Hiçbirimiz masum değiliz!..

21 Ağustos 2016 21:27
A
a
FETÖ’nün Türkiye’ye yaşattığı bu son derece hain planın arkasında neler var, kimlerin desteği, kimlerin çıkarları var bu gün apaçık ortaya çıkınca kimileri masumiyet edebiyatıyla kendilerini bundan soyutlama peşine düştü.
Ne Demirel, ne Ecevit, ne Yılmaz, ne Özal, ne Erbakan, ne de Erdoğan, ne o, ne bu, ne şu?
Bütün siyasilerin katkısı, katkısı değilse en azından vebali yok mu bu yapının hortlamasında?
FETÖ’nün tabanının ibadet, ortasının ticaret ve tepesinin ihanet içinde olması onlarda bir masumiyet aratmazken, uzaktan-yakından bu örgütle ilintisi olmadığını söyleyenlerin de bu yapının ortaya çıkmasında dolaylı-dolaysız bir katkısı yok mu?
 
* * *
Kimileri ibadet, kimileri ticari kaygı ile hareket ederek ve kimilerinin direkt ihanet içinde bulunması dışında toplum olarak, kurumlar olarak ve birey olarak hiç mi sorumluluğumuz yok bu işte?
Cumhurbaşkanı Erdoğan Allah’tan ve milletten af dilerken, birileri kendilerini ‘Sütten çıkmış kaşık’ gibi tertemiz olduğunu nasıl savlayabilir?
Ergenekon Davası’nda yargılanıp sonradan bunun bir FETÖ kumpası olduğunu söyleyenler masum mu?
Eğer öyleyse yarım yüz yıla yakın bir süreçte sürekli gözümüze sokarcasına kentin meydanlarına, dağlarına “Güçlü Ordu, Güçlü Türkiye” yazıp, başı örtülülere karşı şahin kesilen, demokrasiyi es geçenlerin bu yapının oluşmasında hiç mi kusuru yok?
Ve hangimiz Askeri vesayetin geriletilmesine yönelik girişilen, açılan davalar nedeniyle heyecan duymadık?
Hangimiz dini inançlarımız nedeniyle temiz duygularla yıllarca Fethullah Gülen’in vaazlarını, sohbetlerini televizyonlarda dinlemedik?
Biz hiç dinlemedik” diyenlerin de 28 Şubat’larda, inançları gereği başlarını örtüklerini söyleyenlerin uğradığı haksızlıkları görüp onlardan yana destek vermeyip, karşı tarafa eğilim göstererek meydanı FETÖ tipi bir yapılanmaya bırakmaları onların masumiyetini sağlayabilir mi?
 
* * *
Evet, iktidar da masum değil, muhalefet de…
Sağcısı da, Solcusu da, liberali de, Ulusalcısı da, Milliyetçisi de…
Herkes, hepimiz biraz sorumlu değil miyiz bu yapılanmanın palazlanmasından?
Burada belki en az sorumluluğu olan Milli Görüş Hareketi ve lideri Erbakan Hoca, diyebiliriz.
Ama onların da daha duyarlı ve mücadeleci olması beklenmez miydi acaba?
 
 
* * *
Şimdi neden hepimiz masum olduğumuzu söylüyoruz?
Yahut masum olduğumuzu sanıyoruz?
Türkiye’yi tarihinin bu en acımasız ve büyük saldırısı ile karşı karşıya bırakan bu örgütün boy salıp gelişmesinde hangimizin dolaylı-dolaysız, en küçük bir sorumluluğu yok?
Geçmişte siyasi tercihlerimizi doğru-düzgün yapsaydık eğer bütün bunlar Türkiye’nin, bu toplumun başına gelir miydi?
Kemalist Ulusalcılar, Milliyetçiler, Solcular, liberaller, dini duyarlılıkları önde olanlar, Muhafazakârlar, demokratlar
Hangimiz gönül rahatlığı ile “Biz masumuz” diyebilir?
Diyebilir miyiz?
Çünkü hepimizin gözü yukarılardadır!
Ancak ayaklarımız yavaş-yavaş dibe inip yerin dibine bastığında anlamaya başlamadık mı gerçekleri?
 
* * *
 
Hangimiz özgürlüğümüz, dünyevi çıkarlarımız yahut da sevdiklerimiz için bencil davranmadık?
Oysa gerçek özgürlük, gerçek sevgi ve gerçek huzur için daha farklı, daha duyarlı davranabilmeliydik.
Üstelik Yüce Rabbimiz bile, yaşanan bir felaketten vicdan mesuliyeti duyarak, affını dileyeni bağışlarken…
Adalet müesseseleri bile mesuliyeti kabul edenin cezasını hafifletirken…
İslam Âlimi Mevlana bile, "Bin kere tövbeni bozsan da yine gel..." derken…
Biz nasıl oldu da böyle bir kibre büründük?
Evet, masum değiliz hiçbirimiz ama hatasız kul olmaz!..
Yeter ki özür dilemeyi, özeleştiri yapmayı bilelim ve bağışlanma umudunu yitirmeyelim.
Ve her zamankinden daha çok birlik ve beraberlik içinde olalım.
Son Gaziantep saldırısı bunu bir kez daha göstermedi mi?
 
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...

hava durumu HAVA DURUMU
anket ANKET

e-gazete E-GAZETE
arşiv HABER ARŞİVİ
Bu haber ilginizi çekebilir! Kapat