsizlik de herhangi biri, hiçe dönüştürebilir.’’ Her an tüm ihtimaller dikkate alınmalı, aksi halde fren yerine gaz pedalına basarız.  Bazen bir küçücük zan veya bir çağrışımla benzerlikler yanıltabilir. Bir çicek zehirli diye bütün çiçeklerden nefret edilmemeli,  içinde vahşi balıklar var diye denize kızılmamalı.
Bu haseple Sayın Valimiz ve değerli gazeteci Nezir Asaroğlu’nun görüşmelerini çok olumlu buldum. Muhatapları can-ı gönülden tebrik ederim.
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat