Her öğrenci bir maden gibidir, geleceğin öğretmenleridir

15 Kasım 2016 20:57
A
a
Öğretmen sınıfta ders veriyor, sınıftaki talebeleri nasıp adapte edebilir? Dersi hep birlikte işlemesi gerekiyor, sınıfı nasıl derse dahil edebilir?
Öğrencilerin derse ilgilerinin giderek azaldığı gerçeği varken, eğitimcilerin işlerinin giderek zorlaştığı bir gerçektir. Teknoloji ile bilgi edinme kolay hale geldiği de bir gerçek, lakin bilgi kirliliğinden korunmuş olma ve bilginin doğruluğu önemli etkenlerdendir. 
İşi zora soktuğumu düşünebilirsiniz! Artan gereksiz bilgi ve fikir kirliliğini ortaya koymak lazım. 
Eğiticilerimiz önce “güven” ortamını oluşturmalılar. Bunun için öğrencilerle iletişim kurmak gerekli. Oluşan güvenden sonra öğrencilerin de kendi aralarında iletişimi sağlanmalı. 
Gerçek hayatla bağlar kopmamalı böyle bir şey varsa tamir edilmeli. Öğrenciler arasında bilgi seviyesine göre gruplar kümeler kurulmalı. Herhangi bir derste konuyu güzel öğrenmiş arkadaşların diğer arkadaşlarına bilgilerini paylaşma ortamının oluşturulması önemlidir. Zira “en iyi öğrenme öğretirken olmaktadır”. Öğrenciler deneyimlerini böylelikle aktarabileceklerdir.  Her öğrenci farklı öğrenebilir, kimisi yüksek sesle çalışarak, kimisi sessiz okuyarak, bazıları da dinleyerek öğrenebilir. 
Uygun tarz bulunmalı ve doğru sistem öğrencilere uyarlanmalı. Öğrencilere hedefler belirlemeli ve kesinlikle “bu seviye ağır olur” diye düşünmeden giderek dozajı artırmalı, göreceksiniz ki zorlukları aşmada yarışacaklardır. 
Sınıfta öğreticiler ders anlatırken klasikleşmenin dışına çıkmalı, öğrencilerin dikkatini üzerlerine çekebilmek için hareketli anlatım tercih edilmeli. Dersin mahiyetine uygun oyunla anlatım da kullanılabilir. 
Ders içi etkinlikler düzenlenerek konuyu anlayabilmiş olmalarını test edilebilir. Öğrencilerin dikkat toplamalarına yardımcı unsurları tercih edilebilir.  Mesela öğünülecek ve kahramanlık hikâyelerinde bireysel davranıp, mahcup olunabilecek hallerde bu tercih edilmemelidir. 
Tamamen öğrenilmiş konularda ısrarcı olmayarak sıkılmayı önlemeli yeni konuların işlenmesine hız verilmeli, fakat bazı öğrenciler başarabildiklerini fark ettikçe derse dâhil olmaktadırlar, bu unsur dikkate alınarak ilerleme yapılmalıdır. 
Bir konuyu iyi öğrenen öğrenci diğer guruba veya kümeye misafir edilerek konu aktarmasını istemeli ve onore edilmelidir. Bu guruplar veya kümeler arası diyalogu arttıracaktır. Öğrencilerin sosyal, sayısal, sanatsal, görsel becerileri tespit edilmeli velileriyle başarılı olduğu branşlar paylaşılmalıdır. 
Öğrenciden “yarış atı” gibi hep dörtnala koşması beklenmemeli, öğrencilik hayatları boyunca “maraton koşucusu” oldukları da unutturulmamalıdır.
 Öğrenciler eğitilirken eksiklik tespit edilmişse şayet velilere de eğitim verilmeli. Ne veliler topu öğreticilere bırakmalı, ne de eğitmenler topu taca atmamalılar. Ödül mekanizması mutlaka çalıştırılmalı öğrenciler başarılı olduklarında velileri de ödüllendirilmeli. Başarılı öğretmen ve eğiticiler de mutlaka ödüllendirilerek gelecek nesillerin kaliteli yetiştirilmesi teşvik edilmelidir. Eğitmen-veli-öğrenci-devlet aynı sistemi benimsemeli, masanın dört köşesi doldurulmalı, eksik ayak bırakılmamalı, yoksa bir ayağı eksik olan masa sabit durmakta sorun yaşayacaktır.
Ulvi bir görevde kollarını sıvamış bulunan öğretmen ve eğitmenlerimizin, inançlı ve kültürlü sosyal ve fen bilimlerinde dünya çapında söz sahibi nesiller yetiştirmekte muvaffak olmalarını temenni ediyorum. 
 Fedakar öğretmenlerimiz; bizim için “her ay Kasım’dır”.
1000
icon
Hikmet alb 15 Kasım 2016 23:34

GÜZEL BİR YAZI ÖĞRENMEYE DİRENEN BİR ÖĞRENCİ OLAMAZ ÖĞRETMEYİ BİLMEYEN ÖĞRETMEN VARDIR PROBLEM BURADADIR

0 1 Cevap Yaz
hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat